Erdoğan'dan İsrail'in Somaliland Kararına Sert Tepki: "Gayrimeşrudur"

30.12.2025 By Ahmet Yılmaz Gundem

Erdoğan'dan İsrail'in Somaliland Kararına Sert Tepki: "Gayrimeşrudur"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gundem'deki önemli bir gelişmeyle ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile ortak bir basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, İsrail'in Somaliland'in bağımsızlığını tanıma yönündeki kararını gayrimeşru ve kabul edilemez olarak nitelendirdi. Bu açıklama, uluslararası ilişkilerde yeni bir gerilimin habercisi olarak değerlendiriliyor.

Türkiye-Somali İlişkileri Güçleniyor

Erdoğan, Türkiye ve Somali arasındaki diplomatik ilişkilerin 2026'da 60. yılını kutlayacağını hatırlatarak, iki ülke arasındaki bağların ne kadar köklü olduğunu vurguladı. Başbakanlığı döneminde Somali'ye yaptığı insani yardım ziyaretiyle başlayan yakınlaşmanın, ülkenin zor zamanlarında Türkiye'nin uzattığı "kardeşlik eli" sayesinde daha da pekiştiğini belirtti. Somali'nin uluslararası alanda yalnız kaldığı dönemlerde bile Türkiye'nin desteğini esirgemediğini dile getiren Erdoğan, bu durumun iki ülke arasındaki dostluk bağlarını güçlendirdiğini ifade etti.

Somali'nin kalkınmasını istemeyen dış müdahalelere rağmen önemli ilerlemeler kaydettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin bu süreçte terörle mücadelesine verdiği desteği sürdürdüğünü belirtti. Somali ordusuna sağlanan eğitim ve ekipman desteğinin, ülkenin güvenlik ve istikrarına katkı sağladığını sözlerine ekledi. Türkiye, Somali'nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini kararlılıkla desteklemeye devam edeceğini taahhüt etti.

Enerji ve Uzay Alanında Tarihi İş Birlikleri

Toplantıda, Türkiye ile Somali arasındaki enerji alanındaki iş birliğinin de altı çizildi. Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi'nin Somali deniz alanlarında yürüttüğü dokuz aylık kapsamlı araştırma faaliyetinin, ülkenin enerji potansiyelini ortaya çıkarmada bir ilk teşkil ettiği belirtildi. Bu çalışmaların meyvesi olarak, 2026 yılından itibaren sondaj faaliyetlerine başlanması planlanıyor. Bu adımın, Somali halkının refahını artırmada önemli bir rol oynaması bekleniyor.

Erdoğan, Türkiye'nin deniz sondajı filosunu güçlendirdiğini müjdeleyerek, "Çağrı Bey" ve "Yıldırım" adını verdikleri iki yeni derin deniz sondaj gemisinin filoya katıldığını duyurdu. Bu gemilerden birinin Somali açıklarında, diğerinin ise Karadeniz'de görev yapacağını belirten Erdoğan, bu eklemeyle Türkiye'nin dünyanın dördüncü büyük sondaj filosuna sahip olduğunu ifade etti. Bu gelişme, Türkiye'nin enerji alanındaki yetkinliğini ve uluslararası alandaki rolünü pekiştiriyor.

Enerji alanındaki iş birliğinin yanı sıra, Türkiye ve Somali arasında uzay alanında da tarihi bir adım atılıyor. İmzalanan anlaşmalar çerçevesinde Somali'de bir uzay limanı kurulması öngörülüyor. Üç fazdan oluşacak projenin ilk fazının proje çalışmalarının tamamlandığı ve Türkiye Uzay Ajansı aracılığıyla yapım sürecinin başladığı bildirildi. Bu proje, iki ülke için uzay fırlatma ve uydu teknolojileri alanında önemli bir altyapı oluşturmayı hedefliyor.

İsrail'in Kararına Tepkiler Yoğunlaştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İsrail'in Somaliland kararını sert bir dille eleştirmesinin ardından, Dışişleri Bakanlığı da konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Bakanlık Sözcüsü Öncü Keçeli, İsrail'in bu adımının Tel Aviv yönetiminin hukuk dışı eylemlerinin yeni bir örneği olduğunu belirtti. Keçeli, bu tür kararların bölgesel ve küresel düzeyde istikrarsızlık yaratmayı hedeflediğini vurguladı.

Türkiye'nin, Somali Federal Cumhuriyeti ve Somaliland bölgesinin geleceğine ilişkin kararların tüm Somalililerin iradesini yansıtacak şekilde alınması gerektiğinin altını çizdiği ifade edildi. Ankara'nın Afrika Boynuzu'nda barış ve güvenliğe verdiği önemin altı çizilirken, Somali'nin toprak bütünlüğüne yönelik desteğin süreceği kaydedildi. Bu gelişmeler, uluslararası hukuk ve bölgesel istikrar açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye'nin bu konudaki duruşu, bölgedeki dengeler açısından kritik bir öneme sahip.

Editör Notu: Bu haber, Türkiye'nin Somali ile artan iş birliğini ve İsrail'in uluslararası hukuk dışı olarak nitelendirilen adımlarına karşı gösterdiği sert tepkiyi detaylandırarak, bölgesel jeopolitik dinamiklere ışık tutuyor.