İran'daki Olaylar ve ABD'nin Olası Müdahale Senaryoları
İran'da devam eden protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısına dair korkunç iddialar ortaya atılırken, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) bu duruma yönelik olası müdahale seçenekleri uluslararası kamuoyunun gündemine oturdu. The Telegraph gazetesinin analizlerine göre, Beyaz Saray'ın masasında İran rejimini hedef alabilecek dört farklı senaryo bulunuyor.
İran'da Protestoların Arka Planı ve Bilançosu
İran'da 28 Aralık'ta başlayan ve 17. gününe giren protestoların bilançosu giderek artıyor. Bir İranlı yetkilinin iddiasına göre, protesto eylemlerinde yaklaşık 2 bin kişi hayatını kaybetti. Bu gösteriler, ülkedeki ekonomik sorunların ve ulusal para birimi karşısındaki döviz kurunun yükselişinin tetiklediği bir dizi olayın ardından patlak verdi. Başlangıçta ekonomik taleplerle başlayan protestolar, zamanla rejime karşı daha geniş çaplı gösterilere dönüştü.
Şehirlerde esnafın kepenk kapatmasıyla başlayan eylemler, kısa sürede binlerce kişinin sokaklara dökülmesine neden oldu. İlk günlerde müdahalede bulunmayan emniyet güçleri, eylemlerin yaygınlaşması üzerine göz yaşartıcı gaz ve sert müdahale yöntemleri kullanmaya başladı. Bu durum, protestocularla güvenlik güçleri arasında yer yer çatışmalara yol açtı.
ABD'nin Masasındaki Dört Olası Müdahale Senaryosu
ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'daki olaylara karşı "çok güçlü seçenekleri" değerlendirdiğini açıklamasının ardından, The Telegraph gazetesi Beyaz Saray'ın masasında yer alan dört ana senaryoyu detaylandırdı. Bu senaryolar, askeri operasyonlardan siber saldırılara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Senaryo 1: Sınırlı Hedef Odaklı Saldırılar
İlk senaryo, rejime bir mesaj vermek amacıyla Devrim Muhafızları (IRGC) üsleri veya füze tesisleri gibi belirli noktalara yönelik sınırlı saldırılar düzenlenmesini içeriyor. Bu tür bir operasyonun, Haziran ayında İsrail'in Tahran'daki İstihbarat Bakanlığı'na yönelik gerçekleştirdiği saldırıya benzer bir "nokta operasyonu" olması hedefleniyor. Ancak uzmanlar, böylesi bir hamlenin yetersiz kalması halinde caydırıcı etkisini yitirebileceği konusunda uyarıyor.
Senaryo 2: Geniş Çaplı Harekat Planı
İkinci senaryo, güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik şiddetini durdurmak veya rejimi sarsmak amacıyla daha kapsamlı bir askeri harekatı öngörüyor. Bu plan, sadece bakanlık binalarını değil, ülke genelindeki Besic milis noktaları ve iletişim merkezlerini de hedef alabilir. Ancak bu boyutta bir operasyonun, ABD'nin bölgeye önemli bir askeri yığınak yapmasını ve uçak gemilerini Basra Körfezi'ne göndermesini gerektireceği belirtiliyor.
Senaryo 3: Liderliğe Yönelik Operasyon İhtimali
Üçüncü ve en dikkat çekici senaryo, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'e yönelik suikast veya alıkoyma ihtimalini gündeme getiriyor. Bazı danışmanların, Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun kaçırılma operasyonundaki başarıdan ilham alarak bu seçeneği tartıştığı iddia ediliyor. Bu, uluslararası ilişkilerde oldukça hassas bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Senaryo 4: Siber Saldırılar ve İletişim Engelleme
Dördüncü senaryo, ABD için "kinetik olmayan" en güçlü seçenek olarak öne çıkıyor. Bu plan, rejimin iletişim ağlarını felç etmeyi ve Elon Musk'ın Starlink terminalleri aracılığıyla İran halkına kesintisiz internet erişimi sağlamayı amaçlıyor. Bu sayede protestocuların koordinasyonu güçlendirilirken, devlet propagandası engellenmiş olacak. Bu, dijital savaşın yeni bir boyutunu oluşturuyor.
