Hasta Ölümünün Ardından Ortaya Çıkan Şok Detaylar: E-Nabız Kayıtları İhmali Gözler Önüne Serdi
Hasta Ölümünün Ardından Ortaya Çıkan Şok Detaylar: E-Nabız Kayıtları İhmali Gözler Önüne Serdi
Antalya'da özel bir hastanede mide fıtığı ameliyatı geçiren Yunus Çınar, ameliyat sonrası gelişen komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybetti. Yaklaşık 45 gün önce vefat eden Çınar'ın eşi Kübra Çınar, eşinin ölümünde doktor ihmali olduğunu iddia ederek hukuki süreç başlattı. Çınar'ın ailesi, doktor C.Ç. tarafından yapılan teşhis ve tedavi sürecinde ciddi hatalar yapıldığını, özellikle 12 parmak bağırsağının delindiği bilgisinin kendilerinden gizlendiğini belirtiyor. Bu durumun, sızan asitlerin vücutta yayılmasına ve organların çürümesine yol açtığını ifade ediyorlar.
Ameliyat Sonrası Gelişen Komplikasyonlar ve Gizlenen Teşhis
Kübra Çınar, eşinin mide fıtığı ameliyatının ardından doktor C.Ç. tarafından uzun süre oyalandığını ve durumunun kötüleştiğini belirtti. Doktorun, beşinci gün eşinin tekrar ameliyata alınması gerektiğini söylemesi üzerine bu operasyonun yapıldığını ancak sonrasında hastanın kendilerinden habersiz entübe edilerek yoğun bakıma alındığını anlattı. Aile, hastanenin sevk taleplerini reddettiğini ancak gidişatın iyi olmadığını düşünerek İstanbul'da başka bir özel hastaneye sevk aldıklarını söyledi. İstanbul'daki tetkikler sonucunda, daha önce kendilerine söylenmeyen ve doktor C.Ç. tarafından gizlenen 12 parmak bağırsağı delinmesi teşhisi konulduğunu belirtti.
Bu delinme nedeniyle bağırsaklardan sızan asitlerin Yunus Çınar'ın tüm organlarında ciddi hasara yol açtığı ve çürümeye neden olduğu ortaya çıktı. Kübra Çınar, doktor C.Ç.'nin ilk teşhis olarak sadece reflü hastalığı yazdığını, ancak hastaneden ayrıldıktan sonra Gundem'e ait e-Nabız sistemine girildiğinde akut böbrek yetmezliği, albumin anormalliği ve sıvı elektrolit uyuşmazlığı gibi ek hastalıkların sonradan eklendiğini ifade etti. Bu durum, kayıtlar üzerinde oynandığı şüphesini doğurdu.
Sağlık Bakanlığı'ndan Soruşturma İzni Talebi
Yunus Çınar'ın annesi Nezahat Çınar ise, olayın hemşireler ve doktorlar tarafından bilindiğini ancak kendilerine söylenmediğini dile getirdi. Çocuğunun yoğun bakıma alınmasının ve başka bir hastaneye sevk edilmemesinin sebebinin doktorların durumu gizleme çabası olduğunu düşünüyor. Anne Çınar, doktorların meslekten men edilmesi gerektiğini vurgulayarak, Sağlık Bakanlığı'ndan bu dosya hakkında soruşturma izni verilmesini talep etti. Çerkezköy'deki bir başka özel hastanede de benzer bir ölüm vakasına neden olduğu iddia edilen doktor C.Ç.'nin Antalya'da yeni bir özel hastanede görev aldığını öğrenen aile, başka canların yanmaması için yetkililerin harekete geçmesini istiyor.
Aile, doktor C.Ç. ve T.S. hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ve Sağlık Bakanlığı'na şikayetlerini ilettiklerini belirtti. Sürecin devam ettiğini ve Sağlık Bakanlığı'ndan gelecek onayı beklediklerini ifade eden Kübra Çınar, seslerini duyurmak ve benzer trajedilerin yaşanmasını engellemek istediklerini söyledi. Yunus Çınar'ın eşinin ve annesinin yaşadığı acı, sağlık sistemindeki denetim ve şeffaflık konusunu bir kez daha gündeme getirdi.
Doktor İhmali ve Kayıt Değişiklikleri
Yunus Çınar'ın ailesi, yapılan kayıt değişikliklerinin ve gizlenen teşhislerin, olayın örtbas edilmeye çalışıldığına işaret ettiğini düşünüyor. Özellikle e-Nabız sistemine eklenen hastalıkların, ilk teşhisin yetersizliğini ve olayın ciddiyetini gizleme amacını taşıdığına inanıyorlar. Bu durum, sağlık kayıtlarının güvenilirliği ve hasta hakları açısından önemli bir endişe kaynağı oluşturuyor.
Sağlık alanındaki bu tür ihmallerin önlenmesi için daha sıkı denetim mekanizmalarının kurulması ve hasta yakınlarının şikayetlerinin titizlikle incelenmesi gerektiği vurgulanıyor. Yunus Çınar'ın trajik hikayesi, doktor sorumluluğu ve hasta güvenliği konularında toplumsal bir farkındalık yaratmayı hedefliyor. Bu tür olayların tekrar yaşanmaması için hem sağlık profesyonellerinin etik kurallara uyması hem de sağlık kuruluşlarının şeffaf bir yönetim anlayışı sergilemesi büyük önem taşıyor.