Isparta'da Elma Üreticilerini Don Tehdidine Karşı Yerli ve Dayanıklı Çeşitlerle Koruma Çalışmaları Sürüyor

Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü, Türkiye'nin önemli elma üretim merkezlerinden Isparta'da, zirai don riskine karşı yeni nesil elma çeşitleri geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, geç çiçek açma özelliğine sahip ve soğuğa karşı daha dirençli yerli elma türleri üzerinde yoğunlaşılarak, çiftçinin verim kaybını önlemesi ve ekolojik değişimlere karşı korunması hedefleniyor. Proje, elma tarımını tehdit eden iklimsel zorluklara yenilikçi çözümler sunmayı amaçlıyor.

Don Olaylarına Karşı Milli Çözümler Üretiliyor

Elma üretiminde verimliliği olumsuz etkileyen don olaylarına karşı mücadele eden proje, yüzlerce yerli ve yabancı elma genotipini uzun yıllardır titizlikle inceliyor. Enstitünün genetik kaynak havuzunda yer alan yaklaşık 400 farklı elma çeşidi arasından, geç çiçeklenme eğilimi gösterenler seçilerek melezleme çalışmaları yürütülüyor. Bu yenilikçi yaklaşım sayesinde, don riski en yüksek olan ilkbahar aylarında çiçek açma potansiyeli düşük olan ve böylece zarar görme ihtimali azalan yeni elma çeşitlerinin ortaya çıkarılması amaçlanıyor.

9 Yıllık Titiz Çalışmanın Sonuçları Sahada Deneniyor

Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Şerif Özongun, çalışmanın temel amacının, çiftçilerin karşılaştığı somut sorunlara pratik ve etkili çözümler getirmek olduğunu vurguladı. Özongun, özellikle Karaman ve Niğde gibi iç bölgelerde elma üretimini ciddi şekilde etkileyen don olaylarının verim kaybına yol açtığını belirterek, "Bu nedenle geç çiçek açan, don riskinden daha az etkilenen milli çeşitler geliştirmeyi hedefledik," dedi. Yüksek Ziraat Mühendisi Turgay Seymen ise, 9 yıldır devam eden bu çalışmalar kapsamında, kontrollü melezlemelerle normalden 2-3 hafta daha geç çiçek açan genotipler elde ettiklerini paylaştı. Seymen, bu genotiplerden 10-15 tanesinin ileri aşamaya getirildiğini ve gelecek yıldan itibaren verim denemelerine başlanacağını sözlerine ekledi.

Geleceğin İklimine Uyumlu Elma Çeşitleri

Geliştirilen yeni elma genotiplerinin, soğuklama ihtiyaçlarının yüksek olmasına rağmen hasat zamanlarının gecikmediği belirtildi. Seymen, "Amacımız yalnızca bugünkü don zararını azaltmak değil, gelecekte artması beklenen ekstrem iklim olaylarına karşı da üreticiyi korumak," diyerek çalışmanın uzun vadeli vizyonunu ortaya koydu. Bu çeşitlerin, Türkiye'nin elma üretiminin yaklaşık yüzde 70'inin karşılandığı iç ve geçit bölgelerindeki üreticiler için büyük önem taşıdığına dikkat çekildi. Seymen, asıl hedeflerinin, kendi milli elma çeşitlerimizi çiftçilerin kullanımına sunarak tarımda dışa bağımlılığı azaltmak olduğunu ifade etti. Bu projeyle, mevcut verim kayıplarının yüzde 10-20 oranında azaltılması ve çiftçilerin ekonomik kaygılarının hafifletilmesi hedefleniyor.

Bu çabalar, Türkiye'nin tarımsal potansiyelini güçlendirme ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı daha dirençli bir tarım sektörü oluşturma yolunda önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Yerli çeşitlerin geliştirilmesi, sadece don riskini azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda Gundemdeki tarımsal üretimde sürdürülebilirliği artıracaktır.

Editör Notu: Bu haber, Türkiye'nin tarımsal alanda kendi kendine yeterliliğini artırma çabalarını ve iklim değişikliğinin getirdiği zorluklara karşı yerli çözümler üretme potansiyelini vurgulamaktadır.