Berkun Oya'dan Teknolojiyi Sorgulatan Deneyim: "35 Mayıs" Sanal Gerçeklik İle İzleyiciyi Oyunun İçine Taşıyor

05.02.2026 By Selin Acar Kultur-sanat

Berkun Oya'dan Teknolojiyi Sorgulatan Deneyim: "35 Mayıs" Sanal Gerçeklik İle İzleyiciyi Oyunun İçine Taşıyor

Sanat yönetmeni Berkun Oya, yeni projesi "35 Mayıs" ile izleyicileri alışılmışın dışında bir deneyime davet ediyor. ParibuArt'ta sekiz kişilik bir odada gerçekleşen bu yenilikçi projede, seyirciler sanal gerçeklik gözlükleri aracılığıyla oyunun içine çekiliyor. Oya'nın yazıp yönettiği ve sekiz başarılı oyuncunun rol aldığı "35 Mayıs", teknolojinin insan hayatındaki yerini ve etkilerini sorguluyor.

Sanal Dünyada Seyirci Değil, Katılımcı

"35 Mayıs" projesi, Gundem'in güncel konularından biri olan teknolojik gelişmelerle yakından ilgili. Krek VR tarafından hayata geçirilen bu yapım, izleyicilere sanal gerçeklik (VR) gözlükleri ve kulaklıkları aracılığıyla tam bir dalış sunuyor. Bu sayede izleyiciler, artık pasif bir gözlemci olmaktan çıkıp, hikayenin doğrudan bir parçası haline geliyor. Bu yenilikçi yaklaşım, tiyatronun sınırlarını zorlayarak yeni bir anlatım biçimi sunuyor.

Yapay Zekâ ve İnsan İlişkileri Mercek Altında

Oyun, iki farklı kısa bölümden oluşuyor. İlk bölümde, üst düzey bürokratların yapay zekâ destekli yeni bir ürün tanıtım toplantısı öncesinde yaşananlar konu ediliyor. Bu bölümde izleyicinin karşısına çıkan sürpriz ise, tanıtılan ürünün kendisi olması. Oyuncuların doğrudan izleyiciye hitap etmesi, kaçınılmaz bir etkileşim ve katılım sağlıyor. Bu durum, izleyiciyi "gönüllü" bir katılımcı konumuna getiriyor.

İkinci bölümde ise deneyim daha da genişliyor. Fenerbahçe Parkı'nda geçen bu bölümde, izleyiciler bir uçuş simülasyonunun içine dahil oluyor. Yapay zekâ destekli ürünün gözleri haline gelen izleyiciler, teknolojinin kişisel bilgileri ortaya dökmesiyle yaşanan kaosu deneyimliyor. Bu bölüm, heyecan verici olduğu kadar tedirgin edici bir etki de yaratıyor.

Teknolojik Yenilikler ve Toplumsal Gerçekler

Her iki bölümde de Berkun Oya, insanların yeni teknolojilerle kurduğu karmaşık ilişkiyi irdeliyor. Ancak oyun, teknolojinin yeniliğine karşın Türkiye'nin toplumsal yapısındaki bazı kalıpların değişmediğini de ironik bir şekilde gözler önüne seriyor. Bürokratların kişisel çıkarlarını önceliklendirmesi ve halkın tepkisel tavırları, teknolojiyle birleştiğinde ilginç zıtlıklar ortaya çıkarıyor.

Oya'nın zıtlıklardan beslenen anlatım tarzı, izleyiciyi yüksek dozda ironi içeren bir hikâyenin içine yerleştiriyor. Sanal gerçeklik deneyimi, izleyicinin oyuna sadece tanık olmasını değil, aktif bir şekilde katılmasını da teşvik ediyor. Bu, Krek VR'ın gelecekteki projeleri için de önemli bir potansiyel taşıyor.

Deneyim Odaklı Sanat Anlayışı

Projenin yapımcısı Evrim Zeybek, hedeflerinin izleyiciyi hikâyenin içine tam anlamıyla konumlandırmak olduğunu belirtiyor. Zeybek, "Gerçekten o mekânda olmak; hikâyeyi, duyguları en yakından ve dış dünyanın dikkat dağıtan etmenlerinden soyutlanarak deneyimleyebilmek" amacını vurguluyor. Sanal gerçeklik dünyasındaki bu anlatım biçiminin, tiyatro veya sahne performanslarından farklılaştığını ekliyor.

Bu tür yenilikçi projeler, teknolojinin sunduğu imkanları kullanarak izleyicilere farklı deneyimler sunma cesareti gösteriyor. Yapımcılar, bu alanda yeni alanlar keşfetme ve geliştirme konusunda kararlılıklarını ortaya koyuyor. Bu bağlamda, sanal gerçeklik teknolojisinin sunduğu olanaklar, sanat ve teknoloji arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor.

Geleceğe Yönelik Umutlar ve Sorgulamalar

"35 Mayıs", hem hikâyesi hem de teknolojik altyapısıyla izleyicilere benzersiz bir deneyim vaat ediyor. Gelecekte teknolojinin hayatlarımıza nasıl daha fazla entegre olacağını öngörmek zor olsa da, bu tür projeler sayesinde bu geleceğe daha bilinçli bir şekilde hazırlanabiliyoruz. Bu deneyime ortak olmak, izleyicinin ufkunun genişlemesine katkı sağlıyor.

Berkun Oya'nın bu projesi, günümüzün en önemli tartışma konularından biri olan yapay zekâ ve teknolojinin insan üzerindeki etkilerini derinlemesine ele alıyor. ABD ve İran arasındaki diplomatik gelişmelerin de gösterdiği gibi, teknoloji ve küresel ilişkiler birbirini etkilemeye devam ediyor. "35 Mayıs" gibi sanatsal projeler, bu etkileşimleri farklı bir perspektiften anlamamıza yardımcı oluyor.

Editör Notu: Berkun Oya'nın "35 Mayıs" adlı projesi, sanal gerçeklik teknolojisini kullanarak izleyiciyi pasif bir gözlemci olmaktan çıkarıp hikayenin içine aktif bir katılımcı olarak yerleştirme konusundaki yenilikçi yaklaşımını vurguluyor.