Antalya'da Tarihi Dokuyu Etkileyen "Müstehcen Heykelcik" Tartışması: Uygulamalar Yeniden Hayat Buldu
Antalya'da Tarihi Dokuyu Etkileyen "Müstehcen Heykelcik" Tartışması: Uygulamalar Yeniden Hayat Buldu
Antalya'nın tarihi ve turistik merkezi Kaleiçi'nde, uzun süredir gündemde olan ancak hayata geçirilemeyen bir karar, bölgedeki görsel düzenlemeleri yeniden gündeme taşıdı. Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun (AKVKBK) aldığı karar doğrultusunda, tarihi dokuya zarar verdiği düşünülen bina cephelerindeki tente ve gölgelikler ile sokaklara taşan masa-sandalye, büfe, tezgah ve teşhir stantları gibi izinsiz yapıların kaldırılmasına yönelik uygulama başlatıldı. Bu adım, bölgedeki esnaf arasında farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu.
Krizin Kaynağı: Heykelcikler ve İşgal Tartışması
Uygulamanın fitilini ateşleyen olay, Hesapçı Sokak'ta iki esnaf arasında yaşanan bir "işgal" ve "teşhir" anlaşmazlığı oldu. Hediyelik eşya satan bir dükkanın, sokağın önemli bir bölümünü stantlarla kaplaması ve sergilenen ürünler arasında, halk arasında "bereket tanrısı" olarak bilinen müstehcen figürlerin bulunması, karşıdaki çocuklara yönelik şekerleme satışı yapan esnaf tarafından şikayet konusu yapıldı. Çocukların ve ailelerin yoğun olarak bulunduğu bir bölgede bu tür objelerin sergilenmesinin uygun olmadığını savunan şikayetçi esnaf, yetkililerden çözüm talep etti.
CİMER'e Ulaşan Şikayetler Sonucu Geniş Çaplı Uygulama Başladı
Yapılan uyarılara rağmen, ilgili işletmenin sokak işgaline ve figürlerin sergilenmesine devam etmesi üzerine, konu Koruma Kurulu, Muratpaşa Belediyesi ve hatta son olarak CİMER'e taşındı. Artan şikayetler üzerine harekete geçen Kurul ve belediye ekipleri, sadece bu işletmeyle sınırlı kalmayıp, Kaleiçi'nin genelindeki benzer izinsiz yapılaşmaları kapsayan bir uygulama başlattı. Bu durum, bölgedeki birçok esnafın tepkisini çekti.
Esnafın Görüşleri: Tepki ve Haklı Talepler
Uygulama kararı esnaf arasında geniş yankı uyandırdı. Birçok işletme sahibi, projeleri hazırlanmadan ve kendileriyle görüşülmeden alınan bu kararın, işlerini olumsuz etkilediğini belirtti. Özellikle tentelerin ve dışarıya konulan ürünlerin kaldırılması, ticari faaliyetlerini sürdürmeleri açısından önemli zorluklar yaratıyor. Esnaf, uzun yıllardır bölgede hizmet verdiklerini, vergi ödediklerini ve istihdam sağladıklarını vurgulayarak, alınan kararın hazırlıksız yakalandıklarını ve mağduriyet yarattığını dile getirdi. Bazı esnaflar, bu tür düzenlemelerin bir plan ve program dahilinde, kendileriyle görüşülerek yapılmasını talep ediyor.
"Bereket Tanrısı" Figürlerinin Satışı Tartışması
Şikayetlere konu olan ve "müstehcen" olarak nitelendirilen heykelciklerin satışı konusunda ise farklı görüşler mevcut. Hediyelik eşya dükkanı sahibi Mustafa Kızılkaya, bu tür figürlerin turistik bölgelerde yaygın olarak satıldığını ve yasal bir yasaklama bulunmadığını savundu. Bu ürünlerin polyester, pirinç ve bronz gibi farklı malzemelerden yapıldığını ve birçok yerde hediyelik eşya olarak yer aldığını belirtti. Kızılkaya, komşusunun kendi satış politikasına müdahale edemeyeceğini ve bu tür bir şikayetin tüm Kaleiçi'ndeki esnafın düzenini bozduğunu ifade etti.
Öte yandan, çocuklara yönelik şekerleme dükkanı sahibi Fatih Gökçe, dükkanının tam karşısında sergilenen bu tür materyallerin, çocukların ve ailelerin bulunduğu bir ortam için uygun olmadığını vurguladı. Gökçe, bu durumun sadece kendisini değil, çalışanlarını da olumsuz etkilediğini ve güvenlik endişeleri yarattığını belirtti. Ayrıca, komşu işletmenin Koruma Kurulu binasının pencerelerini kapatacak şekilde ışıklandırmalar yapması ve tezgah açması gibi ihlallerin de olduğunu öne sürdü.
Tente Düzenlemesi ve Geleceğe Yönelik Talepler
AKVKBK'nin kararında, mimari dokuya zarar veren tabelalar, tente ve gölgelikler, sokaklara taşan unsurlar ve geçişi engelleyen her türlü işgalin kaldırılması talep ediliyor. Karar ayrıca, tente düzenlemeleri için belediyeler tarafından sokak bazında hazırlanacak projelerin Kurul'a sunulmasını ve onaylanan projelerin belediye denetiminde uygulanmasını öngörüyor. Tentelerin genel olarak düz krem veya bordo tonlarında olması ve açılır-kapanır olması zorunluluğu gibi detaylar da belirtilmiş.
Esnaf ise, bu tür düzenlemelerin bir plan ve program dahilinde, turistik dokuyu bozmadan, aynı zamanda esnafın mağduriyetini giderecek şekilde yapılmasını istiyor. Güneşten korunma, yağmurdan etkilenmeme gibi temel ihtiyaçları karşılayacak tente sistemlerinin yeniden değerlendirilmesi ve bölgenin tarihi kimliğine uygun çözümler üretilmesi bekleniyor. Bu uygulamanın, enerji altyapısı gibi hassas konuların gündeme geldiği bir dönemde, yerel düzenlemelerin de önemini ortaya koyduğu gözlemleniyor.
Bu gelişmelerin, Gundem'deki diğer önemli olaylarla birlikte, yerel yönetimlerin ve koruma kurullarının tarihi ve kültürel miras alanlarındaki düzenlemeler konusundaki hassasiyetini bir kez daha gözler önüne serdiği söylenebilir. Benzer durumların diğer turistik bölgelerde de yaşanabileceği ve bu tür uygulamaların daha kapsamlı bir planlama ile hayata geçirilmesi gerektiği düşünülüyor.