Avrupa'nın Stratejik Dönüşümü ve Türkiye'nin Rolü Tartışmaları

16.02.2026 By Mehmet ŞAHİN Dunya

Avrupa'nın Stratejik Dönüşümü ve Türkiye'nin Rolü Tartışmaları

Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, "çekirdek Avrupa" vizyonu çerçevesinde Almanya ve komşu ülkelerinin yeniden sanayileşme süreçlerini başlatacağını duyurdu. Bu hamle kapsamında Türkiye, İngiltere, Japonya ve Kanada gibi ülkelerle stratejik iş birliği öngörülüyor. Öte yandan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa Birliği'nin (AB) ABD'den kademeli olarak bağımsızlaşması ve kendi nükleer gücüyle liderlik etmesi gerektiğini savunarak, bu sayede küresel sahnede yeniden dominant bir güç olabileceğini belirtti. İtalya ve Polonya ise bu görüşlere karşı çıkarak, Avrupa'nın ABD ile olan bağlarını koparmaması gerektiğini, zira Transatlantik ilişkilerin sadece nükleer şemsiye ile sınırlı olmadığını vurguladı.

Avrupa Komisyonu'nun Güvenlik Vizyonu ve ABD'nin Bakışı

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD'nin Avrupa'ya yönelik eleştirilerini bir "uyarı zili" olarak değerlendirerek, bunun Avrupa'da bir farkındalık yarattığını ifade etti. Von der Leyen, Avrupa'nın kendi güvenliği konusundaki birincil sorumluluğu üstlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Brüksel'in üçüncü ülkelerle savunma ve güvenlik alanında stratejik iş birlikleri kurma niyetini dile getirse de, bu noktada Türkiye'ye özel bir vurgu yapmadı. ABD ise, AB'nin kendisiyle rekabet edebilecek bir askeri yapıya ulaşma potansiyeline şüpheyle yaklaştığı için Von der Leyen'in bu çıkışlarını pek ciddiye almıyor.

Ancak Von der Leyen'in stratejisinin ikinci aşaması birtakım riskler barındırıyor. Eski bir savunma bakanı olan Von der Leyen'in, NATO içindeki Avrupalı müttefiklerin konumunu güçlendirmek yerine, NATO ile AB arasında bir ayrışma süreci başlatma eğiliminde olduğu görülüyor. Bu yaklaşım, AB'ye bağımsız bir savunma doktrini kazandırmayı hedeflerken, Türkiye'yi Avrupa kıtasının güvenliğinden dolaylı yoldan dışlama potansiyeli taşıyor. Bu durum, Avrupa'nın güvenlik mimarisinde önemli kırılmalara yol açabilir.

Türkiye ile İş Birliğinin Önemi ve Potansiyel Çatlaklar

Oysa AB'nin, Orta Doğu, Kafkaslar, Karadeniz, Kuzey ve Doğu Afrika gibi stratejik bölgelerde Türkiye ile kuracağı iş birlikleri, hem her iki tarafın da çıkarına olacaktır hem de Transatlantik ilişkileri güçlendirecektir. Fransa'nın bu vizyonda Von der Leyen'e destek vermesi, NATO içinde ciddi anlaşmazlıklara neden olabilir ve zamanla kurumun işleyişini olumsuz etkileyebilir. Bu tür gelişmeler, küresel güvenlik dengeleri açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. Uluslararası ilişkilerde yaşanan bu tür değişimler, tıpkı beklenmedik servet kayıpları gibi, uzun vadeli etkiler yaratabilir.

Bu bağlamda, Türkiye'nin Avrupa güvenlik mimarisindeki yerini ve koşullarını net bir şekilde belirlemesi büyük önem taşıyor. AB'nin kıtasal güvenliği yalnızca kendi üyeleri ve sınırlı sayıda üçüncü ülke ile sınırlayıp Türkiye'yi dışlaması, Avrupa'nın genel güvenliğini artırmayacaktır. Aksine, bu durum güvenlik boşlukları yaratarak bölgesel istikrarı tehlikeye atabilir. Bu nedenle Türkiye'nin bu alanda kapsamlı bir yol haritası oluşturması hayati bir değer taşımaktadır. Benzer şekilde, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki stratejik adımları gibi, diğer coğrafyalardaki etkinliğini ve iş birliklerini de göz önünde bulundurmak gerekmektedir.

Editör Notu: Bu haber, Avrupa Birliği'nin kendi savunma stratejilerini oluşturma çabaları ve bu süreçte Türkiye'nin konumunun belirsizliğini detaylandırarak, küresel güvenlik dinamiklerindeki potansiyel değişimlere ışık tutuyor.