Adalet Bakanı Tunç: Yargı Artık Vesayetçi Odakların Kontrolünde Değil
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Teşkilat Başkanlığının Batı Karadeniz Bölge Strateji Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türk yargı sisteminin geldiği noktayı değerlendirdi. Tunç, yargının artık birilerinin "arka bahçesi" olmaktan çıktığını ve tam bir bağımsızlıkla hareket ettiğini vurguladı. Konuşmasında, AK Parti'nin kuruluş sürecinden bugüne kadar karşılaştığı zorluklara ve yargının bu süreçlerdeki rolüne değindi.
AK Parti'nin Kuruluş Süreci ve Vesayetçi Anlayış
Bakan Tunç, AK Parti'nin 2001 yılında siyasetin yıprandığı, güvenin azaldığı ve demokrasinin zayıfladığı bir dönemde kurulduğunu hatırlattı. Koalisyonların yarattığı istikrarsızlıklar, ekonomik krizler ve toplumsal kaos ortamının ülkeyi olumsuz etkilediğini belirtti. Tunç, bu zorlu süreçte milletin umudunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'da bulduğunu ifade etti. Partinin kuruluşundan itibaren vesayetçi anlayışın direnişiyle karşılaştığını, hatta bir kurucu üye üzerinden Anayasa Mahkemesi'nin müdahale girişiminde bulunduğunu anlattı.
Geçmişten Günümüze Yargı ve Demokratikleşme
Tunç, geçmişteki askeri darbelerin ve müdahalelerin yargı üzerindeki etkisine dikkat çekerek, "28 Şubat, 27 Mayıs, 12 Eylül yargısını bu millet unutmadı." dedi. O dönemlerde darbecilere ve vesayetçi güçlere destek veren bir yargı anlayışı olduğunu, ancak günümüzde durumun tamamen değiştiğini söyledi. Bugün yargının, darbecilerden, vesayetçilerden, yolsuzluk yapanlardan ve hırsızlardan hesap soran bir konuma geldiğini belirtti. Bu durumun, yargının bağımsızlığından ve adaletsizliklerden dem vuranları rahatsız ettiğini dile getirdi.
Bu kapsamda, sondakikahaberler ve son dakika haberler takibinde de yargı bağımsızlığı ve adalet konuları önemli bir yer tutmaktadır.
AK Parti'nin Karşılaştığı Engeller ve Milletin Direnişi
Bakan Tunç, AK Parti'nin kapatma davası, Gezi olayları, 17-25 Aralık yargısal darbe girişimi ve Kobani olayları gibi pek çok kritik süreçten geçtiğini hatırlattı. 2016'daki 15 Temmuz darbe girişiminin, milletin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a olan güveni sayesinde bertaraf edildiğini vurguladı. Milletin sokaklara dökülerek darbecilere karşı durduğunu ve bu zaferin "milletin zaferi" olduğunu söyledi.
"Türkiye Yüzyılı" ve Terörle Mücadele
Tunç, "Terörsüz Türkiye" hedefinin 23 yıllık kazanımların bir sonucu olduğunu ifade etti. Son dönemde başlatılan "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında terör örgütünün fesih kararı aldığını ve silah bırakma sürecinin takip edildiğini belirtti. Ülkenin terörden arındırılmasıyla "Türkiye Yüzyılı"nın daha hızlı inşa edileceğine inandığını söyledi. Kadınların korunması, ailenin güçlendirilmesi ve gençlerin uyuşturucudan uzak tutulması gibi konuların da hükümetin ve TBMM'nin öncelikli gündeminde olduğunu ekledi.
Bu bağlamda, Şırnak'ta gerçekleşen büyük uyuşturucu operasyonu gibi gelişmeler, terörle mücadelenin yanı sıra toplumsal güvenlik açısından da önem taşımaktadır.
Yargıdan Rahatsızlık ve Algı Çalışmaları
Bakan Tunç, yargının artık bağımsız ve tarafsız hareket etmesinden ana muhalefet partisinin rahatsız olduğunu öne sürdü. "Türkiye'de adalet yok" söylemlerinin, yargı mensuplarını tehdit etmenin ve algı çalışması yapmanın amacının, yolsuzluk ve hırsızlık gibi eylemlerin hesabını vermekten kaçmak olduğunu iddia etti. Tunç, milletin gerçekleri gördüğünü ve herkesin kendi yanlışlarının hesabını millet huzurunda vermesi gerektiğini vurguladı. Yargının, tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumakla görevli olduğunu ve tarafsızlığını sürdürmesi gerektiğini belirtti.
Seçim Başarıları ve Milletin Tercihi
AK Parti'nin 23 yıldır girdiği tüm seçimleri kazandığını hatırlatan Tunç, son yerel seçimlerde de birinci parti olduklarını söyledi. Ana muhalefetin, kendi algı çalışmalarıyla kendini birinci parti gibi göstermeye çalıştığını, ancak gerçekte AK Parti'nin tartışmasız şekilde milletin tercihi olduğunu belirtti. Milletin kendilerini her seçimde birinci yapmasının temel nedeninin, iktidarda milletin sesine kulak vermeleri olduğunu sözlerine ekledi.