Emtia Piyasalarında Tansiyon Yükseldi: Fed Beklentileri ve Jeopolitik Gelişmeler Fiyatları Şekillendiriyor
Küresel emtia piyasaları, Gündem'deki önemli gelişmelerin etkisiyle hareketli bir hafta geçirdi. Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (Fed) tarafından faiz indirimlerine yönelik beklentilerdeki değişimler ve jeopolitik gerilimler, birçok emtia türünde fiyat dalgalanmalarına neden oldu. Özellikle iş gücü piyasasından gelen soğuma sinyalleri, Fed'in faiz politikası üzerindeki belirsizliği artırırken, bu durum emtia piyasalarında risk iştahını yeniden şekillendirdi.
Faiz İndirimi Beklentileri ve Emtia Piyasalarına Etkisi
Piyasada genel beklenti, haziran ayına kadar bir faiz indirimi öngörülmüyordu. Ancak ABD'deki iş gücü piyasasına dair gelen alternatif veriler, bu beklentilerde kısmi bir yumuşamaya yol açtı. Bu gelişmeler, küresel piyasalarda genel bir risk iştahı toparlanmasını tetiklerken, sondakikahaberler akışında da emtia piyasalarına yönelik olumlu yansımalar görüldü.
Fed yetkililerinin açıklamaları, yatırımcılar tarafından büyük bir dikkatle takip edildi. Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, ekonomik tabloya dair "temkinli iyimser" bir yaklaşım sergilerken, verimlilik artışının enflasyon hedeflerine ulaşmada rol oynayabileceğini belirtti. Öte yandan, San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, iş gücü piyasasındaki zayıflığa dikkat çekerek, bir veya iki faiz indiriminin daha gerekli olabileceği yönünde bir sinyal verdi. Bu açıklamalar, faiz indirimi kapısının tamamen kapanmadığı algısını güçlendirdi.
Jeopolitik Gelişmelerin Emtia Fiyatlarına Yansıması
Hafta boyunca jeopolitik alandan gelen çelişkili sinyaller de emtia piyasalarında etkisini gösterdi. ABD ve İran arasındaki görüşmelerin yeniden başlayacağına dair açıklamalar ve ardından bu görüşmelerin gerçekleşmesi, petrol piyasasında bir miktar baskı yarattı. Rusya ve Ukrayna cephesinde yaşanan kapsamlı esir takası anlaşması, savaş risklerine ilişkin algıyı bir nebze yumuşattı.
ABD ile Çin arasındaki diplomatik temaslar da piyasalarda rahatlama yarattı. ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki telefon görüşmesinin "oldukça olumlu" geçtiği yönündeki açıklamalar, ticaret geriliminin hafifleyebileceği beklentisini artırdı. Bu durum, emtia piyasalarındaki risk algısını sınırlı da olsa düşürdü.
Analistler, enerji ve tarım emtialarında kalıcı bir iyileşme için Rusya ve Çin kaynaklı belirsizliklerin devam ettiğini vurguluyor. Bu gelişmelerin ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi %4,21 seviyesinde tamamlanırken, dolar endeksi %0,7'lik bir artışla 97,7'ye yükseldi.
Değerli Metallerde Altın Hariç Negatif Seyir
Tamamlanan haftada değerli metaller piyasasında, sondakikahaberler akışında da yer aldığı üzere, altın dışındaki varlıklar negatif bir eğilim sergiledi. Doların iki haftanın zirvesine yaklaşması ve jeopolitik risk algısının zayıflaması, güvenli liman varlıklarına olan talebi sınırlayarak fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. Ancak hafta sonuna doğru Fed'in faiz politikası ve jeopolitik risklerin uzun vadede devam edeceği beklentileri, değerli metallerdeki fiyatları yukarı yönlü destekledi.
Gümüşün ons fiyatı, 17 Aralık 2025'ten bu yana en düşük seviyesini görerek 64 dolar seviyelerine geriledi. Piyasadaki yüksek kaldıraçlı pozisyonların çözülmesi ve marj tamamlama satışlarının, düşüş eğilimini derinleştirdiği belirtiliyor. Altının ons fiyatı ise haftayı pozitif kapatan tek değerli metal olarak öne çıktı. Yüksek volatilite ve pozisyon azaltma eğiliminin yükselişleri sınırladığı, kısa vadede dalgalı seyrin sürebileceği öngörülüyor.
