İsrail Basını: Türkiye, Orta Doğu'nun Ötesinde, Latin Amerika'da da Etkisini Artırıyor

11.12.2025 By Hande Sevim Dunya

İsrail Basını: Türkiye, Orta Doğu'nun Ötesinde, Latin Amerika'da da Etkisini Artırıyor

İsrail'in önde gelen gazetelerinden Maariv'in analizine göre, Türkiye, Orta Doğu'daki mevcut siyasi gerilimlerin yanı sıra, Latin Amerika'da da savunma sanayii ve teknoloji transferi alanındaki faaliyetleriyle İsrail'in geleneksel etkisini tehdit ediyor. Gazetenin vurguladığına göre, Türkiye'nin artan savunma ihracatı ve ortak geliştirme projeleri, İsrail'in "Altın Kıta" olarak da adlandırılan bölgedeki hakimiyetini sarsıyor.

İsrail'in Bölgesel Hakimiyetinin Azalması

Maariv'de yer alan habere göre, İsrail'in Orta Doğu'daki güvenlik varlığı, bölgedeki siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle giderek zayıflıyor. Ancak bu durum, Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki yükselişini daha da belirgin hale getiriyor. Türkiye, özellikle insansız ve otonom sistemler başta olmak üzere, teknoloji transferi ve ortak projeler aracılığıyla Latin Amerika ülkeleriyle olan ilişkilerini güçlendiriyor.

Onlarca yıl boyunca İsrail, Latin Amerika ülkeleriyle derin stratejik ve askeri iş birlikleri yürütmüştü. Bu iş birlikleri, güvenlik alanında İsrail'in bölgedeki etkinliğini pekiştiriyordu. Ancak bu yapı, son dönemde önemli değişimler geçiriyor. İsrail'in bölgedeki üstünlüğü, Türkiye'nin dinamik ve kapsamlı yaklaşımları karşısında azalma eğiliminde.

Türkiye'nin Latin Amerika'daki Etkinlik Alanları

İsrail basınının aktardığı bilgilere göre, Türkiye'nin Latin Amerika'daki etkisinin somut örnekleri dikkat çekiyor. Şili'de Leopard 2A4 tanklarının modernizasyon projeleri Aselsan'a devredilmiş durumda. Arjantin ile ortak bir jeostasyoner uydu geliştirme projesi yürütülüyor. Ayrıca, Kolombiya ve Ekvador gibi ülkeler, zırhlı araçlar ve havan sistemleri konusunda Türkiye'den ilk alımlarını gerçekleştirdi. Bu gelişmeler, Türkiye'nin sadece askeri ekipman satmakla kalmayıp, aynı zamanda teknoloji paylaşımı ve yerel üretim kapasitesini artırmaya yönelik stratejiler izlediğini gösteriyor.

Maariv, Türkiye'nin en büyük yedi savunma şirketinin uluslararası sıralamalarda yükselişine de dikkat çekiyor. Özellikle Baykar'ın hava sistemlerine olan yüksek talep sayesinde küresel ilk 100 savunma şirketi arasına girmesi, Türkiye'nin bu alandaki başarısının bir göstergesi olarak sunuluyor.

Siyasi Gerilimler ve Savunma Anlaşmalarının Durumu

Maariv'in analizine göre, Gazze'deki savaşın yarattığı siyasi sonuçlar, İsrail ile bazı Latin Amerika ülkeleri arasındaki ilişkilerde gerginliğe neden oldu. Kolombiya'nın diplomatik ilişkileri kesmesi, Kfir filosu için bakım anlaşmalarını ve BARAK MX hava savunma sistemleri ile ATMOS topçu alım planlarını riske attı. Bu durum, İsrail'in bölgedeki savunma ihracatını olumsuz etkileyebilecek bir gelişme.

Kolombiya'nın kendi milli piyade tüfeği Indumil Cordova'yı üretme planlarını duyurması da, ülkenin savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltma yönündeki adımlarını gösteriyor. Şili'nin ise İsrailli şirketleri önemli bir havacılık ve uzay fuarından uzaklaştırması ve Pegasus casus yazılımı tartışmaları, bölgedeki siyasi iklimin İsrail için ne kadar hassaslaştığını ortaya koyuyor.

ABD'nin Stratejik İlgisi ve Türkiye'nin Rolü

Maariv'e göre, ABD'nin Batı Yarımküre'deki stratejik ilgisinin artması, Türkiye'nin NATO standartlarına uygun bir ortak olarak bu beklentilere yanıt vermesini sağlıyor. Bu durum, Türkiye'nin hem bölgesel hem de uluslararası alanda savunma iş birliklerini çeşitlendirmesine olanak tanıyor. Bu dinamik gelişmeler, küresel savunma sanayii dengelerinde önemli değişikliklere yol açabilecek nitelikte.

İsrail'in geleneksel olarak güçlü olduğu Latin Amerika pazarında Türkiye'nin artan varlığı, bölgenin savunma stratejileri ve uluslararası ilişkileri açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Bu durum, küresel siyasetin ve savunma sanayiinin geleceğine dair önemli ipuçları barındırıyor.

Editör Notu: Bu haber, Türkiye'nin sadece bölgesel değil, küresel ölçekte de savunma sanayii ve teknoloji alanındaki artan etkisini, İsrail'in bakış açısıyla ele alarak önemli bir karşılaştırma sunuyor.