Antalya'da Kanlı Yangın: "Kimyasal Satanlara Ölüm" Diyen Şüpheliye 100 Yıl Hapis Cezası İsteniyor
Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde 2 Ocak'ta 3 katlı bir apartmanın girişindeki ikinci el eşya dükkanında çıkan dehşet verici yangın, iki kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Yangının kundaklama olduğu şüphesi üzerine gözaltına alınan Ufuk Binbir hakkında, iki kişiyi kasten öldürme ve diğer suçlardan toplamda 100 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Olayın detayları ve sanığın savunması mahkemede gün yüzüne çıktı.
Olayın Başlangıcı ve İlk Şüpheler
Antalya'da 2 Ocak tarihinde Varlık Mahallesi'ndeki bir apartmanda meydana gelen yangın, kısa sürede tüm binayı etkisi altına aldı. Daire sakinleri kendilerini dışarı atarken, bitişikteki çamaşırhanenin sahibi Ahmet Özen ve spotçu Lokman Derya Yılmaz ile Seval Gençoğlu ve Mete Durupınar dumandan etkilendi. Hastaneye kaldırılan Ahmet Özen ve Mete Durupınar, ne yazık ki kurtarılamayarak yaşamlarını yitirdi. Olay yerinde bulunan çakmak gazı kutusu ve Lokman Derya Yılmaz ile Ufuk Binbir arasındaki alacak-verecek meselesi, olayın basit bir yangın olmadığını, kundaklama ihtimalinin yüksek olduğunu gösterdi. Bu gelişmeler üzerine Ufuk Binbir gözaltına alındı.
Sanığın İfadeleri ve Suçlamalar
Gözaltına alınan Ufuk Binbir, ilk ifadesinde yangının nasıl çıktığını bilmediğini belirtti. Ancak, daha sonra sağlık kontrolüne götürülürken "Neden yaktınız?" sorusuna "Kimyasal satanlara ölüm" yanıtını vermesi dikkat çekti. Binbir, ifadesinde spotçudan daha önce aldığı mobilya ve televizyonlar için ödediği 1500 liraya karşılık ürünlerinin eksik geldiğini ve bu nedenle Lokman Derya Yılmaz ile tartıştığını söyledi. Yılmaz'a 200 lira verip sahte alkol almasını istediğini, ancak Yılmaz'ın alkolü bulamadığını söyleyerek 100 lirasını geri verdiğini anlattı. Kalan 100 lira konusundaki anlaşmazlığın kavgaya dönüştüğünü belirtti. Mahkemede ise savunmasını değiştiren Binbir, dükkandan kovulduğunu ve saldırıya uğradığını iddia etti. Yangını kendisinin çıkarmadığını, dışarıdaki malzemelerin bilmediği bir şekilde yanmaya başladığını savundu. Savcılık ise Binbir'in savunmasının delillerle örtüşmediğini ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu değerlendirerek, iki kez olası kastla yangın çıkararak öldürme, müştekilere yönelik öldürmeye teşebbüs ve zincirleme mala zarar verme suçlarından cezalandırılmasını talep etti.
Diğer Tanıkların Beyanları
Yangın sırasında dükkanda bulunan Lokman Derya Yılmaz, Ufuk Binbir'in kendisine uyuşturucu veya alkol alması için 200 lira verdiğini doğruladı. Ancak, Binbir'in kendisinden kalan 100 lirayı borcu olduğu için vermediğini ve "Yanmaya hazır mısınız?" diyerek dükkanı ateşe verdiğini iddia etti. Yangın sırasında dükkanda sohbet ettiği tanık Seval Gençoğlu ise Binbir'in "Yanmaya hazır mısınız?" sorusunu şaka olarak algıladığını ancak daha sonra dükkanın yandığını ve Binbir ile Yılmaz arasında arbede yaşandığını anlattı. Yangında hayatını kaybeden Mete Durupınar'ın annesi Kibare Açalya Akçan, olayın planlı bir cinayet olabileceğine dair endişelerini dile getirdi. Oğlunun daha önce tehdit edildiğini ve bir deftere "8 Ocak'ta bir ihtimal benim için saldırı ya da infazım olabilir" yazdığını belirterek, bu yangının oğlunun öldürülmesi amacıyla çıkarılmış olabileceğini düşündüğünü söyledi. Hayatını kaybeden Ahmet Özen'in eşi Hasibe Özen ise eşinin dumandan etkilendiğini ve olay sebebiyle hayatını kaybettiğini belirterek şikayetçi olduğunu ifade etti.
Mahkeme Süreci ve Sonuç
Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada sanık Ufuk Binbir, ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyeti, olayla ilgili itfaiye raporunu da inceleyerek, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi ve duruşmayı erteledi. Bu dava, sadece bir yangın vakası olmanın ötesinde, alacak-verecek meselesinin nasıl ölümcül sonuçlara yol açabileceğinin ve şüphelilerin ifadelerinin mahkeme sürecindeki önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu tür olayların, toplumsal huzuru tehdit eden şiddet eğilimlerine karşı daha dikkatli olunması gerektiğini hatırlatıyor.