İş İnsanı Halit Yukay Davasında Kilit Soru: Çarpışma mı, Gözden Kaçan Detaylar mı?
İş İnsanı Halit Yukay Davasında Kilit Soru: Çarpışma mı, Gözden Kaçan Detaylar mı?
Yalova'dan Bozcaada'ya seyir halindeyken teknenin parçalanmasıyla kaybolan ve 19 gün sonra cansız bedeni bulunan iş insanı Halit Yukay'ın ölümüyle ilgili davada, 'Arel 7' adlı kuru yük gemisinin kaptanı Cemal Tokatlıoğlu, 'Hiçbir cisme çarpmadım' diyerek kendini savundu. Olay, 4 Ağustos'ta meydana geldi ve Yukay'ın teknesi 'Graywolf'in kaybolmasının ardından geniş çaplı bir arama çalışması başlatıldı. Cenazenin bulunması ve kimliğinin belirlenmesi süreci, sol kolundaki saat ve güvenlik kamerası kayıtlarıyla netleşti. Bu gelişmeler, olayın aydınlatılmasına yönelik önemli adımlar oldu.
Cesedin Bulunması ve Kimlik Tespiti
Halit Yukay'ın kaybolduktan 30 gün sonra, 3 Eylül'de TCG Alemdar kurtarma gemisi dalgıçları tarafından 68 metre derinlikten çıkarılan cansız bedeni, otopsi sonrası defnedildi. Cenazeye ulaşılmasında Türk Deniz Kuvvetleri'nin kurtarma gemileri ve insansız su altı robotları (ROV) kullanıldı. Cesedin sol kolundaki mavi kordonlu saat, kimliğinin tespitinde kritik rol oynadı. Bu saat, Yukay'ın Bozcaada'ya gitmek üzere Yalova'dan ayrıldığı güvenlik kamerası görüntülerindeki saatle birebir uyuşuyordu. Bu eşleşme, arama çalışmalarının başarıya ulaşmasında önemli bir veriyi oluşturdu.
Kriminal İncelemeler ve Çarpışma Kanıtları
'Arel 7' isimli yük gemisinin Yukay'ın teknesine çarptığı iddiaları üzerine, geminin radar hareketleri ve rotası incelendi. Sahil Güvenlik ekiplerinin incelemesinde, kuru yük gemisinin ön tarafında sürtme izlerinin bulunduğu tespit edildi. Bu izleri gösteren fotoğraflar, soruşturma dosyasına eklendi. Kazadan bir gün önce çekilen fotoğrafta geminin önünde iz bulunmazken, 5 Ağustos'ta çekilen bir fotoğrafta ise belirgin bir hasar ve çizikler dikkat çekti. Bu durum, çarpışma teorisini güçlendiren önemli bir delil olarak kayıtlara geçti.
Boya Kalıntıları Eşleşmesi
Yük gemisinin ön tarafındaki çiziklerin kaynağını araştırmak amacıyla, hasarlı bölgeden ve Yukay'ın teknesinden alınan numuneler kriminal laboratuvarlara gönderildi. Yapılan incelemeler sonucunda, iki farklı noktadan alınan boya kalıntılarının eşleştiği belirlendi. Kriminal raporda, geminin hasarlı kısmından alınan mikro düzeydeki örneklerle, Yukay'ın teknesinden alınan örneklerdeki renk ve katmanların benzer fiziki yapıda olduğu saptandı. Bu bilimsel bulgu, iki aracın temas ettiğine dair güçlü bir kanıt niteliği taşıyor.
Teknenin 'Karakutusu' İnceleniyor
Halit Yukay'ın parçalanan teknesindeki 'konsol' adı verilen ve geminin seyir güzergahı, tarih ve saat gibi detayları kaydeden parçanın ilk incelemesinden sonuç alınamadı. Bu kritik cihaz, daha detaylı analiz için yurt dışına gönderildi. Teknenin 'karakutusu'nun incelenmesi, kazanın nasıl meydana geldiğine dair daha net bilgiler sunarak soruşturmanın ilerlemesine katkı sağlayabilir.
Gemi Kaptanı ve Mürettebatın Savunmaları
'Arel 7' gemisinin kaptanı Cemal Tokatlıoğlu, olayın ardından gözaltına alınmış ve yurt dışı çıkış yasağı ile serbest bırakılmıştı. Ardından tekrar gözaltına alınıp tutuklanan Tokatlıoğlu, daha sonra tahliye edildi. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, kaptan için 'Taksirle ölüme neden olma' suçundan 3 ila 9 yıl arası hapis cezası talep edildi. İddianamede ayrıca, şirket yetkilisi ve gemi mürettebatı hakkında da 'Yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma' suçundan cezalar talep edildi.
Tokatlıoğlu: "Hiçbir Cisme Çarpmadım"
Duruşmada savunmasını yapan kaptan Tokatlıoğlu, olay günü vardiyayı teslim aldığını ve cihazları kontrol ettiğini belirtti. Radar ve telsizden herhangi bir uyarı almadığını ifade eden Tokatlıoğlu, geminin sol tarafında çöp gibi şeyler gördüğünü, sağ tarafında ise tahta parçaları görünce manevra yaptığını söyledi. Ancak, hiçbir cisme çarpmadığına dair kesin bir dille konuştu. Manevra yaptığını ancak bu durumun bir kaza kanaati oluşturmadığını, bu nedenle şirket yetkilisine bildirimde bulunmadığını dile getirdi. Sahil Güvenlik tarafından durdurulduğunda olayın ciddiyetini anladığını ve kendisini ifade etmeye çalıştığını ancak dinletemediğini savundu.
Diğer Sanıkların İfadeleri
İkinci kaptan Muhammet F.G., olay sırasında istirahatli olduğunu ve üzerine atılı suçu kabul etmediğini belirtti. Türk limanlarında boya ve tadilat işlemlerinin yasak olduğunu vurgulayarak, gemide bu tür bir işlem yapıldığı iddialarını yalanladı. Şirket yetkilisi Arda G. ise, kaptanın tahta parçalarının arasından geçtiğini ve bir unsur olmadığını beyan etmesi üzerine herhangi bir bildirimde bulunmadığını söyledi. Bu savunmalar, davanın karmaşıklığını ve farklı bakış açılarını ortaya koyuyor.
Ailenin Avukatından Tepki
Halit Yukay'ın ailesinin avukatı Emine Selam Esen, sanıkların ifadeleriyle kamu vicdanının yaralandığını belirtti. Sanıkların belgeleri inkar ettiğini ve mağdur gibi davrandıklarını ifade eden Esen, uzman mütalaasındaki tespitlere göre kaptanın riskli alanda gözcü bulundurması gerekirken bunu yapmadığını vurguladı. Yukay'ın ölüm nedeninin boğulma olarak belirlenmesinin, teknenin dümen kısmında olduğu ve çarpmanın etkisiyle denize savrulduğu gerçeğini gözler önüne serdiğini söyledi. Avukat Esen, tüm sanıkların tutuklu yargılanmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, müşteki vekilinin tutuklama talebini reddetti. Kaptan Cemal Tokatlıoğlu'na yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartı getirilerek tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Diğer sanıklar da tutuksuz olarak yargılanacak. Duruşma, eksik evrak ve tanıkların dinlenmesi için ileri bir tarihe ertelendi. Bu karar, davanın henüz sonuçlanmadığını ve sürecin devam ettiğini gösteriyor.