Antalya'da Sarsıntılar Yapı Güvenliği Endişelerini Tetikledi: Uzmanlar Yeni Binalara Dikkat Çekiyor
Antalya'da 8 Aralık Pazartesi günü peş peşe yaşanan iki deprem, kent sakinlerinde büyük bir endişe yarattı. Sabahın erken saatlerinde Konyaaltı ilçesinde 4.3 büyüklüğünde, öğleden sonra ise Serik ilçesinde 4.9 büyüklüğünde meydana gelen sarsıntılar, bölgedeki yapı güvenliği konusunu yeniden gündeme taşıdı. Bu durum, halkın depremin büyüklüğünden çok, binaların dayanıklılığına dair güvensizliğini ortaya koydu.
Depremlerin Asıl Nedeni Yapısal Zayıflıklar
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, yaşanan paniğin temel nedeninin depremin kendisi olmadığını, yapıların depreme karşı ne kadar dirençli olduğu sorunsalı olduğunu belirtti. Akdoğan, özellikle Konyaaltı bölgesinde gözlemlenen alüvyon zemin yapısının, sarsıntıların etkisini artırabileceğini ve bu nedenle hissedilen şiddetin daha yoğun olabileceğini açıkladı.
Akdoğan, gelişmiş ülkelerde 7 büyüklüğüne kadar olan depremlerin genellikle büyük can kayıplarına yol açmadığını vurguladı. Ancak Türkiye'de, yapı güvenliği konusundaki yetersizlikler nedeniyle 6 büyüklüğündeki sarsıntıların bile can kaybına neden olabildiğini söyledi. Bu durum, sorunun fay hatlarından ziyade, binaların inşaat kalitesinde yattığını açıkça gösteriyor.
Yeni Yapılar Bile Güven Vermiyor
Endişe verici bir diğer nokta ise sorunun yalnızca eski yapılarla sınırlı kalmaması. Akdoğan, yeni inşa edilen binalarda dahi ciddi denetim eksikliklerinin bulunduğuna dikkat çekti. Belediyelerde yeterli teknik personelin istihdam edilmediği, şantiyelerde "şantiye şefliği" uygulamalarının kağıt üzerinde kaldığı ve yapı denetim sisteminin etkin bir şekilde çalışmadığı belirtildi. Bu denetim süreçlerinde genellikle yeni mezun mühendislerin deneyim kazandığına işaret eden Akdoğan, "Denetim mekanizmasının doğru işlememesi, güvenli yapı üretiminin önündeki en büyük engellerden biri" diyerek mevcut durumu özetledi.
Vatandaşlara Yapı Güvenliği Çağrısı
Akdoğan, vatandaşların deprem bilinci konusunda daha aktif olmaları gerektiğini vurguladı. İnşaat mühendisleri odasına bugüne kadar "aldığım konutun beton sınıfı nedir, statik sistemi yeterli mi?" gibi sorularla gelen tek bir vatandaş bile olmadığını belirten Akdoğan, bu durumun halkın yapı güvenliği konusundaki farkındalığının düşüklüğünü gösterdiğini söyledi. Odanın ücretsiz danışmanlık hizmeti sunduğunu hatırlatan Akdoğan, konut almadan önce mutlaka yapının projeleri ve müteahhitleri hakkında detaylı bilgi alınması gerektiğini ifade etti.
İMO Antalya Şubesi'nin belediyelerle teknik iş birliği protokolleri imzalayarak depreme dirençli bir kent oluşturmayı hedeflediğini dile getiren Akdoğan, vatandaşlara şu çağrıda bulundu: "Bugün bizim temel problemimiz faylar değil, binalardır." Bu sözler, deprem gerçeğiyle yüzleşirken odaklanılması gereken asıl meselenin, güvenli ve dayanıklı yapılar inşa etmek olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.