Hatay'da Yıkılan Binanın Temelinden Tarihi Mozaik Çıktı

21.12.2025 By Hande Sevim Gundem

Hatay'da Yıkılan Binanın Temelinden Tarihi Mozaik Çıktı

Hatay'ın Antakya ilçesine bağlı Maşuklu Mahallesi'nde, 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan 3 katlı bir binanın temel kazısı sırasında, M.S. 5. ve 6. yüzyıllara ait olduğu tahmin edilen, üzerinde Grekçe yazıt bulunan geniş bir taban mozaiği bulundu. Bölgede Gundem çalışmalarını yürüten ekipler, bu önemli keşfin ardından inşaat faaliyetlerini durdurarak kapsamlı bir kurtarma kazısına başladı.

Tarihi Yapının Ortaya Çıkışı

Depremin ardından yeniden yapılaşma sürecine girilen Maşuklu Mahallesi'nde, yıkılan bir binanın temel çalışmaları sırasında işçilerin zengin bir mozaikle karşılaşması, bölgedeki arkeolojik potansiyeli gözler önüne serdi. Bu beklenmedik buluntu üzerine inşaat çalışmaları derhal durduruldu. Hatay Arkeoloji Müzesi'nin koordinasyonunda Mart ayında başlatılan kurtarma kazıları, alanın tarihi derinliğini ortaya çıkarmaya başladı.

Geç Antik Çağ'dan Bir Miras

Yapılan kazı çalışmaları neticesinde, bölgede üç farklı alanda taban mozaiklerinin varlığı tespit edildi. Mart ayından bu yana devam eden titiz çalışmalar sonucunda, 17.5 metre uzunluğunda, geometrik desenlerle süslenmiş ve üzerinde Grekçe bir yazıt barındıran bir Geç Antik Çağ mozaiği gün yüzüne çıkarıldı. Bu mozaik, dönemin sanatsal ve kültürel özelliklerini yansıtması açısından büyük önem taşıyor.

Arkeologlardan Değerlendirmeler

Bölgedeki kazı çalışmalarını yürüten arkeolog Ozan Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2 arkeolog ve 8 işçiyle birlikte mozaik ve mimari kalıntıların çıkarılmasına yönelik çalışmaların hızla devam ettiğini belirtti. Demir, gün yüzüne çıkarılan mozaiğin tek parça halinde korunmuş olmasının dikkat çekici olduğunu vurguladı.

"Üzerinde dönem tamiratı olduğunu görüyoruz. 2026'da mozaiğin müzeye taşınması gerçekleşecek. Alanın diğer bölümlerinde de mimari dokunun ayağa kaldırılması ve arkeolojik verilerin gün yüzüne çıkarılması çalışmaları devam edecektir. Mozaikler normal şartlarda herkesin evinde bulunabilen bir şey değildir. Bu yüzden statüsü yüksek birinin konutu diyebiliriz."

Demir ayrıca, bulunan bu büyük mozaiğin yanı sıra bölgedeki diğer iki mozaikle ilgili çalışmaların da sürdürüleceğini ekledi. Arkeolog Mert Nalbantoğlu ise mozaiğin son derece iyi korunmuş olmasının ve üzerinde bir yazıt bulunmasının, buluntunun değerini artırdığını ifade etti.

Geleceğe Yönelik Planlar

Keşfedilen tarihi mozaiklerin, bölgenin geçmişine ışık tutması bekleniyor. Arkeologların belirttiğine göre, 2026 yılına kadar mozaiğin müzeye taşınma işlemleri tamamlanacak. Bu süreçte, alanın diğer kısımlarındaki mimari dokunun da gün yüzüne çıkarılması ve daha fazla arkeolojik verinin elde edilmesi hedefleniyor. Bu tür buluntular, geçmiş medeniyetlerin yaşam biçimleri ve sanatsal yetenekleri hakkında paha biçilmez bilgiler sunuyor.

Editör Notu: Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde ortaya çıkan bu tarihi mozaik, bölgenin zengin kültürel mirasını gözler önüne sererken, geçmişin izlerini günümüze taşıması açısından büyük önem taşımaktadır.