Aile Bakanı Göktaş'tan Üzen Açıklamalar: Kreşte Darp ve İstismar İddiaları ve Denetimsizlik Eleştirisi

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Balıkesir'deki bir programda yaptığı konuşmada, son dönemde gündeme gelen İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait bir kreşte yaşanan darp ve istismar iddialarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Göktaş, bu tür olayların kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, denetimsiz merkezler ve ihmaller konusuna dikkat çekti. Bu iddiaların tekil olmadığını, benzer ihbarların da gelmeye devam ettiğini belirtti.

Sosyal Politikaların Önceliği Vurgulandı

Bakan Göktaş, konuşmasında AK Parti'nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana hayata geçirdiği sosyal politikaları ve hizmet siyasetini anlattı. Havalimanları, hastaneler ve okullar gibi altyapı yatırımlarının yanı sıra, insana dokunan sosyal politikaların da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde merkeze alındığını belirtti. 1994'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda "Önce insanım, vatandaşım, milletim" anlayışıyla yola çıktığını hatırlatan Göktaş, bu ruhun bugünkü çalışmalara da yansıdığını ifade etti.

Kadınların her türlü şiddetten korunması ve kooperatifler aracılığıyla güçlendirilmesi konusuna da değinen Bakan Göktaş, engelli bireylere ve yaşlılara yönelik evde bakım yardımlarının önemini vurguladı. Türkiye genelinde 520 bin aileye sağlanan bu desteğin, asgari ücretle birlikte her yıl arttığını ve popülist yaklaşımlardan uzak, gerçek bir ihtiyaç odaklı olduğunu dile getirdi. Göktaş, bu tür sosyal politikalara yatırım yapmanın "yürek istediğini" ve bu yüreğin Cumhurbaşkanı Erdoğan'da bulunduğunu sözlerine ekledi.

Balıkesir'e Yapılan Yatırımlar ve Sosyal Destekler

Bakan Göktaş, Balıkesir'e yapılan yatırımlar ve sosyal destekler hakkında da bilgi verdi. Son 23 yılda bakanlık olarak Balıkesir'e 15 milyar liralık yatırım ve destek sağladıklarını belirtti. Kentteki 42 kuruluştan 8 aile ve destek merkezine, 3 sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına kadar geniş bir hizmet ağı bulunduğunu aktardı. Roman vatandaşların güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilen Roman Eylem Planı'nın ikinci aşamasının da devam ettiğini söyledi. Kadın kooperatifleri aracılığıyla kadınların güçlendirildiğini ve sosyoekonomik destek kapsamında bin 887 çocuğa ailelerinin yanında destek olunduğunu belirtti.

Evde bakım yardımı alan 540 bin aileden 5 bin 774'ünün Balıkesir'den faydalandığını kaydeden Göktaş, sadece bir yıl içerisinde Balıkesir'e 6,6 milyar liralık sosyal destek kaynağı aktarıldığını açıkladı. Bu desteklerin büyük bir özveriyle gerçekleştirildiğini ve her vatandaşa hizmet sunma gayretinde olduklarını vurguladı.

Aile ve Gençlik Fonu ve Nüfus Politikaları

Bakan Göktaş, Türkiye'nin geleceği olan aile ve gençliğe yönelik önemli projelere de değindi. 2025'in Aile Yılı olarak ilan edildiğini hatırlatarak, genç ve dinamik nüfus yapısını korumanın ve güçlendirmenin önemine dikkat çekti. Bu kapsamda kurulan Aile ve Gençlik Fonu'na bugüne kadar 189 bin 249 genç çiftin başvurduğunu ve 140 bin gencin bu fon aracılığıyla evlendirildiğini bildirdi. Bu fonun kaynağının Gabar'daki petrol ve Filyos'taki doğalgaz gibi yeraltı zenginliklerinden geldiğini belirterek, bu kaynakların gençlerin geleceğine yatırım olarak kullanıldığını vurguladı.

Yeni doğum yapan ailelere yönelik politikaların da sürdüğünü belirten Göktaş, geçen yıl hayata geçirilen politika ile Balıkesirli annelere 73,6 milyon lira aktarıldığını söyledi. Bir yandan gençleri evlendirme yolunda desteklerken, diğer yandan çocuk yapmaları halinde de yanlarında olunduğunu ifade etti.

Kreşteki İddialar ve Denetim Eksikliği Eleştirisi

Konuşmasının en dikkat çekici bölümü, İBB'ye ait bir çocuk etkinlik merkezinde yaşanan darp ve istismar iddiaları oldu. Bakan Göktaş, bu olayın basit bir olay olmadığını ve aileyi dinlediğinde dehşete düştüğünü belirtti. Ailenin yeterli destek alamadığını ve görüntülerin 20 gün sonra gösterildiğini aktaran Göktaş, bu tür merkezlerin resmi kreş hizmeti sunduğunu ancak denetim mekanizmasının yetersiz olduğunu söyledi. Merkezlerin kreş olarak değil, "çocuk etkinlik merkezi" adı altında açıldığını ve bu durumun Milli Eğitim Bakanlığı'ndan izin almaktan kaçınma ve Aile Bakanlığı denetiminden uzak durma amacı taşıdığını düşündüğünü ifade etti.

Göktaş, "Bu çocuklar hepimize emanet. Bir çocuğumuzun saçına zarar gelmesine dahi asla göz yumamayız." diyerek, her ihbarın titizlikle incelendiğini ve ihmal varsa personelin el çektirildiğini belirtti. Ancak, denetimsiz ve izinsiz merkezlerde neler yapıldığına dair bilgi eksikliğinin altını çizdi. Bu tür olayların münferit olmasını umduğunu ancak dünden bu yana benzer ihbarların da geldiğini ve bu ihbarların ciddi olduğunu söyledi. Bakanlık olarak mağdurun hakkını korumak adına ailenin hukuki haklarını da savunacaklarını ve davalara müdahil olacaklarını belirtti. Çocuk haklarından bahsedenlerin sessiz kaldığını eleştiren Göktaş, "Nerede sizin çocuk hakları savunuculuğunuz? Nerede sizin insan hakları? Neredesiniz siz?" diyerek tepkisini dile getirdi.

AK Parti'li Uygur'dan Yerel Yönetimlere Eleştiri

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur da konuşmasında yerel yönetimleri eleştirdi. Yerel yönetimlerin önceliğinin çöp toplamak ve suyu akıtmak olduğunu belirten Uygur, CHP'li belediyelerin bu temel görevleri bile yerine getiremediğini iddia etti. "Balıkesir benim ailem" demenin yetmediğini, Balıkesir'in tüm fertlerine hizmet edilmesi gerektiğini vurguladı. İstanbul'daki sorunlara ve bahanelere değinen Uygur, çözüm üretmek yerine mazeret üreten anlayışı eleştirdi. Eğer yapamıyorlarsa, milletin desteğiyle hizmet etmeye devam edeceklerini söyledi.

Bu haber, ailelerin çocuklarını emanet ettiği kurumların güvenliği ve denetim mekanizmalarının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bakan Göktaş'ın açıklamaları, benzer olayların önlenmesi ve mağdurların haklarının korunması için atılacak adımlara dair önemli ipuçları veriyor.

Editör Notu: Bu haber, Aile Bakanı'nın Balıkesir'deki konuşmasında dillendirdiği kreşteki istismar iddiaları ve bununla bağlantılı olarak denetimsizlik sorununu merkeze alarak, sosyal politikaların önemini ve yerel yönetimlerin sorumluluklarını da gündeme taşıyor.