Emine Erdoğan'dan İnsana ve Medeniyete Odaklı Psikoterapi Merkezi Açılışı
İstanbul'da hizmete giren İHÜ İPAM Darüşşifa Psikoterapi Merkezi'nin açılış törenine katılan Emine Erdoğan, merkezin önemine vurgu yaptı. Tarihi Süleymaniye Darüşşifası'nın ruhaniyetini yeniden canlandıran bu yapının, hem ülkeye hem de tüm insanlığa faydalı olmasını diledi. Açılış, salı günü gerçekleştirildi.
Anadolu'nun Şefkat Mirası: Darüşşifalar
Erdoğan, konuşmasında Anadolu'nun kadim sağlık kurumları olan darüşşifalara dikkat çekti. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde pek çok şehirde inşa edilen bu yapıların, bilimin insan sevgisiyle harmanlandığı merkezler olduğunu belirtti. Darüşşifaların sadece birer hastane olmadığını, aynı zamanda hekimlerin yetiştiği ve medeniyet anlayışının somutlaştığı özel yerler olduğunu söyledi.
Tarihi kaynaklara göre, Orta Çağ Avrupası'nda ruhsal rahatsızlıkları olan bireylerin ağır işkencelere maruz kaldığına değinen Erdoğan, buna karşılık 13. yüzyılda Anadolu'da ruhsal hastalıkların ilaç, müzik ve doğa sesleriyle tedavi edildiğini vurguladı. Bu tedavi yöntemlerinin, kullanılan çiçeklerin güzelliği ve kokusundan, Kur'an-ı Kerim tilavetinden ve su seslerinden faydalanmayı içerdiğini aktardı.
Süleymaniye Darüşşifası'nda ruh sağlığı hastaları için özel bir bölümün bulunmasının, geçmişte bu alanda ne denli ileri bir seviyede olunduğunun ve insana verilen değerin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Bu durumun, Anadolu medeniyetinin insanlık tarihindeki parlak yerini teyit ettiğini belirtti.
Psikoterapi: Ruhun Röntgeni
Günümüz dünyasında yaşanan toplumsal ve bireysel sorunların, insanların ruhunda derin izler bıraktığını dile getiren Erdoğan, "Her insanın terapi odasında kendisine sorulan 'Sizi buraya ne getirdi?' sorusuna vereceği türlü türlü cevabı var." dedi. Bu nedenlerin ailevi sorunlardan, akademik başarısızlıklara, kayıplardan travmalara kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirtti. Afetler, krizler ve salgın hastalıklar gibi toplumsal boyutlu olayların da ruh sağlığını derinden etkilediğini ekledi.
Ruhsal yaraların tespit edilip iyileştirilmesinin, adeta ruhun röntgenini çekmeyi gerektiren meşakkatli bir sanat olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu süreçte insana yalnızca maddi bir varlık olarak değil, manevi yönleriyle de yaklaşmanın önemine işaret etti. Küresel sağlık verilerine göre her 4 kişiden 1'inin hayatının bir döneminde ruh sağlığı sorunları yaşadığına dikkat çekti. Yaklaşık 300 milyon kişinin depresyon, 284 milyon kişinin ise anksiyete bozukluğu ile mücadele ettiğini belirterek, bu rahatsızlıkların sıklıkla antidepresanlarla tedavi edilmeye çalışılmasının, psikoterapi hizmetlerinin önemini gözler önüne serdiğini söyledi.
Medeniyet Perspektifiyle Ruh Sağlığı
Modern yaklaşımın, insanı adeta bir tamirhaneye getirilen teknik bir ürün gibi ele aldığını ve ruhsal yaraları iyileştirmek yerine acılara karşı hissizleştirmeyi amaçladığını savunan Erdoğan, bunun küresel bir antidepresan toplumuna yol açtığını ifade etti. İnsanların temel ihtiyacının ise dertlerini konuşmak, değer görmek ve anlaşılmak olduğunu vurguladı.
Erdoğan, iyileşmenin, psikoterapist ve danışanın aynı anlam dünyasında buluştuğunda gerçekleştiğini belirtti. Başka medeniyetlerin bakış açılarını ve kültürel kodlarına göre tasarlanmış terapi yaklaşımlarını ödünç alarak gerçek fayda sağlanamayacağını söyledi. Kendi kültürel kodlarımızı ve toplumsal dokumuzu gözeten, sosyoloji, felsefe ve ilahiyat gibi disiplinlerden beslenen terapilerin insanları gerçek şifaya kavuşturduğunu vurguladı. Batı modellerini toplumsal ve inanç dünyamızı dışlayarak uygulamaya çalışmanın daha büyük kaoslara yol açabileceği uyarısında bulundu.
İslam inancının ve toplumsal normların insana bütüncül bakış açısını korumanın, emanet kavramıyla ele alınması gerektiğini dile getirdi. İPAM'ın benimsediği anlayışın, medeniyetin şifa anlayışını modern bilimle birleştirerek küresel ruh sağlığı yaklaşımlarına önemli katkılar sunacağına inandığını belirtti. Anadolu'nun şefkati ve insana hürmetinin başlı başına bir yöntem haline geldiğini sözlerine ekledi.
Sağlık Turizminde Türkiye'nin Rolü
Emine Erdoğan, Türkiye'nin sağlık turizminde küresel bir merkez konumunda olduğunu ve 2024 yılında 1,5 milyonu aşkın kişinin sağlık hizmeti almak üzere ülkeyi ziyaret ettiğini aktardı. Bu ziyaretçilerin Türkiye'nin iyileştirici gücünden faydalandığını belirterek, medeniyet temelli yaklaşımlarının ruh sağlığı alanında da dünyaya söyleyecek sözü olduğuna inandığını ifade etti. İPAM Darüşşifa Psikoterapi Merkezi'nin, ruh sağlığı geleneğinin yetkin bir temsilcisi ve medeniyet perspektifli bilim üretiminin önemli bir merkezi olacağına yürekten inandığını söyledi.
Ruh sağlığı hizmetlerinin bireysel gibi görünse de genel toplum sağlığıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Erdoğan, insanların ruhsal iyilik halinin artmasının ailelerin ve toplumun genel refahını yükselttiğini belirtti. Psikoterapi hizmetlerinin, bireylerin içsel gücünü artırarak hayatın zorlukları karşısında daha dirençli olmalarını sağladığını ve bu nedenle herkes için erişilebilir olmasının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi. İPAM Darüşşifa Psikoterapi Merkezi'nin erişilebilir hizmetleriyle ülkeye büyük katkılar sağlayacağına emin olduğunu ifade etti.
Açılış törenine katılan protokol üyeleri, günün anısına Emine Erdoğan'a Ayasofya anahtarının bir replikasını takdim etti. Kurdele kesimiyle resmen açılan merkez, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Törenin ardından Emine Erdoğan, merkezdeki psikoterapi odalarını ve derslikleri gezdi.