Aslı Tohumcu'dan Yeni Roman: Kadınların Sessiz Çığlıkları ve Kendi Adaletleri
Aslı Tohumcu'dan Yeni Roman: Kadınların Sessiz Çığlıkları ve Kendi Adaletleri
Yazar Aslı Tohumcu, son eseri “Öylesine Bir Sevgili” ile okuyucuları büyülü gerçekçiliğin derinliklerine taşıyor. Roman, ilk satırlarından itibaren okuyucuya “Yalnız biz dişilerin idrak edebileceği karanlık bir neşe içerir” diyerek türünün ipuçlarını veriyor. Gerçeklik ile mitin iç içe geçtiği bu gotik anlatıda, anlatıcı kadınların girebildiği bir dükkânda, erkeklerin kendi elleriyle yüzdükleri derilerini topluyor. Bu, kadınların yaşadığı acıların, öfkenin ve isyanın bir araya geldiği bir hikâye olarak karşımıza çıkıyor. Romanda, erkil dünyanın geri plana itildiği, öfkeli ve intikam dolu bir sesin yükseldiğini görüyoruz. Bu durum, kadınların maruz kaldığı haksızlıklara karşı bir duruş sergiliyor.
Kadınların Taşan Öfkesi ve Ortak Acı Ağı
Kitapta hissedilen öfkenin kadınların birbiriyle olan bağından kaynaklandığı açıkça görülüyor. Anlatıcı, romanın başlarında aktardığı hikayeyi, yalnızca kadınların anlayabileceği “karanlık bir neşe” olarak tanımlıyor. Bu neşe, aslında kadınların yaşadığı ortak acıların ve haksızlıkların bir yansıması. Romanın merkezindeki dükkân, bu acı ağındaki bir “aciliyet hissi” ile işliyor. Tohumcu, bu satırlara dökülenlerin sadece kendi hayal gücü olmadığını, aynı zamanda erkeklerin sesleriyle bastırılmaya çalışılan kadınların gerçek ve öfkeli seslerinin de bir yankısı olduğunu belirtiyor.
Erkeklere Karşı Vicdan Borcu Yok mu?
“Öylesine Bir Sevgili”nin anlatıcısı, romanda çarpıcı bir şekilde “Erkeklere vicdan borcumuz yok” ifadesini kullanıyor. Bu cümle, romanın intikam temasının ve anlatıcının adalet anlayışının temelini oluşturuyor. Anlatıcı, yıllardır erkekleri koleksiyonuna katarak onları sonsuz bir acıya mahkûm ediyor. Bu durumun nedeni ise, tanrının bile erkeklerle işbirliği içinde olduğuna dair inancı. Bu ilahi boşlukta, kadınların kendi adaletlerini kendilerinin inşa etmesi gerektiği fikri ön plana çıkıyor. Anlatıcı, “hiçbir erkek hiçbir şeyimiz olamaz bizim... bütün erkekler canavardır” diyerek eril dünyayı tamamen dışlıyor. Bu bakış açısıyla, erkeklere karşı bir vicdan borcu hissetmek, anlatıcıya göre büyük bir aptallık olarak değerlendiriliyor.
Travmaların İyileşme ve İsyan Hikayelerine Dönüşümü
Tohumcu, bu romanıyla kadınların maruz kaldığı ortak travmaları birer iyileşme ve isyan hikayesine dönüştürmeyi amaçlıyor. Bu nedenle, romanın başında “hikâyeleri biz dişilerin yazdığı yere” hoş geldin çağrısı yer alıyor. Hikâyenin, hayatta kalanların gözünden anlatılması, bu motivasyonun bir göstergesi. Erkeklerin birer lanet olarak gördüğü şeyleri, kadınlar için bir hediye olarak sunma çabası dikkat çekiyor. Roman, okuyucuya devredilerek, erkeklerin seslerini susturma görevini bir sonraki kuşağa aktarma arzusu taşıyor.
Yazarın Kendi Kılıfları ve Manifestosu
“Öylesine Bir Sevgili”nin bir bölümünde, kurmaca yazmaya yönelik bir övgü yer alıyor. Burada yazarın kişisel duygularının da devreye girdiği düşünülüyor. Tohumcu, bu noktada avcı olarak büründüğü rolleri değil, böyle bir avcının hayalini kuran bir yazar olarak kendi rolünü daha çok sevdiğini ifade ediyor. Romanıyla okuyucuların yüreğine su serpebilirse ne mutlu olacağını belirtiyor. Yazarın teşekkür bölümündeki “Kadın her yerde kadının yurdu. Kimse aksini düşünmesin” cümlesi ise adeta bir manifesto niteliği taşıyor. Tohumcu, kadınların şefkati ve sevgisiyle çevrili bir hayat sürdüğünü, edebiyatın kendisine verdiği en büyük hediyenin bu olduğunu vurguluyor. Bu nedenle, onun gözünde “kadın kadının yurdu” olmaya devam ediyor.
Bu eser, kadınların yaşadığı zorluklara ve bu zorluklara karşı geliştirdikleri direnişe dair önemli bir bakış açısı sunuyor. Türkiye'deki üniversite ortamlarının değişen demografik yapısı ve mesleki okullarda sektörle kurulan güçlü bağlar gibi güncel gelişmelerin yaşandığı bir dönemde, Tohumcu'nun romanı toplumsal cinsiyet rolleri ve kadınların gücüne dair düşündürücü bir perspektif sunuyor. Bu tür eserler, toplumsal tartışmalara önemli katkılar sağlıyor ve farklı perspektiflerin anlaşılmasına yardımcı oluyor.