İran'dan Sert Tepkiler ve Liderlerin Açıklamaları
İran Meclis Başkanı Muhammed Kalibaf, ABD'nin olası bir müdahalesine karşı sert bir dille yanıt vererek, "Bölgedeki tüm varlıklarınızın nasıl yok edileceğini gelin ve görün. Amerikan üsleri ve gemileri meşru hedefimizdir" şeklinde konuştu. Bu açıklama, olası bir çatışma durumunda bölgedeki gerilimin daha da tırmanabileceğine işaret ediyor.
İran lideri Ali Hamaney, protestoların başlangıcında ekonomik taleplerin meşru olduğunu kabul etmekle birlikte, ülkeyi güvensiz hale getirmek isteyen gruplara karşı sert tedbirler alınması gerektiğini vurguladı. Hamaney, döviz kurundaki yükselişi "düşmanın işi" olarak nitelendirerek, protestoları körüklemekle suçladığı ABD Başkanı Donald Trump'ı hedef aldı. Konuşmalarında "kaos çıkaranlarla konuşmanın bir anlamı olmadığını" ve "sabotajcıların karşısında geri adım atmayacaklarını" belirtti.
Diğer yandan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, protestocuların temsilcileriyle diyalog kurulması talimatı verdiğini ve hükümetin sorunların giderilmesi için harekete geçeceğini söyledi. Pezeşkiyan, ekonomik sorunlardan ABD'yi değil, kendi yönetimlerini sorumlu tutarak, "İnsanlar memnun değilse, bu bizim hatamızdır. Suçu ABD veya başkalarında aramayın. Sorumluluk bizdedir" değerlendirmesinde bulundu. Ancak olayların şiddetinin artmasıyla birlikte, Pezeşkiyan da kargaşa çıkaranlara izin verilmeyeceği yönünde mesajlar verdi.
Protestolarda Ölümlerin Nedenlerine İlişkin Açıklamalar
İran Adli Tıp Kurumu Başkanı Abbas Mescidi Arani, hayatını kaybeden protestocuların çoğunun silahlı kişiler tarafından kesici aletlerle hayati organları hedef alınarak veya yakın mesafeden av tüfeğiyle vurularak öldürüldüğünü açıkladı. Bu açıklama, protestolar sırasındaki şiddetin boyutunu ve ölümlerin kaynağını netleştirmeye yönelik bir adım olarak görülüyor.
Amerikan medyası, Trump yönetiminin İran'a müdahale senaryolarını netleştirdiğini ve olası planlara ilişkin brifinglerin verileceğini duyurdu. Washington Post ve Axios gibi yayın organlarına göre, masada "gizli siber silahların" kullanılması, Starlink terminallerinin İran'a sokulması ve askeri hedeflere hava saldırısı gibi seçenekler bulunuyor. Ancak şimdilik ağırlığın "kinetik olmayan" seçeneklerde olduğu belirtiliyor.
CNN ve New York Times gibi kaynaklar ise Pentagon'un olası bir askeri saldırının İran halkını "bayrak etrafında birleştirebileceği" ve protestoları zayıflatabileceği endişesini taşıdığını aktarıyor. Üst düzey askeri yetkililer, olası bir İran misillemesine karşı bölgedeki ABD savunmasını güçlendirmek için daha fazla zamana ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. İran yönetimi ise ülkeye askeri saldırı durumunda bölgedeki ABD üsleri ve gemilerinin meşru hedef olacağını daha önce duyurmuştu.
Bu durum, bölgedeki tansiyonu artırırken, uluslararası toplumun gözü kulağı İran'daki gelişmelere ve ABD'nin atacağı adımlara çevrilmiş durumda. Benzer şekilde, Şırnak'ta olumsuz hava koşulları nedeniyle okulların tatil edilmesi gibi bölgesel gelişmeler de dikkat çekerken, uluslararası siyasi arenada Eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol'a idam cezası talebi gibi olaylar da gündemdeki yerini koruyor.