ASKİ'den Başkent Barajları İçin Kritik Açıklama: Ölü Hacim ve Kontrollü Tüketimle Su Stratejisi

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) yetkilileri, başkentteki barajların mevcut doluluk oranları ve su yönetimi stratejilerine dair önemli bilgiler paylaştı. Özellikle Çamlıdere Barajı'nda bulunan ve geleneksel yöntemlerle erişilemeyen 'ölü hacim'deki suyun kullanımına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında açıklamalarda bulunuldu. Bu stratejiler, Ankara'nın su güvenliğini sağlamayı ve olası kuraklık dönemlerine karşı hazırlıklı olmayı hedefliyor.

Çamlıdere Barajı'nda 'Ölü Hacim'den Su Elde Etme Yöntemleri

ASKİ yetkilisi Akçay, Çamlıdere Barajı'nda yaklaşık 110 milyon metreküp suyun 'ölü hacim' olarak adlandırılan ve normal şartlarda kullanılamayan bölümde bulunduğunu belirtti. Bu suyu Ankara halkına ulaştırmak amacıyla özel bir sistem kurulduğunu ifade etti. Bu sistem, yüzer platformlar ve dikey pompalar aracılığıyla ölü hacimdeki suyu alıp, su alma yapısına ve oradan da tüneller vasıtasıyla şehre aktarıyor. Bu yenilikçi yaklaşım, kuraklık dönemlerinde dahi su tedarikini güvence altına almayı amaçlıyor.

Akçay, daha önce 2007-2008 yıllarındaki kuraklıkta da benzer bir sistemle bu ölü hacimden su alındığını hatırlattı. O dönemde kurulan altyapının zamanla işlevini yitirmesi üzerine, mevcut ihtiyaçlar doğrultusunda yeni imalatlar yapıldığını ekledi. Yeni platformların kısa süre içinde devreye alınacağını ve ilk platformun dahi mevcut su ihtiyacını karşılamaya yeteceğini vurguladı.

Ankara'da Kayıp ve Kaçağı Azaltma Stratejileri

Başkentte suyun daha verimli kullanılması adına uygulanan kontrollü su verme politikalarının olumlu sonuçlar verdiğini belirten yetkililer, bu yöntemle fiziki kayıp ve kaçağın önemli ölçüde azaltıldığını dile getirdi. Özellikle gecenin en az su tüketilen saatlerinde basınç ayarlamaları yapılarak, suyun sistem içinde daha az kayba uğraması sağlanıyor. Gündüz saatlerinde ise sisteme yeniden aynı miktarda su verilerek, vatandaşların su kesintisi yaşaması önleniyor.

Bu kontrollü dağıtım sayesinde, daha önce yeterli su alamayan bölgelere dahi su temininin artırıldığı belirtildi. Bu yaklaşımın, mevcut su kaynaklarının daha geniş alanlara ulaşmasını sağladığı ve genel su verimliliğini artırdığı ifade edildi. Uygulanan tasarruf ve kontrol politikaları sayesinde, geçmişte kişi başına düşen su miktarında İstanbul ile aradaki büyük farkın kapandığına dikkat çekildi.

Mevcut Su Durumu ve Geleceğe Yönelik Öngörüler

Akçay, uzun süredir devam eden yetersiz yağışlar nedeniyle barajlardaki su seviyelerinin düştüğünü ve kentin kurak bir dönemden geçtiğini vurguladı. Mevcut su ihtiyacının önemli bir kısmının rezervlerden karşılandığını belirten Akçay, bu durumun ancak kontrollü ve tasarruflu bir kullanım ile sürdürülebileceğini söyledi. Vatandaşların göstereceği duyarlılığın, rezervlerden çekilen su miktarını azaltmada kritik rol oynayacağını belirtti.

Kesikköprü Barajı'ndan alınan içme suyu miktarının günlük yaklaşık 600 bin metreküp seviyesine çıkarıldığı bilgisini paylaşan Akçay, "Ankara'da susuz kaldık" noktasında olmadıklarını ifade etti. Çamlıdere ve Kesikköprü barajlarındaki ölü hacimden alınan suların yanı sıra Eğrekkaya ve Akyar barajlarından da su alındığını belirtti. Mevcut aktif doluluk oranının yaklaşık yüzde 5 civarında olduğunu, ancak Kesikköprü Barajı'ndaki yüzde 100'lük dolulukla birlikte durumun daha farklı bir boyut kazandığını ekledi.

Yetkililer, gerekli önlemlerin alınması ve su tasarrufuna riayet edilmesi halinde, 2026 yılının ciddi bir su sorunu yaşanmadan atlatılabileceğine dair iyimser bir tablo çizdi. Bu stratejilerin, Ankara'nın uzun vadeli su güvenliğini sağlamada kilit rol oynayacağı değerlendiriliyor.

Editör Notu: Bu haber, Ankara'nın su kaynaklarının yönetimi konusundaki yenilikçi yaklaşımları ve kontrollü tüketimin önemini vurgulayarak, okuyucuya kentin su güvenliği hakkında detaylı bilgi sunmaktadır.