Bahçelievler'de Riskli Bina Balkonu Çöktü: Görgü Tanığı Hurdacılara İşaret Etti

Olay, gece yarısı İstanbul'un Bahçelievler ilçesinde Siyavuşpaşa Mahallesi'nde meydana geldi. Yaklaşık üç ay önce riskli yapı statüsünde olduğu gerekçesiyle tahliye edilip yıkım kararı alınan 6 katlı bir binanın 5. katındaki dairenin balkonu çöktü. Balkondan kopan beton parçaları caddeye düşerek park halindeki bir otomobilde hasara yol açtı. Olayda can kaybı yaşanmaması teselli oldu.

Binanın Geçmişi ve Tahliye Süreci

Söz konusu bina, yapılan incelemeler sonucunda depreme dayanıksız olarak belirlenmişti. Bu tespitin ardından bina sakinleri için tahliye kararı çıkarıldı. Bina, riskli yapı sınıflandırması nedeniyle yıkım sürecini bekliyordu. Ancak yıkım işlemleri tamamlanmadan, gece saatlerinde binanın bir bölümünde beklenmedik bir gelişme yaşandı.

Görgü Tanığından Şaşırtan İddia

Olayın görgü tanığı Mustafa Aktaş, yaşananları ve olayın nedenlerini detaylandırdı. Aktaş'a göre, binanın tahliyesinin ardından yaklaşık üç gün önce hurdacıların binaya girerek demirleri sökmeye başladığını belirtti. Balkon demirlerinin balyozla kırılması sırasında balkona darbe aldığını ve bu durumun çökmenin tetikleyicisi olabileceğini söyledi. Aktaş, "Müteahhitin de, belediyenin de suçu yok; yıkımcıların, o demiri alanların suçu" diyerek sorumluluğun hurdacılarda olduğunu iddia etti. Yağışlı havanın da bu durumu olumsuz etkilediğini ekledi.

Görgü tanığı, binanın yıkım sürecinin bir ayı bulmasının beklendiğini ancak bu olayla birlikte yıkımın daha erken başlayabileceğini öngördü. Olayda can kaybı yaşanmaması en büyük teselli olurken, sadece bir otomobilin hasar gördüğünü belirtti.

Riskli Yapıların Acil Yıkımının Önemi

Bu olay, Türkiye'nin birçok yerinde karşılaşılan riskli yapı sorununu bir kez daha gündeme getirdi. Özellikle deprem kuşağında yer alan ülkemizde, can ve mal güvenliği açısından bu tür binaların en kısa sürede güvenli hale getirilmesi büyük önem taşıyor. Bahçelievler'deki bu vaka, tahliye süreci tamamlanmış olsa bile, binaların çökme riskinin devam edebileceğini gösteriyor. Bu tür durumlar, yapısal denetimlerin ve yıkım süreçlerinin aksatılmadan yürütülmesinin altını çiziyor. Bu tür haberler, aynı zamanda yapısal güvenlik önlemlerinin ne kadar hayati olduğunu hatırlatıyor.

Bu tür olaylar, kentsel dönüşüm projelerinin hızlandırılması gerekliliğini de ortaya koyuyor. Güvenli yaşam alanları oluşturmak, hem bireylerin hem de toplumun genel güvenliği için temel bir gereklilik olarak öne çıkıyor.

Editör Notu: Bu haber, riskli bir binanın tahliyesine rağmen yaşanan çökme olayını ve görgü tanığının dikkat çekici iddialarını aktararak, yapı güvenliği ve yıkım süreçlerindeki olası aksaklıklara dair önemli bir perspektif sunuyor.