Bad‑ı Saba Konutları Çöküşünde İki Belediye Sorumlusu Hapse Kadar 22 Yıl İddianameyle Karşı Karşıya

27.06.2026 By Hande Sevim Gundem

Bad‑ı Saba Konutları Çöküşünde İki Belediye Sorumlusu Hapse Kadar 22 Yıl İddianameyle Karşı Karşıya

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat 2024’te Güneşevler Mahallesi’nde yıkılan Bad‑ı Saba Konutları’nın A ve C bloklarının çökmesiyle ilgili yürüttüğü soruşturmayı sonuçlandırdı. İki belediye memuru – Dulkadiroğlu Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili A.Ö. ve İmar ve Şehircilik Müdür Yardımcısı S.B. – bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan 22 yıl 6 ay hapis talebiyle iddianameyle karşı karşıya.

İddianamenin Detayları

İddianamede, A.Ö. ve S.B.’nin, binanın inşa edildiği dönemde zemin etüt raporlarını onaylamak, yeni yapı ruhsatını düzenlemek ve projelerin uygunluğunu denetlemekle görevli oldukları, ancak bu sorumlulukları yerine getirmedikleri belirtiliyor. Yapı denetiminde yapılan ihlaller, binanın çöküşüne doğrudan yol açtı ve sonuçta 42 kişi yaşamını yitirirken 17 kişi yaralandı.

Mahkeme, iddianamenin aynı zamanda tutuklu müteahhit Şahin Avşaroğlu ve diğer 10 sanıkla birleştirilmesini onayladı. Böylece davanın kapsamı genişleyerek, proje müellifi, şantiye şefleri ve denetim firması yetkililerini de içine alacak şekilde deprem sonrası sorumluluk tartışmalarını derinleştiriyor.

Mahkeme Süreci ve Beklenen Duruşma

Kahramanmaraş 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi, 30 Haziran’da A.Ö. ve S.B.’nin diğer sanıklarla birlikte duruşmaya çıkacağını duyurdu. Duruşma, operasyon haberleri kapsamında da yakından izleniyor; çünkü bu dava, kamu görevlilerinin afet yönetimindeki sorumlulukları üzerine yeni bir emsal oluşturabilir.

Uzmanlar, benzer yapıların denetim eksikliği nedeniyle Türkiye genelinde inşaat standartlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu çerçevede, Mersin’deki operasyon örneği gibi denetim ve yaptırım mekanizmalarının güçlendirilmesi öneriliyor.

Yapı Denetiminde Sistematik Sorunlar

Geçmiş yıllarda da benzer felaketler yaşanmış; örneğin Çanakkale'deki 3.9 şiddetindeki deprem gibi olaylar, denetim eksikliğinin toplumsal maliyetini gözler önüne serdi. Bu bağlamda, inşaat sektöründe mesleki etik ve teknik yeterlilik konularına daha fazla odaklanılması gerektiği ortaya çıkıyor.

İlgili kurumlar, yeni yapı ruhsatı süreçlerinde zemin etüt raporlarının bağımsız uzmanlar tarafından doğrulanması ve denetim raporlarının dijital platformlarda şeffaf bir şekilde yayınlanmasını öneriyor. Böyle bir adım, vatandaşların güvenli konut haklarını koruma amacına hizmet eder.

Toplumsal ve Hukuki Yansımalar

Bu dava, sadece bir inşaat hatasını değil, aynı zamanda kamu görevlilerinin afet risklerine karşı öngörü ve önlem alma zorunluluğunu da gündeme taşıyor. Yargı kararının, gelecekte benzer ihmal durumlarının önüne geçmek için bir uyarı niteliğinde olması bekleniyor.

Yerel yönetimler, kentsel dönüşüm projelerinde daha sıkı denetim prosedürleri uygulamaya koyabilir. Bu, özellikle deprem kuşağında bulunan şehirlerde yapı güvenliğinin artırılmasına katkı sağlayacaktır.

Gelecek İçin Çıkarımlar

Mahkeme kararının, kamu görevlileri ve inşaat sektöründeki sorumlulukların netleştirilmesi yönünde bir kilometre taşı olması hedefleniyor. Eğer yargı, sorumluları ağır bir şekilde cezalandırırsa, diğer belediyeler ve müteahhitler de benzer hatalardan kaçınmak için daha temkinli hareket edebilir.

Öte yandan, vatandaşların da konut alırken yapı denetim raporlarını talep etmeleri ve bağımsız uzman görüşü almaları, bireysel riskleri azaltma noktasında etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor.

Editör Notu: Bad‑ı Saba faciası, kamu görevlilerinin yapı denetimindeki ihmallerinin doğrudan insan hayatını nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor; yargı süreci ise benzer trajedilerin önüne geçmek için kritik bir adım.