40 Yıl Sonra Kendi Okuluna Müdür Olarak Döndü: "Bu Duygu Tarif Edilemez"
Eğitimci Ahmet Çeker, mezuniyetinden tam 40 yıl sonra, gençliğinin geçtiği okulun müdürlük koltuğuna oturdu. Bu eşsiz dönüşüm, Çeker'de derin duygular uyandırırken, okul yönetimi ve eğitim alanındaki bu özel anı, onun için tarifi güç bir gurur kaynağı oldu. 28 yıllık meslek hayatına 2014'te 'Yılın Öğretmeni' unvanını da sığdıran Çeker, öğrencilerini kendi evlatları gibi gördüğünü ve eğitimin temelinde okumanın bir erdem olduğuna inandığını belirtti.
Geçmişten Günümüze Bir Köprü: Okul Anıları
Çeker, okul yıllarından kalan anılarını ve eğitim sürecindeki önemli gelişmeleri titizlikle kaydettiği bir not defteri tutuyor. Bu defterde, öğrencilerin başarıları, öğretmenlerin mesleki ve sosyal faaliyetleri, velilerin görüşleri, taşımalı eğitimle ilgili alınan kararlar ve yarışmalarda kazanılan dereceler gibi pek çok detay yer alıyor. Bu birikim, onun için hem kişisel bir arşiv hem de eğitim vizyonunu şekillendiren bir kaynak niteliği taşıyor.
Anı Defteri Tutmanın Önemi
Yazma ve okuma tutkusunu her zaman ön planda tutan Çeker, bu alışkanlığını bir adım öteye taşıyarak günlük tutmaya da başlamış. Kendi yazdığı kitaplardan ilham alarak başlattığı bu gelenekle, öğrencilerin sosyal etkinliklerini, öğretmen-öğrenci etkileşimlerini, veli geri bildirimlerini ve taşımalı eğitim sürecindeki önemli kararları kayıt altına alıyor. Ayrıca okuldaki yarışma başarıları ve öğretmenlerin sosyal katkıları da bu günlükte yer buluyor.
Eğitimcilik Kariyerindeki Farklı Bir Yolculuk
Çeyrek asrı aşan meslek hayatında, Ahmet Çeker, okumayı her zaman bir değer olarak gördüğünü ve bu ilkeyi benimseyerek ilerlediğini dile getiriyor. 1985-1986 eğitim-öğretim yılında mezun olduğu okula müdür olarak atanması, onun için hem bir onur hem de büyük bir mutluluk kaynağı. "Koridorlarında koştuğum, sınıflarında eğitim gördüğüm, atölyesinde çalıştığım okula şimdi yönetici olarak dönmek tarif edilemez bir duygu," diyerek bu özel anın altını çiziyor.
Çeker, eğitim yolculuğunda günlük tutmaya devam etme niyetinde olduğunu da ekliyor. Bu kayıtların, hem kendisi hem de gelecek nesiller için değerli bir miras olacağına inanıyor. Bu durum, eğitim alanındaki yenilikçi yaklaşımların ve Manisa'da Yenilikçi Bilim ve Kültür Merkezi Hizmete Açıldı gibi gelişmelerin önemini de gözler önüne seriyor.
Bu tür kişisel başarı hikayeleri, eğitim camiasında motivasyonu artırırken, aynı zamanda geçmişin değerlerinin geleceğe taşınması açısından da büyük önem taşıyor. Ahmet Çeker'in bu anlamlı dönüşümü, eğitimde aidiyet duygusunun ve geçmişle bağ kurmanın ne kadar güçlü bir etki yaratabileceğinin canlı bir örneğini sunuyor.