Cinsel Saldırıya Direndi, Ağır Yaralandı: Kadın Yaşadığı Dehşeti Anlattı

Manisa'nın Yunusemre ilçesinde 19 Mayıs 2025 tarihinde korkunç bir olay yaşandı. Üçüncü kez boşanma davası açtığı eşi tarafından önce cinsel saldırıya uğrayan, ardından direndiği için beş kez ölümcül bıçak darbesi alarak ağır yaralanan 34 yaşındaki iki çocuk annesi Elvan Özerdim, geçirdiği zorlu ameliyatların ardından hayata tutunmayı başardı. Olay, kadınların maruz kaldığı şiddetin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.

"Beni Melek Yüzüyle Kandırdı"

Yaşadığı dehşeti yeniden anlatan Elvan Özerdim, 15 yıllık evliliğinin şiddet, alkol bağımlılığı ve geçimsizlik nedeniyle sona erme noktasına geldiğini belirtti. Eşinin tehditlerine ve "çocuklarımız var" diyerek yaptığı baskılara rağmen boşanma kararından vazgeçmediğini söyledi. Ancak, üçüncü boşanma davası sürecinde eşinin "çocuklar için" diyerek kendisini kandırdığını ve eski eve çağırdığını aktardı. Özerdim, eşinin kendisini kandırarak eve götürdüğünü ve ardından cinsel saldırıda bulunduğunu, direndiği için de ölümcül bıçak darbeleriyle yaraladığını dehşet içinde dile getirdi.

Özerdim, saldırı anını şöyle anlattı: "Çocuğumu kandırıp benim evimin yerini öğrendi. Gelip beni eski evimizdeki eşyalarımızı alalım diye çocuğumla birlikte beni götürdü. İlk başta gitmek istemedim ama yine güzel sözleriyle kandırdı. Çocuğum da var yanımda diyerek beni ikna etti. Evden gönderdikten sonra bana saldırdı. İlişkiye girmeye kalktı, reddettiğimde bıçak darbeleriyle karşılaştım."

Aldığı darbelerin ölümcül olduğunu belirten Özerdim, "İki koltuk altımdan, göğsüme, kaburga kemiklerime, mideme ve ciğerlerime isabet etti. O an nasıl kurtulduğumu bilmiyorum. Kanım fışkırıyor, kendimi banyoya kilitledim. Dışarıya çıkamıyordum, bornozu üzerime giyip insanlardan yardım istedim. Sonra nefesim kesildi, sonrasını hatırlamıyorum. Altı gün yoğun bakımda kaldım." ifadelerini kullandı.

Avukat: "Tamamen Öldürmeye Yönelik Hareket Etmiştir"

Elvan Özerdim'in avukatı Yalçın Arcak, duruşma sonrası yaptığı açıklamada olayın boyutunu vurguladı. Karşı tarafın "kasten yaralama" iddiasında bulunduğunu ancak müvekkilinin aldığı beş bıçak darbesinin tamamının ölümcül nitelikte olduğunu belirtti. Arcak, sanığın tamamen öldürmeye yönelik hareket ettiğini ve olabilecek en yüksek cezayı alması için mücadele edeceklerini söyledi. İddianamenin öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla hazırlandığını hatırlatan Arcak, cinsel saldırı girişimiyle ilgili de delillerin toplanacağını ve bu konuda da bir ceza alması gerektiğini savundu.

Avukat Arcak, "Bu tür olaylarda birçok kadın hayatını kaybediyor. Şanslıyız ki Elvan Hanım hayatta. Bu caninin hak ettiği cezayı alması için elimizden geleni yapacağız. Mahkemenin vereceği karar, benzer olayların önüne geçilmesi açısından da büyük önem taşıyor." dedi.

Sanık İfadeleri ve Mahkeme Süreci

Tutuklu sanık Olcay Özerdim ise mahkemedeki ifadesinde, eşiyle rızasıyla birlikte olduklarını ve "ağır tahrik" sonucu eylemi gerçekleştirdiğini iddia etti. Daha sonra pişman olduğunu ve hem ambulansı çağırdığını hem de polise teslim olduğunu belirttiği öğrenildi. Ancak, sanığın bu savunması, aldığı bıçak darbelerinin ölümcül niteliği ve Elvan Özerdim'in yaşadığı dehşet anları karşısında yetersiz kaldı.

Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması ve tanıkların dinlenmesi için duruşmayı 24 Aralık Çarşamba günü saat 10.00'a erteledi. Elvan Özerdim, yaşadığı travmaya rağmen adaletin yerini bulması için hukuki sürecin takipçisi olacağını belirtti.

Bu olay, aile içi şiddet ve kadınlara yönelik cinsel saldırıların ne kadar ciddi bir toplumsal sorun olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Benzer bir durum yaşanması riskini azaltmak için kadınların can güvenliğinin sağlanması ve faillerin en ağır şekilde cezalandırılması büyük önem taşıyor. Kadınların maruz kaldığı bu tür şiddet olayları, Gundem başlığı altında sıkça yer alırken, şiddetin önlenmesi için toplumsal farkındalığın artması gerekmektedir.

Editör Notu: Bu haber, kadınların aile içi şiddet ve cinsel saldırı karşısında yaşadığı dehşeti ve hayatta kalma mücadelesini çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır. Hukuki sürecin takibi ve adaletin tecellisi, benzer olayların önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.