CHP İstanbul'da Kongre Krizinde Gürsel Tekin'den Sert Açıklamalar
CHP İstanbul İl Kongresi'nde yaşanan hukuki süreç ve kongrenin yenilenmesi talebi, partinin önemli isimlerinden Gürsel Tekin'in gündeme getirdiği iddialarla daha da alevlendi. Tekin, mahkeme tarafından tespit edilen usulsüzlükler nedeniyle il yöneticilerinden istenen belgelerin sunulmadığını belirterek, kongre sürecinin şeffaflıktan uzak ilerlediğini savundu. Bu durumun, partinin iç işleyişine dair ciddi soru işaretleri doğurduğunu vurguladı.
Mahkeme Süreci ve Çağrı Heyeti Ataması
Gürsel Tekin'in açıklamalarına göre, İstanbul İl Kongresi'nin iradesiyle ilgili mahkemeye taşınan bir sorun, mahkemenin il yöneticilerinden bilgi ve belge talep etmesine yol açtı. Ancak bu talebin karşılanmadığı belirtildi. Bunun üzerine mahkeme, seçim kuruluna başvurarak durumu değerlendirdi. Seçim kurulu ise sürenin dolması nedeniyle belgelerin artık ellerinde bulunmadığını bildirdi. Bu gelişme üzerine mahkeme, kongreyi yenilemek üzere bir çağrı heyeti görevlendirme kararı aldı.
'Yargı Darbesi' Eleştirilerine Yanıt
Yaşanan sürecin bazı çevrelerce "yargı darbesi" olarak nitelendirilmesine Gürsel Tekin'den sert bir tepki geldi. Tekin, bu tür bir tanımlamanın doğru olmadığını ve böyle bir girişime parti olarak asla izin vermeyeceklerini söyledi. Mahkemenin görevlendirdiği çağrı heyetinin tarafsızlık ilkesiyle hareket ettiğini ifade eden Tekin, kongrenin yenilenememesindeki sorumluluğun çağrı heyetinde değil, doğrudan CHP Genel Merkezi'nde olduğunu iddia etti. Genel merkez ile bu süreçte sağlıklı bir iletişim kurulamadığını da sözlerine ekledi.
Çağrı Heyeti ve Kayyum Tartışması
Gürsel Tekin, çağrı heyetinin "kayyum" olarak nitelendirilmesini de eleştirdi. Bu oluşumun bir kayyum olmadığını, sadece "sakatlanmış kongreyi yenileme" görevini üstlenen geçici bir kurul olduğunu belirtti. Tekin, çağrı heyetinin 45 günlük görevi süresince kongreyi yaparak görevini tamamlaması gerektiğini, ancak bu görevin engellendiğini öne sürdü. Partinin içindeki hukuka aykırı durumları seçimle örtbas etme çabalarının sonuç vermediğini ifade etti.
'70 Daire' İddiaları ve İş İnsanlarının Rolü
Tekin, kongre sürecindeki usulsüzlüklere dair dikkat çekici iddialarda bulundu. Bir iş insanının, "70 daireyi delegelere verdik" şeklindeki beyanını kabul edilemez bulduğunu belirtti. Bir başka iş insanının da delegelerle görüştüğünü söylemesi üzerine, CHP kongrelerinin ne zamandan beri parti dışındaki iş insanlarının çabalarıyla yapıldığını sorguladı. Bu durumun, partinin kurumsal kimliğine ve delegelerin iradesine bir müdahale olduğunu savundu. Dosyaların mahkemede açık olduğunu ve herkesin inceleyebileceğini vurgulayarak, parti içindeki bir kabahatleri varsa bunu kabul edeceklerini ancak partilerine sahip çıkacaklarını ifade etti.
Kongre Sürecindeki Çelişkiler
Özgür Çelik'in olağanüstü kongrede tek aday olarak seçimi kazandığı ve YSK'nın mazbatayı kendisine verdiği hatırlatıldığında Gürsel Tekin, bu kongreyi çağrı heyetinin yapmış olması durumunda mevcut sorunların yaşanmayacağını belirtti. Tekin, "Karar defteri çağrı heyetinde, mazbata Özgür Çelik'te" çelişkisini seçim kuruluna sormak gerektiğini ifade etti. Bu durumun kendisi açısından seçimi geçersiz kılıp kılmadığı sorusuna ise "Yargıya sorun" yanıtını vererek konuyu yargının takdirine bıraktı.
Parti İçi Disiplin ve İstifalar
Gürsel Tekin, parti içinde bazı isimlerin disiplin süreçlerine maruz bırakıldığını, ancak itirafçı konumundaki bazı kişiler hakkında ise işlem yapılmadığını dile getirdi. Son iki yılda çok sayıda partilinin istifa ettiğini belirten Tekin, partiyle bağları kopan üyeleri yeniden Gundem çatısı altında toplamak için gayret göstereceklerini sözlerine ekledi. Parti içindeki bu tür ayrışmaların ve istifaların, partinin geleceği açısından önemli bir sorun teşkil ettiğini vurguladı.