İran'dan ABD'ye Müzakere Mesajı: Kendi Çıkarlarınızı Önceliklendirin

16.02.2026 By Hande Sevim Dunya

İran'dan ABD'ye Müzakere Mesajı: Kendi Çıkarlarınızı Önceliklendirin

İranlı yetkili Laricani, El Cezire televizyonuna verdiği özel bir röportajda, ABD ile devam eden müzakere sürecine dair önemli açıklamalarda bulundu. Laricani, Umman Dışişleri Bakanı'na iletilen mektuba henüz resmi bir yanıt gelmediğini belirterek, ABD'nin müzakerelerde kendi ulusal çıkarlarını İsrail'in çıkarlarından bağımsız olarak değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Bu durum, uluslararası ilişkilerde ülkelerin kendi çıkarlarını önceliklendirmesi gerekliliğini bir kez daha ortaya koyuyor.

Müzakere Süreci ve İran'ın Pozisyonu

Ortak Nokta: Nükleer Silahsızlanma

Laricani, İran'ın nükleer silaha sahip olmaması konusunda ABD Başkanı Trump'ın dile getirdiği hedefle örtüşen bir ortak zeminin bulunduğunu ifade etti. İran'ın geçmişte olduğu gibi şimdi de müzakereye açık olduğunu belirten Laricani, "Bu, İran'ın karşı çıkmadığı ortak bir noktadır." diyerek işbirliğine hazır olduklarını belirtti. Bu yaklaşım, uluslararası toplumun nükleer silahların yayılmasını önleme çabalarıyla uyumlu bir duruş sergiliyor.

Füze Konusu ve Ulusal Güvenlik

Müzakere sürecinin gereksiz yere uzatılmaması gerektiğini savunan Laricani, füze konusunun İran'ın ulusal güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir mesele olduğunu ve bu nedenle görüşmelerde yer almayacağını kesin bir dille ifade etti. Nükleer konu dışındaki herhangi bir detayın süreci olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunan Laricani, bu hassas konunun altını çizdi. Bu durum, her ülkenin kendi ulusal güvenlik önceliklerini koruma hakkına sahip olduğunu gösteriyor.

Bölgesel Gerilimler ve İsrail Faktörü

Savaş Tehdidi ve İran'ın Savunma Hazırlığı

Laricani, ABD ile olası bir çatışma senaryosuna değinerek, karşı tarafın geçmiş tecrübelerden ders çıkararak yeni bir savaş arayışında olmadığını düşündüğünü söyledi. Ancak, İran'a karşı bir güç kullanımı durumunda karşılık vereceklerini belirterek, "Savaş peşinde değiliz ama hazırlıklıyız." şeklinde konuştu. Bu ifade, İran'ın hem diplomasiye açık olduğunu hem de caydırıcı bir savunma gücüne sahip olduğunu gösteriyor. Bu durum, uluslararası ilişkilerde güç dengelerinin önemini ortaya koymaktadır.

İsrail'in Rolü ve Bölgesel İşbirliği Çağrısı

İran'ın en büyük düşmanının İsrail olduğunu belirten Laricani, İsrail'in müzakereleri sabote etmeye çalıştığını iddia etti. İsrail'in bölgede "maceracı" bir rol üstlendiğini ve savaş için zemin hazırladığını savundu. Laricani, İran'ın bölge ülkeleriyle, özellikle Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye ile bölgesel istikrarın sağlanması amacıyla işbirliğine hazır olduğunu dile getirdi. Bu çağrı, bölgedeki gerilimlerin azaltılması ve barışın tesis edilmesi için diplomatik çabaların önemini vurguluyor. Bu bağlamda, Türkiye'nin bölgesel barışa katkısı da göz ardı edilemez. Türkiye'nin enerji bağımsızlığı gibi konularla da bölgesel istikrarın dolaylı olarak etkilendiği düşünülebilir.

İsrail Saldırısının İç Siyasete Etkisi

İran ile İsrail arasındaki son çatışma sürecine de değinen Laricani, İran içindeki İsrail casus ağlarının propagandasının yapıldığı kadar güçlü olmadığını belirtti. Bazı ihmallerin yaşandığını kabul eden Laricani, bu ağlara ciddi darbeler vurulduğunu ve güvenlik önlemlerinin artırıldığını söyledi. Buna ek olarak, İsrail'in saldırısının İran'da büyük bir birlik oluşmasına neden olduğunu ve bunun önemli bir kazanım olduğunu ifade etti.

Nükleer Görüşmelerin Yeniden Başlaması

İran ve ABD arasındaki nükleer görüşmelerin, Haziran 2025'te yaşanan kesintilerin ardından Umman'da yeniden başladığına dikkat çekildi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi'nin belirttiği gibi, taraflar görüşmeleri sürdürme konusunda mutabık kaldı. Bu görüşmeler, Tahran ve Washington arasındaki tansiyonun yükseldiği ve ABD'nin bölgedeki askeri yığınağını artırdığı bir dönemde gerçekleşti. Bu durum, uluslararası diplomasinin zorlu ancak vazgeçilmez rolünü ortaya koymaktadır.

Laricani'nin açıklamaları, İran'ın uluslararası arenadaki pozisyonunu ve müzakere süreçlerine yaklaşımını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Özellikle ABD'den kendi çıkarlarını önceliklendirmesi yönündeki çağrı, diplomatik ilişkilerde pragmatizmin önemini vurguluyor. İsrail'in bölgedeki rolüne dair eleştirileri ise mevcut jeopolitik gerilimlerin bir yansıması olarak değerlendirilebilir.

Editör Notu: Bu haber, İran'ın ABD ile olan diplomatik ilişkilerine dair önemli bir bakış açısı sunarak, uluslararası müzakerelerde ülkelerin kendi çıkarlarını nasıl dengelediğini ve bölgesel güvenlik dinamiklerinin karmaşıklığını gözler önüne seriyor.