Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Bağımsız Dış Politikanın Anahtarı Güçlü Savunma Sanayii

13.07.2026 By Fatih Öztürk Gundem

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Bağımsız Dış Politikanın Anahtarı Güçlü Savunma Sanayii

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, katıldığı bir televizyon programında küresel güç dengelerinin değiştiği kritik bir süreçten geçildiğini vurguladı. Uluslararası kurumların etkisini yitirdiği ve risklerin arttığı bir dönemde, Türkiye'nin bağımsız hareket edebilmesi için yerli savunma sanayisinin hayati önem taşıdığını belirten Yılmaz, savunma kapasitesi yüksek olan ülkelerin dış politikada daha özgür kararlar alabildiğini ifade etti.

NATO'nun Yeni Dönemi ve Ankara Zirvesi'nin Etkisi

Dünya genelinde siyasi ve ekonomik bir geçiş döneminin yaşandığını dile getiren Yılmaz, NATO'nun bir dönem "beyin ölümü" şeklinde nitelendirildiğini ancak son Ankara toplantısıyla yeniden toparlanma sinyalleri verdiğini belirtti. Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırmaya başladığını vurgulayan Yılmaz, Avrupa Birliği'nin 800 milyar avroluk ortak bütçesini ve ülkelerin bireysel yatırımlarını örnek gösterdi.

Ankara'nın ev sahipliği yaptığı zirvenin organizasyonel başarısına dikkat çeken Yılmaz, tüm liderlerin katılımının büyük bir kazanım olduğunu söyledi. NATO Genel Sekreteri Rutte'nin, Türkiye'nin çıtayı çok yükseğe çıkardığını belirterek sonraki ev sahibi ülkelerin işinin zor olduğunu ifade ettiğini aktardı. Zirve boyunca Külliye'nin sunduğu imkanların ve organizasyon kalitesinin misafirler tarafından takdir edildiğini ekledi.

Avrupa ve ABD Arasındaki Güç Dengesi

NATO içerisindeki yapısal değişime değinen Yılmaz, Avrupa sütununun giderek güçlendiğini belirtti. Avrupa'nın, güvenlik yükünü ABD ile neredeyse yarı yarıya paylaşma hedefiyle ilerlediğini ifade eden Yılmaz, bu durumun ittifak içerisinde yeni bir denge kurduğunu analiz etti.

Savunma Sanayiinde Yerlilik ve İhracat Rekoru

Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki stratejik hamlelerinin meyvelerini topladığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı, yerlilik oranının %80'in üzerine çıktığını açıkladı. Türkiye'nin dünyada savunma ihracatında 11. sırada olduğunu ve kısa sürede ilk 10'a gireceğini öngören Yılmaz, ihracat rakamlarının 11 milyar doları aştığını vurguladı.

Sektördeki başarının temelinde genç nüfusun olduğunu belirten Yılmaz, çalışanların ortalama yaşının 34 olduğunu, Batı'da ise bu oranın 50'nin üzerinde olduğunu söyledi. "Gelecek Türkiye'nindir" diyerek, genç iş gücünün teknolojik dönüşümdeki rolünün altını çizdi.

ABD İlişkileri ve F-35 Süreci

ABD ile olan ilişkiler ve F-35 uçakları konusundaki belirsizliklere değinen Yılmaz, müttefikler arasında yaptırımların kabul edilemez olduğunu savundu. Türkiye'nin geçmişte karşılaştığı kısıtlamalara rağmen kendi gücünü artırarak, eskiden alamadığı ürünleri şimdi ihraç eden bir konuma geldiğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump'ın dostlarına yaptırım uygulamayacağı yönündeki beyanlarını olumlu değerlendiren Yılmaz, ABD'den F-35 satışı hakkında yeni açıklama beklentisinin sürdüğünü ifade etti. Sürecin bundan sonraki aşamasının Amerikan yönetiminin atacağı adımlara bağlı olduğunu belirtti.

Ekonomik Beklentiler ve Enflasyon Hedefleri

Ekonomi politikalarına dair değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, enflasyonla mücadelede kararlılık mesajı verdi. Enflasyonun 2023'teki yüksek seviyelerden aşağı çekildiğini belirten Yılmaz, temel mallarda düşüşün hissedildiğini ancak hizmet sektörünün ortalamayı yukarı çektiğini söyledi. Ekonomi yönetiminin gerçekçi ve programlı hareket ettiğini vurguladı.

  • 2025 Hedefi: Enflasyonun %20'nin altına çekilmesi öncelikli hedef.
  • 2027 Vizyonu: Kalıcı düşüşle birlikte fiyat istikrarının sağlanması.
  • Nihai Hedef: Tek haneli enflasyon rakamlarına geri dönmek.

Yılmaz, sosyal medyadaki kötümser yaklaşımların beklentileri bozmaya çalıştığını ancak popülist politikaların geçmişte ağır bedeller ödettiğini hatırlattı. Sürdürülebilir büyümenin sosyal refahı artırmanın tek yolu olduğunu belirtti.

Yeni Anayasa ve Terörsüz Türkiye Vizyonu

Türkiye'nin gelecek perspektifine uygun, sivil ve demokratik bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu belirten Yılmaz, bu sürecin geniş bir mutabakatla yürütülmesi gerektiğini söyledi. Yapay zeka ve yeni teknolojilerin hukuksal altyapısının oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Terörün tamamen sona erdiği bir ortamın, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde büyük bir ekonomik sıçrama yaratacağını ifade etti. Terörün kalkmasıyla birlikte bölgedeki potansiyelin harekete geçeceğini, yatırım ve istihdam imkanlarının artarak Türkiye ortalamasının üzerinde bir büyüme yaşanacağını öngördü.

Türkiye'nin sadece güvenlik değil, aynı zamanda teknoloji tabanlı yüksek katma değerli bir yapı inşa ederek sosyal refahı artırmayı hedeflediğini belirten Yılmaz, bu stratejinin bağımsız dış politikanın en güçlü temeli olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.

Editör Notu: Haber, Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerlileşme başarısının sadece askeri bir güç değil, aynı zamanda diplomatik bir özgürlük aracı olduğunu ortaya koyuyor.