Dilovası'ndaki Yangın Davasında Müşteki İfadeleri Ortamı Buz Kesti: "Kızımın Kefeni Olmadı Hakim Bey"

26.03.2026 By Ahmet Yılmaz Gundem

Dilovası'ndaki Yangın Davasında Müşteki İfadeleri Ortamı Buz Kesti: "Kızımın Kefeni Olmadı Hakim Bey"

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde bulunan bir kozmetik fabrikasında 8 Kasım 2025 tarihinde meydana gelen ve 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin davada, müşteki ifadeleri alınmaya devam edildi. Mimar Sinan Mahallesi'ndeki Raviva Kozmetik isimli tesiste çıkan yangında hayatını kaybedenlerin aileleri, mahkemede yaşadıkları acıları ve ihmalleri dile getirdi. Davada alınan ifadeler, salonu derin bir üzüntü ve sessizliğe boğdu.

Yangın Faciasının Ardından Adalet Arayışı

Dilovası'ndaki parfüm dolum tesisinde çıkan yangın, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve ihmaller zincirini gözler önüne sermişti. Yangında, Hanım Gülek (65), Esma Gikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. Bu trajik olayın ardından Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde görülen davada, hayatını kaybedenlerin yakınları tanık sıfatıyla dinleniyor. Davanın amacı, bu acı olayın sorumlularını belirlemek ve adaletin yerini bulmasını sağlamak.

Hayatını Kaybedenlerin Ailelerinden Yürek Burkan İfadeler

Davada tanıklık yapan aileler, yaşadıkları tarifsiz acıyı mahkeme salonunda paylaştı. Yangında kızı Nisa'yı kaybeden Altun Taşdemir, "Kızımın kefeni olmadı hakim bey" sözleriyle salondakileri gözyaşlarına boğdu. Kızının kömür gibi olduğunu belirten Taşdemir, yaşadıkları maddi sıkıntılar nedeniyle kızının çalışmak zorunda kaldığını anlattı. Benzer şekilde, hayatını kaybeden diğer gençlerin aileleri de çocuklarının cansız bedenlerini aldıklarını belirterek, yaşadıkları travmayı dile getirdi. Tuğba Taşdemir'in babası Şahin Taşdemir, "Çocuklarımız birbirlerine sarılarak öldüler. Çocuklarımız kömür oldular. Çocuğumu torbaya koyup getirdim" diyerek yürekleri dağladı.

İş Güvenliği İhmalleri ve Çalışma Koşulları

Müşteki ifadeleri, işyerindeki ciddi güvenlik açıklarını ve sağlıksız çalışma koşullarını da ortaya koydu. Yangında yaralı kurtulan Keriman Miskin, iş güvenliği eğitimi almadıklarını ve denetimler öncesinde sigortasız işçilerin işten çıkarılıp sonra tekrar çağrıldığını belirtti. Zabıtaların denetim yerine işyerine hediye olarak parfüm götürüldüğünü iddia eden Miskin, çocuk işçi ve göçmen işçi çalıştırıldığını ve yemek yiyecek düzgün bir yerlerinin bile olmadığını söyledi. Yangın merdiveni maliyetli olduğu için yaptırılmadığına dair iddialar da dile getirildi. Bu durum, olayın sadece bir kaza olmadığını, aynı zamanda ihmallerin bir sonucu olduğunu düşündürüyor.

Finansal Destek ve Sorumluluk İddiaları

Yangında hayatını kaybeden Tuncay Yıldız'ın eşi İlknur Yıldız, finansal desteği veren kişinin Ali Osman A. olduğunu öne sürdü. Eşinin, Kurtuluş Oransal'ın zor şartlarda yaşadığını anlattığını belirten Yıldız, olay sonrası kendileriyle iletişime geçmeye çalışan Çetin A. isimli eski ev sahibini de reddettiklerini ifade etti. Bu ifadeler, olayın ardında karmaşık finansal ilişkilerin olabileceğine işaret ediyor. Sanıkların, daha fazla para kazanma hırsıyla hareket ettikleri ve çocukların hayatlarını hiçe saydıkları yönündeki iddialar da dikkat çekici.

Adalet Bakanı Gürlek ve KKTC İçişleri Bakanı Oğuz'un Hukuki İşbirliği Vurgusu

Bu tür trajik olayların bir daha yaşanmaması adına hukuki işbirliğinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Adalet Bakanı Gürlek ve KKTC İçişleri Bakanı Oğuz'un iki ülke arasındaki hukuki işbirliğini vurgulayan açıklamaları, bu tür durumlarda uluslararası dayanışmanın ve ortak adımların ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Bu tür davalarda, benzer olayların önlenmesi ve mağdurların haklarının korunması için ulusal ve uluslararası düzeyde işbirliği büyük önem taşıyor.

Geleceğe Yönelik Etkiler ve Dersler

Dilovası'ndaki yangın faciasına ilişkin davada alınan ifadeler, iş sağlığı ve güvenliği konusunda toplumda farkındalığı artırmayı hedefliyor. Yaşanan acı kayıpların ardından, benzer ihmallerin tekrarlanmaması için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve yasal düzenlemelerin daha sıkı uygulanması gerektiği açıktır. Bu dava, aynı zamanda, ekonomik çıkarların insan hayatının önüne geçmemesi gerektiği yönünde güçlü bir mesaj veriyor.

Editör Notu: Bu haber, Dilovası'ndaki yangın faciasında hayatını kaybedenlerin ailelerinin mahkemede dile getirdiği yürek burkan ifadeleri ve olayın ardındaki ihmalleri detaylandırarak, okuyucuya adaletin tecellisi yolunda yaşanan süreci ve iş güvenliğinin önemini vurgulamaktadır.