Bu gelişmeler sonucunda, değerli metaller bazında altın %2,4 değer kazanırken; platin %3,7, gümüş %6,5 ve paladyum %1 değer kaybetti.
Baz Metaller ve Petrol Piyasasında Son Durum
Baz metaller piyasası, hafta boyunca genel olarak negatif bir seyir izledi. Bakır fiyatları üzerinde, Londra depolarındaki stok artışları ve yaklaşan Çin Yeni Yılı tatili öncesinde talebin yavaşlayabileceği beklentisi baskı oluşturdu. Çin'in stratejik bakır rezervlerini artırma planı gibi olumlu haber akışlarının fiyatlara etkisi ise sınırlı kaldı. Bazı metallerde çinko %0,8, bakır %1, nikel %2,1, alüminyum %0,2 ve kurşun %1,9 oranında değer kaybetti.
Petrol fiyatları da hafta boyunca dalgalı bir seyir izledikten sonra düşüşle kapandı. ABD-İran hattındaki yumuşama sinyalleri ve küresel petrol arzının ilk çeyrekte fazla verebileceği beklentileri fiyatları baskılarken, Orta Doğu'daki tansiyonun yeniden yükselmesi düşüşleri törpüledi. ABD donanmasının İran'a ait bir insansız hava aracını düşürmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlikler arz kesintisi endişelerini artırarak fiyatları destekledi. Amerikan Petrol Enstitüsü (API) verilerine göre ABD ham petrol stoklarındaki önemli azalış da fiyatları destekleyen unsurlar arasındaydı. ABD ile Hindistan arasındaki ticaret anlaşması beklentisi de talebi artırıcı yönde etki etti.
Doğal gaz fiyatları ise mevsim normallerine dönen hava koşulları ve rekor seviyelere çıkan üretim nedeniyle değer kaybetti. Ocak ayındaki soğukların ardından yeniden üretime geçen kuyular arzı artırırken, gelecek hafta talebin beklentilerin altında kalacağı öngörüsü fiyatlar üzerinde baskı kurdu. Bu gelişmelerle Brent petrolün varil fiyatı haftalık %3 düşerken, doğal gaz fiyatları %27,5 değer kaybetti.
Tarım Emtialarında Karışık Bir Seyir
Tarım emtialarında fiyatlamalar, ABD ihracat verileri ve ABD-Çin arasındaki alım beklentileriyle şekillendi. Soya fasulyesinde, Çin'den gelebilecek alım ihtimalini artıran haber akışı etkili oldu. Buğday ve mısırda ABD ihracat taahhütleri güçlü kalsa da, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) "arz bolluğu" vurgusu ve WASDE raporu öncesindeki temkinli duruş, fiyatlamaları sınırladı. Güney Amerika'daki yağış ve kuraklık riskleri ise mısır ve soyada destekleyici oldu.
Bu gelişmelerle birlikte mısır %0,6, soya fasulyesi %4,8, pirinç %1,8 artarken; buğday %1,4 geriledi. Kahve piyasasında ise arz görünümüne ilişkin beklentiler öne çıktı. Dünyanın en büyük kahve üreticisi Brezilya'nın 2026-2027 döneminde rekor üretim yapması beklentisi, arzın güçlenebileceği öngörüsüyle kahve fiyatlarında aşağı yönlü baskı oluşturdu. Şeker %0,9, pamuk %3,3 gerilerken, kakao %0,3 düşüşle haftayı tamamladı.
Bu hareketlilik, küresel ekonominin hassas dengelerini ve çeşitli faktörlerin emtia piyasaları üzerindeki karmaşık etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle miras ve aile içi çatışmaların bile zaman zaman ekonomik dalgalanmalarla ilişkilendirilebileceği düşünüldüğünde, küresel ekonomideki her türlü gelişmenin yakından takip edilmesi önem taşıyor.