İsrail Basını Endişeli: Gazze'de Türk Gücü İhtimali ve İki Farklı Senaryo

08.01.2026 By Hande Sevim Dunya

İsrail Basını Endişeli: Gazze'de Türk Gücü İhtimali ve İki Farklı Senaryo

ABD medyasında yer alan iddialara göre, Başkan Donald Trump'ın önümüzdeki hafta Gazze'de ateşkesin ikinci aşaması kapsamında uluslararası bir "Barış Konseyi" kuracağı ve Türkiye'nin de bu oluşumda yer alabileceği öne sürüldü. Bu gelişme üzerine İsrail basını, Gazze'de Türk askeri varlığına dair endişelerini yeniden gündeme taşıdı. İsrail'in bu konudaki olası tepkileri ve Türkiye'nin rolüne dair farklı senaryolar masada.

Gazze'de Türk Askeri Varlığı Tartışması

Tel Aviv merkezli Mako haber sitesinde yer alan bir iddiaya göre, Türkiye'nin Gazze'ye konuşlandırılacak güçleri eğittiği belirtildi. İsrail'in bu duruma karşı çıktığı vurgulanırken, Ankara'nın hazırlıklarını sürdürdüğü ifade edildi. Haberde, kimliği açıklanmayan bir güvenlik kaynağına dayandırılarak Gazze'ye Türk askerinin dahil olması için iki farklı senaryonun değerlendirildiği aktarıldı. Bu senaryolar, Türk askerinin doğrudan muharip güç olarak görev yapması veya lojistik ve tıbbi destek sağlayarak yönetime katılması şeklinde özetleniyor.

İki Farklı Senaryo ve İsrail'in Karşı Çıkışı

Masada yer alan ilk senaryoda, Türk askerinin bir muharip güç olarak sahada bulunması öngörülüyor. İkinci senaryo ise daha çok lojistik ve insani destek odaklı bir katılımı kapsıyor. İsrail ise her iki seçeneğe de sert bir şekilde karşı çıkıyor. İsrailli yetkililer, Türk askeri gücünün Gazze'de konuşlandırılmasının bölgede Tel Aviv ordusu ile "tehlikeli bir sürtüşmeye" yol açabileceği uyarısında bulunuyor. ABD'nin İsrail Başbakanı Netanyahu hükümetine perde arkasında baskı uyguladığına dair bilgiler olsa da, İsrail'in geri adım atmaya niyeti olmadığı belirtiliyor. Bu durum, bölgedeki hassas dengeler açısından önemli bir gelişme olarak dikkat çekiyor.

Olası Türk Gücünün Yapısı ve İsrail'in Endişeleri

İsrail basınının tahminlerine göre, Türkiye'nin gönderebileceği güçler arasında piyade birlikleri, jandarma, mühendisler ve sınırlı sayıda özel kuvvet unsuru bulunabilir. İsrail ordusunun en büyük endişelerinden biri, Türk askerinin Gazze'deki varlığının komuta sorunları başta olmak üzere çeşitli zorluklar yaratabileceği yönünde. Bu gücün kim tarafından yönetileceği sorusu, İsrail için başlı başına bir risk teşkil ediyor. Bu nedenle, ABD ile yapılan istişarelerin son ana kadar sürdürülmesi ve hiçbir detayın göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Tel Aviv'in Korkuları ve İstihbarat Zafiyeti

Tel Aviv yönetiminin bir diğer önemli korkusu ise bölgede olası bir çatışma durumunda yaşanabilecekler. Haberde, bir Türk askerine ateş edilmesi durumunda Türk ordusunun vereceği tepkinin öngörülemeyeceği ve bunun bölgesel ve diplomatik sonuçları olabilecek bir krize dönüşebileceği belirtiliyor. İsrail için "en zayıf nokta" olarak görülen bir diğer konu ise Türkiye'ye karşı istihbarat alanındaki eksiklik. Gazze'de Türkiye ile birlikte çalışılması durumunda istihbarat bilgilerinin paylaşılmaması gerektiği, aksi takdirde hatalar zincirini tetikleyebileceği değerlendirmesi yapılıyor.

"Zor Günler Kapıda" Vurgusu

İsrail basınının genel kanısı, Tel Aviv'in Gazze'ye ulaşacak herhangi bir Türk gücünü "düşman güç" olarak gördüğü yönünde. Hatta Hamas ile birleşerek daha büyük bir Türk yanlısı güç ekseni kurma olasılığı da Tel Aviv kulislerindeki endişeler arasında yer alıyor. Bu nedenle, Türkiye'nin uluslararası tartışmalarda yer alması söz konusu olsa bile, İsrail'in hakim varsayımının Ankara'nın rolünün sadece arka planda ve sınırlı kalması yönünde olduğu belirtiliyor. Netanyahu hükümetinin Washington'ı bu konuda ikna etme çabalarının devam ettiği, aksi takdirde Tel Aviv için "zor günler kapıda" olduğu şeklinde bir uyarıda bulunuluyor. Bu durum, bölgedeki siyasi ve askeri dinamikler açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Benzer şekilde, borsa manipülasyonlarına yönelik operasyonlar gibi olaylar da bölgedeki güvenlik ve istikrar endişelerini artırabiliyor.

Geçmiş Gelişmeler ve Netanyahu'nun Açıklaması

Geçmişte yaşananlara bakıldığında, Trump, 9 Ekim'de Mısır'daki müzakerelerde İsrail ile Hamas arasında Gazze'de ateşkes planının ilk aşamasının onaylandığını duyurmuştu. Bu anlaşma 10 Ekim'de yürürlüğe girmişti. Trump daha sonra Gazze'nin yeniden imarını denetleyecek ve Türkiye'nin de destek vermesi beklenen Uluslararası İstikrar Gücü'nün yakında kurulacağını açıklamıştı. Ancak İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile düzenlediği basın toplantısında "Gazze'de Türk askeri olacak mı?" sorusuna "Bu konuda kararım net" diyerek kaçamak bir yanıt vermişti. Son günlerde İsrailli yetkililer ve güvenlik uzmanları, Gazze'nin yeniden imarında Türkiye'nin aktif rolünden duydukları rahatsızlığı dile getirerek, bunun Tel Aviv için bir "kırmızı çizgi" olduğunu belirtmişlerdi. Ancak bazı İsrail basını haberlerinde, uygun koşullar sağlandığında buna izin verilebileceği de iddia edilmişti.

Editör Notu: Bu haber, İsrail medyasının Gazze'deki olası bir Türk askeri varlığına yönelik endişelerini ve bu durumun yarattığı iki farklı senaryoyu detaylandırarak, bölgedeki jeopolitik hassasiyetlere ışık tutuyor.