Depremin Üçüncü Yıldönümünde Yürek Yakan Anılar: Baba Hançer'den Duygusal Mesaj

6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan ve büyük yıkıma yol açan Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden üç yıl geçti. Bu acı günün yıl dönümünde, depremde yakınlarını kaybeden vatandaşlar mezarlıkları ziyaret ederek anılarını tazeledi. Enkaz altında hayatını kaybeden kızı Irmak Leyla Hançer'in elini tuttuğu fotoğrafıyla tüm Türkiye'yi derinden etkileyen baba Mesut Hançer, kızının mezarı başında duygusal anlar yaşadı. Hançer, o gün yaşadıklarını ve geride kalanların hislerini dile getirdi.

Acı Hala Taze: "Yaşayan Bir Ölü Gibiyiz"

Depremin üçüncü yıl dönümünde, Kapıçam Şehir Mezarlığı'nda bulunan kızının kabrini ziyaret eden Mesut Hançer, mezarına karanfiller bırakıp dua etti. 16 yaşındaki kızı Irmak Leyla Hançer'in mezarı başındaki fotoğrafına dokunan baba, yaşadığı derin acıyı şu sözlerle ifade etti: "Onlar öldü, kurtuldular. Ancak biz burada yaşayan bir ölü haline geldik." Bu sözler, depremzedelerin yaşadığı tarifsiz boşluğu ve bitmeyen yası gözler önüne seriyor.

Hançer, deprem anında yaşadığı dehşeti ve sonrasında hissettiği çaresizliği şöyle anlattı: "Acılar hiç dinmiyor, dün gibi aklımızda. O manzarayı asla unutamadık." Depremin ardından gelen yıkımın, sadece fiziksel binalarla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda insanların ruhlarında da derin yaralar açtığını vurguladı. Kızı ve ailesinden birçok kişiyi kaybeden Hançer için hayat, o karanlık geceden sonra bambaşka bir boyut kazandı.

Beklenmedik Kayıpların Ardından Gelen Yıkım

Mesut Hançer, depremin hayatlarını nasıl altüst ettiğini detaylandırırken, ailesinden pek çok kişiyi ansızın kaybettiklerini belirtti. O gece fırında çalıştığını ve ulaşım imkanları kısıtlı olduğu için hemen olay yerine gidemediğini anlattı. Vardığında karşılaştığı manzara karşısında dünyasının yıkıldığını söyledi. En küçük kızı annesinin yanındayken, annesi ve ablalarıyla birlikte diğer yakınlarının da depremde hayatını kaybettiğini aktardı.

Hançer, "Hepsi pazartesi bize geleceklerdi. Fakat olmadı. Annem, ablalarım, yeğenlerim, yengem... Hepsi vefat etti. En küçük kızım da rahmetli oldu," diyerek kaybettiği yakınlarını saydı. Depremin ardından her şeyin yerle bir olduğunu, sadece evlerinin değil, hayatlarının da enkaz altında kaldığını söyledi. "Onlar toprağa gitti, biz toprağın içinde canlı ölüyüz," diyerek, yakınlarının ölümünün kendilerini de manevi olarak öldürdüğünü ifade etti.

Geleceğe Yönelik Umutlar ve Yaraların Sarılması

Bu tür trajediler, toplumun dayanışma gücünü ve yaraların sarılması için gösterilen çabaları da ön plana çıkarıyor. Depremin üzerinden geçen zaman, kayıpların acısını dindirmese de, yeniden inşa ve iyileşme süreçlerinin önemini vurguluyor. Benzer felaketlerin yaşanmaması için alınacak önlemler ve afetlere hazırlık konusundaki çalışmalar, gelecekteki benzer acıların önüne geçilmesi adına büyük önem taşıyor. Ürdün Kralı II. Abdullah Türkiye'ye Geliyor gibi diplomatik temaslar, uluslararası destek ve işbirliğinin de bu süreçlerde ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Bu tür ziyaretler, zor zamanlarda ülkeler arasındaki dayanışmayı pekiştirme potansiyeli taşıyor.

Editör Notu: Bu haber, depremin üzerinden yıllar geçse de ilk günkü acıyı yaşayan bir babanın yürek burkan sözleriyle, afetzedelerin bitmeyen yasını ve yaşadıkları derin travmayı gözler önüne seriyor.