Halı Sahaya Giderken Hayatını Kaybeden Muhammet'in Ailesi Adalet Arıyor

İstanbul'un Küçükçekmece ilçesinde geçtiğimiz yıl 30 Ekim tarihinde yaşanan trajik bir olayda, halı saha maçına gitmekte olan Muhammet Mutluay isimli genç, çalıntı bir araçtan rastgele açılan ateş sonucu hayatını kaybetti. Olay, çevredeki vatandaşların büyük paniğe kapılmasına neden olurken, Mutluay'ın ailesi ise yürek burkan bir adalet mücadelesi veriyor.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, olayla ilgili dört sanık hakkında ağır cezalar talep edildi. Sanıklar Çekdar Ilık ve Eyüp Kaya için 42 yıl 4 aydan 68 yıla kadar hapis cezası istenirken, Yiğit Erdem Yağmur hakkında 40 ila 53 yıl, Yasin Ünal hakkında ise 'olası kastla kasten öldürmeye azmettirme' suçundan 20 ila 25 yıl arasında hapis cezası talep edildi. Ayrıca, diğer müştekilere yönelik işlenen farklı suçlar da iddianamede yer aldı.

Mahkemede Sanık Savunmaları ve Aile Tepkisi

Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, tutuklu sanıklar ve Muhammet Mutluay'ın ailesi hazır bulundu. Duruşmada söz alan sanıklardan Çekdar Ilık, olay günü arkadaşlarıyla birlikte olduğunu ve kendisinin ateş etmediğini iddia etti. Ramazan ve Yiğit Erdem isimli şahısların ateş ettiğini öne süren Ilık, karşı tarafı tanımadığını belirtti. Yiğit Erdem'in kendisine borcu olduğunu ve bu nedenle küfürler ettiğini söyleyen Ilık, olay sırasında Yasin isimli şahıstan borcu karşılığında silah istediğini ancak kullanmadığını savundu. Yüzlerinde maske olmadığını da ekledi.

Diğer tutuklu sanık Eyüp Kaya ise, müştekileri ve çatışmaya karışan sanıkları tanımadığını, olay günü gezmeye çıktığını ve her şeyin ani geliştiğini söyledi. Olay sonrası kendiliğinden teslim olduğunu ifade eden Kaya, sadece Çekdar ve Yiğit Erdem'i tanıdığını ve Yiğit Erdem'in yüzünde maske olduğunu belirtti.

Tutuklu sanık Yasin Ünal, savunmasında olaydan 15 gün önce sanıklardan Ramazan ile tartıştığını ve yaralamak zorunda kaldığını anlattı. Ramazan ile barıştıktan sonra Çekdar'ın kendisinden para istediğini, parasının olmadığını söyleyince ise silahlarını istediğini belirtti. Bir silahıyla yaralama olayına karıştığını Çekdar'a söylediğini ve onun silah kullanmayı bilmediği için silahı rahatlıkla verdiğini iddia etti. Ramazan yakalandığında firari olduğunu da sözlerine ekledi.

Aileden Yürek Burkan Açıklamalar

Muhammet Mutluay'ın annesi Derya Mutluay, oğlunun katillerinden şikayetçi olduğunu belirterek, olay sonrası kendisinin ve eşinin tehdit mesajları aldığını söyledi. Evlat acısıyla kavrulduklarını ve 17 aydır sofraya birlikte oturmaları gereken akşam yemeklerini yemediklerini, sağlık sorunlarının arttığını gözyaşları içinde anlattı.

Baba Tanju Mutluay ise duruşma sonrası yaptığı açıklamada, o günü tekrar yaşadıklarını ve suçluların arkasında 5-6 avukat olduğunu görünce büyük üzüntü duyduğunu dile getirdi. Ceza sisteminin değişmemesi halinde bu tür cinayetlerin son bulmayacağını vurgulayan Mutluay, Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı'ndan bu konuda çalışma yapmalarını talep etti. Kurduğu bir platform aracılığıyla benzer durumda olan 109 mağdur aileyle bir araya geldiklerini ve bu sayının her geçen gün arttığını belirten Mutluay, suçluların işledikleri suçların cezasını hesapladığını ve hatta avukatlardan daha iyi bildiklerini söyledi. Bu nedenle sistemin köklü bir şekilde değişmesi gerektiğini savundu. Ayrıca, silahları temin eden ve satan kişilere de ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini düşündüğünü ifade etti. Sanıkların sanki suçsuzmuş gibi ifadeler vermesi karşısında, "Acaba biz miyiz suçlu?" sorusunu sorduğunu dile getirdi.

Cinayetlerin Önlenmesi İçin Sistem Değişikliği Talebi

Baba Mutluay, suçluların araç kiralayıp plaka değiştirmeleri, maske takmaları gibi eylemlerle suçu gizlemeye çalıştıklarını, ancak bu durumun artık bir çete işi olduğunun duyulduğunu belirtti. Adalet sistemine güvendiğini ancak mevcut ceza sisteminin bu tür suçları önlemekte yetersiz kaldığını yineledi. Bu tür olayların son bulması için sistemin mutlaka değişmesi gerektiğini ve sadece bireysel cezalarla değil, suçun kaynağına inilerek çözümler üretilmesi gerektiğini savundu. Bu noktada, küresel ölçekte yaşanan benzer çatışmalar ve bölgesel gerilimlerin de suç oranlarını etkileyebileceği göz ardı edilmemelidir. Bu tür olayların tekrar yaşanmaması için toplumsal duyarlılığın artması ve adalet mekanizmasının daha etkin hale gelmesi büyük önem taşıyor.

Editör Notu: Bu haber, bir gencin yaşamını yitirdiği trajik olayın ardından ailelerin yaşadığı derin acıyı ve adalet arayışını merkeze alarak, mevcut ceza sisteminin yetersizliğine dikkat çekmektedir.