Depremin Ardından Yıkılan Hayatlar: Bir Babanın Mezarlıkta Yaşanan Acı Hikayesi
Depremin Ardından Yıkılan Hayatlar: Bir Babanın Mezarlıkta Yaşanan Acı Hikayesi
Kahramanmaraş merkezli yıkıcı depremlerin üzerinden zaman geçse de, bazı acılar asla dinmiyor. Gundemdeki bu trajedinin en çarpıcı örneklerinden biri, Nurdağı ilçesinde yaşandı. Tuncay İçelli, eşi Hilal ve çocukları Emine Ayşegül ile Memiş Aras, altı katlı bir binanın enkazı altında kalarak hayatlarını kaybetti. Babası Memiş İçelli, yaşadığı derin üzüntüyü her gün mezarlıkta dile getiriyor; adeta mezarlığı evi olarak görüyor.
Enkaz Altında Kaybolan Bir Aile
Depremin ilk günlerinde yaşanan dehşet, İçelli ailesi için telafisi mümkün olmayan bir kayba yol açtı. Tuncay İçelli, enkazdan kurtarıldıktan sonra hastanede bir hafta yaşayabildi. Oğlu Memiş ve kızı Emine Ayşegül ise enkaz altında can verdi. Baba Memiş İçelli, "Oğlumun mezarı benim evim oldu," diyerek yaşadığı acıyı dile getiriyor. Her gün mezarlığa giderek namazını kıldığını ve torunlarının kabirlerini ziyaret ettiğini anlatıyor.
Geleceği Yıkılan Bir Bebek
Yaşanan trajedinin en dokunaklı yanlarından biri de, İçelli ailesinin henüz doğmamış üyesiyle ilgili. Gelin Hilal, üçüncü çocuğuna hamileydi ve doğumuna sadece on gün kalmıştı. Aile, hastanede yer ayırtıp doğacak bebeklerine Yusuf Şahin adını bile koymuştu. Ancak deprem, bu umut dolu geleceği de enkazın altında bıraktı. Baba Memiş İçelli, "Doğacak torunumun ismini bile belirlemiştik. Oğlum Hz. Yusuf'un ismini vereceğim demişti," diyerek yürek burkan anıları paylaşıyor.
Acı Hala İlk Günkü Gibi
Depremin üzerinden geçen zamana rağmen, Memiş İçelli için acı hala taze. "Acımız halen taze," diyen İçelli, her gün oğlunun mezarını ziyaret ediyor. Depremin yaşandığı gece yaşadığı çaresizliği dile getiriyor: "Sabah 9'da bir ses geldi. Tırnaklarımızla kazıya kazıya oğlumu çıkardık." Ancak bu kurtarma çabası, enkaz altında can verenler için bir teselli olmaktan öteye gidemedi. İçelli, "Gelinim ve torunlarım zaten enkaz altında hayatlarını kaybetmişlerdi," diyerek yaşadığı dehşeti anlatıyor.
Depremin Gölgesinde Bir Yaşam
Depremin vurduğu Nurdağı'nda hayatını kaybeden birçok insan gibi, İçelli ailesinin de hikayesi, bu büyük felaketin yarattığı derin izleri gözler önüne seriyor. Baba Memiş İçelli'nin mezarlığı adeta ikinci evi haline gelmiş durumda. Bu durum, Edirne'de Ramazan Ayı Etkinlikleri gibi kültürel etkinliklerin de gölgede kaldığı, hayatın durma noktasına geldiği bölgelerdeki acı gerçeği yansıtıyor. Böylesine büyük kayıpların yaşandığı yerlerde, normalleşme süreci ne kadar uzun ve zorlu olacak sorusu akıllara geliyor.