Bahçeli'den Suriye İçin 8 Maddelik Yol Haritası: Birlik ve İstikrar Vurgusu

18.01.2026 By Ahmet Yılmaz Gundem

Bahçeli'den Suriye İçin 8 Maddelik Yol Haritası: Birlik ve İstikrar Vurgusu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye'deki mevcut durum ve geleceğe yönelik çözüm önerilerini içeren kapsamlı bir açıklama yaptı. Bahçeli, Suriye'nin kuzey ve kuzeydoğusunda fiili kontrol alanları oluşturan SDG'nin varlığının, ülkenin yeniden inşa ve istikrar sürecinin önündeki en büyük engel olduğunu belirtti. 10 Mart 2025 tarihinde SDG ile varılan mutabakatın, örgütün silahlı varlığının sona erdirilmesi ve devlet kurumlarına entegrasyonu açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendirildiğini vurgulayan Bahçeli, ancak geçen sürede SDG liderliğinin mutabakatın ruhuyla çelişen bir tutum sergilediğini, özerklik ve federasyon talepleriyle süreci oyaladığını ifade etti.

SDG'nin Tutumu ve Şam Yönetiminin Kararlılığı

Bahçeli, SDG elebaşının, Şam yönetiminin çağrısına rağmen İsrail'den aldığı destekle mutabakatı yerine getirmediğini, özerklik ve federasyon talepleriyle taviz koparmaya çalıştığını ancak Suriye merkezi yönetiminin toprak bütünlüğü konusunda kararlı davrandığını dile getirdi. Türkiye'nin de her zaman Suriye'nin üniter yapısına verdiği desteğin, Şam yönetimini cesaretlendirdiğini belirtti. Bu gelişmelerin, SDG'nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığının bir göstergesi olduğunu söyledi. Ayrıca, SDG'nin kontrolündeki bölgelerde yaşayan birçok Kürt ve Arap aşiretinin de Şam yönetiminin egemenliğini tercih ettiği ve Suriye Ordusu'na destek vereceği yönündeki eğilimlerin belirginleştiğini aktardı.

Askeri Harekat ve SDG'nin Geri Adımı

2025'in son günlerinde Halep'te başlayan askeri hareketlilikle SDG'nin kontrolündeki bölgelerin temizlenmeye başlandığını anlatan Bahçeli, Suriye ordusunun Fırat Nehri'nin batısındaki ilerleyişiyle Rakka güneybatısında toplandığını belirtti. Suriye ordusunun bölgeyi askeri kapalı bölge ilan etmesi ve sivilleri terör unsurlarından uzak durmaya çağırması, Şam yönetiminin ülkenin tamamında kontrolü sağlama iradesini ortaya koydu. SDG lideri Mazlum Abdi'nin, arabulucuların çağrısı üzerine Fırat'ın doğusuna çekilme kararı aldıklarını açıklaması, Suriye ordusunun caydırıcılığının bir sonucu olarak değerlendirildi.

SDG'nin Gelecek Seçenekleri ve Türkiye'nin Rolü

Bahçeli, SDG'nin özerklik veya federasyon ısrarının, sahadaki sosyolojik gerçeklikle giderek daha fazla çeliştiğini vurguladı. Kontrol ettiği alanların çoğunluğunda Arap nüfusun bulunması ve yerel aşiretlerin SDG'ye mesafeli yaklaşması, örgütün toplumsal tabanını zayıflatıyor. Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğü ve üniter yapısına yönelik net söyleminin de bu denklemi etkilediğini belirten Bahçeli, Ankara'nın bu tutumunun hem Şam yönetiminin elini güçlendirdiğini hem de SDG'nin dış destek beklentilerini sınırladığını ifade etti. SDG'nin önünde üç temel seçenek bulunduğunu sıraladı: Merkezi hükümetle bütünleşmek, artan baskıyı göze almak veya dış aktörlere dayanarak zaman kazanmaya çalışmak.

Yol Haritası ve Birlik Vurgusu

Bahçeli, Suriye'nin geleceği için 8 maddelik bir yol haritası sundu. Bu haritada, 10 Mart mutabakatının eksiksiz uygulanması, SDG ve türev yapılarının feshedilerek devlet kurumlarına entegre edilmesi, federasyon ve özerklik tartışmalarının sonlandırılması, Suriye'nin toprak bütünlüğünün güvence altına alınması, yeni ve kapsayıcı bir anayasanın yapılması, Kürtlerle SDG'nin ayrıştırılması, Türkmenler başta olmak üzere tüm unsurların kültürel haklarının gözetilmesi, "Suriye vatandaşlığı" kavramının güçlendirilmesi, başkanlık sistemi temelinde yönetimde istikrarın sağlanması ve güçlü bir ekonominin inşası yer alıyor. Bahçeli, Türkiye'nin güvenliğinin Suriye'nin istikrarıyla yakından ilişkili olduğunu da sözlerine ekledi. Sıcak su deneyi sonuçları gibi beklenmedik olayların dahi yaşanabileceği karmaşık ortamlarda, uluslararası ilişkilerde de benzer hassasiyetlerin göz önünde bulundurulması gerektiği çıkarımı yapılabilir.

Kürt Dilinin Seçmeli Ders Olması ve Anayasal Düzenlemeler

Bahçeli, Suriye Cumhurbaşkanı'nın yayımladığı 2026/13 sayılı Kararname'nin, Kürt vatandaşların kültürel ve dilsel kimliklerinin tanınması, Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulması ve Nevruz'un resmi tatil ilan edilmesi gibi maddeleriyle olumlu bir adım olduğunu belirtti. Bu kararnamenin, "Kürtlerin temsilcisi" iddiasını zayıflattığını ve Suriye'nin birliği ile bütünlüğünü tahkim etme yönünde doğru bir zamanda atılmış önemli bir adım olduğunu vurguladı. Ancak, bu hakların tüm etnik unsurlar için eşit şekilde uygulanması gerektiğine dikkat çekti. Son dakika haberler arasında yer alan bu tür düzenlemeler, bölgedeki sosyopolitik dengeleri yakından ilgilendiriyor.

Editör Notu: Bu haber, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Suriye'deki çözüm önerilerini detaylandıran 8 maddelik yol haritasını ve bu çerçevede yapılan anayasal düzenlemelere yönelik değerlendirmelerini sunmaktadır.