ABD ve İran Arasında Kritik Müzakereler Öncesi Gerilim Yükseliyor

05.02.2026 By Mehmet ŞAHİN Dunya

ABD ve İran Arasında Kritik Müzakereler Öncesi Gerilim Yükseliyor

İran ile ABD arasındaki nükleer müzakereler, Umman'ın başkenti Muskat'ta 6 Şubat Cuma günü düzenlenecek kritik zirve öncesinde tansiyonu artırıyor. Diplomatik temasların formatı konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle iptal edilme tehlikesi yaşayan görüşmeler, taraflardan gelen sert açıklamalarla gölgeleniyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın tehditkar söylemleri ve Hazine Bakanı Scott Bessent'in İran yönetimine yönelik ağır ifadeleri, müzakere ortamını daha da zorlaştırıyor.

ABD'den Sert Açıklamalar ve Ekonomik Baskı Sinyali

Müzakere tarihinin kesinleşmesinin ardından ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik tehditlerini sürdürdü. Trump, "Onlar (İranlılar), bizimle müzakere ediyorlar çünkü onlara saldırmamızı istemiyorlar. Biliyorsunuz, İran'a giden büyük bir filomuz var," diyerek caydırıcı bir mesaj verdi. Bu açıklamalar, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını vurgularken, diplomatik bir çözüm arayışının ardındaki gerilimi de gözler önüne seriyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in açıklamaları ise daha da dikkat çekiciydi. Bessent, İran liderlerinin yurt dışına yoğun para transferi yaptığını belirterek, "Yani fareler gemiyi terk ediyor. Bu da sonun yaklaştığını bildiklerine dair iyi bir işaret," ifadelerini kullandı. Bu metaforik söylem, İran yönetiminin içten içe bir çöküş yaşadığına dair bir algı yaratmayı amaçlıyor. Bessent, ABD'nin İran'da bir dolar kıtlığı yarattığını ve bunun Aralık ayında İran'ın büyük bankalarından birinin batmasıyla zirveye ulaştığını belirtti. Bu durumun, İran para biriminin değer kaybetmesine ve enflasyonun artmasına yol açtığı vurgulandı.

İran'dan Kararlı Yanıt: Füze Programı Tartışmaya Kapalı

ABD'nin müzakere masasında füze programının da yer alması yönündeki taleplerine karşın İran, bu konudaki tutumunu net bir şekilde ortaya koydu. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, İran'ın kırmızı çizgilerinin değişmediğini vurguladı. Rızai, "Eğer Amerikalılar aynı önceki yöntemle müzakerelere katılmak ve örneğin sıfır zenginleştirme gibi taleplerde bulunmak istiyorlarsa, şimdiden müzakerelerin başarısız olduğu söylenmelidir," diyerek ABD'nin beklentilerine sert bir dille yanıt verdi. Bu açıklama, İran'ın nükleer programının barışçıl amaçlı olduğunu savunurken, füze teknolojisinin ise ulusal güvenlik meselesi olduğunu ve pazarlık konusu yapılamayacağını gösteriyor.

Katar'da Diplomatik Hareketlilik

İran ile yapılacak görüşmeler öncesinde ABD'li üst düzey yetkililer Katar'a ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı ile eski başdanışmanı Jared Kushner'in Doha'ya gelmesi, müzakereler öncesinde bölgedeki diplomatik çabaların yoğunlaştığını gösteriyor. Bu ziyaret, ABD'nin İran ile olan hassas dengeyi kurma çabasının bir parçası olarak yorumlanıyor. Bu diplomatik temaslar, uluslararası ilişkilerde önemli bir dönüm noktası olabilir.

Nükleer Anlaşmazlığın Kökleri ve Çözüm Beklentileri

ABD ve müttefiki İsrail, İran'ı nükleer silah geliştirmeye çalışmakla suçlarken, İran ise nükleer programının enerji üretimi gibi barışçıl amaçlara hizmet ettiğini savunuyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, görüşmelerde balistik füzelerin menzili, bölgedeki terör örgütlerine verilen destek, nükleer programlar ve İran halkına yönelik muamele gibi konuların ele alınması gerektiğini belirtmişti. Ancak İran'ın füze programı ve uranyum zenginleştirme faaliyetleri konusundaki katı tutumu, bu konudaki müzakerelerin ne kadar çetin geçeceğinin bir göstergesi.

Bu görüşmeler, İran ile İsrail arasında Haziran 2025'te yaşanan çatışmaların ardından ilk kez ABD ve İranlı yetkilileri bir araya getirecek. Bu tarihi buluşma öncesinde, tarafların pozisyonlarını yumuşatıp yumuşatmayacağı merak konusu.

Editör Notu: Bu haber, ABD ve İran arasındaki nükleer müzakerelerin kritik bir dönüm noktasına geldiğini ve her iki tarafın da sert söylemlerle müzakere masasına oturduğunu vurgulamaktadır. Özellikle ABD'nin ekonomik baskı ve tehdit içeren açıklamaları ile İran'ın füze programı konusundaki kırmızı çizgisi, önümüzdeki süreçte yaşanacak diplomatik gelişmeleri yakından takip etmemiz gerektiğini gösteriyor.