İstanbul Başsavcılığı Tamar Tanrıyar Aleyhine Resen Soruşturma Açtı

28.06.2026 By Fatih Öztürk Gundem

İstanbul Başsavcılığı Tamar Tanrıyar Aleyhine Resen Soruşturma Açtı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya platformlarında yaptığı paylaşımların suç teşkil ettiği tespit edilen Tamar Tanrıyar hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından dolayı resen soruşturma başlattı. Savcılık kararı kapsamında şüpheli aleyhine gözaltı kararı da verildi.

Soruşturmanın Nedeni ve Yasal Dayanağı

Başsavcılıkın yaptığı açıklamaya göre, şüpheli Tamar Tanrıyar'ın sosyal medya hesapları üzerinden kamuoyuyla paylaştığı belirli içerikler, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddeleri çerçevesinde suç unsuru oluşturduğu değerlendirildi. Soruşturma, 125. madde uyarınca "Cumhurbaşkanına hakaret" ile 217/2. madde gereğince "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçları üzerinden yürütülüyor.

Hukuk çevrelerinde bu tür soruşturmaların, ifade özgürlüğü ile kamu düzeni koruma dengesinin hassas bir çizgide yürüdüğü vurgulanıyor. Savcılık, inceleme sonucunda paylaşımların "eleştiri" kapsamını aşıp, açıkça hakaret ve yalan bilgi yayma niteliğinde olduğuna kanaat getirdiği belirtiliyor.

Gözaltı Kararı ve Süreç

Soruşturma başlatılırken şüpheli aleyhine gözaltı kararı da verildi. Bu kararın, delil toplanması ve şüpheliyin ifadesi alınması amacıyla verildiği, yasal süreç içinde değerlendirileceği aktarılıyor. Gözaltı süresi, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) uyarınca en fazla 24 saat olarak öngörülse de, gerekirse mahkeme kararıyla uzatılabiliyor.

Hukuk uzmanları, bu tür işlemlerde şüphelinin savcılıkta ifade vermesi, dijital kanıtların (ekran görüntüleri, log kayıtları vb.) toplanması ve ardından serbest bırakılması ya da tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesi gibi adımların izlendiğini hatırlatıyor.

Sosyal Medyada Yapılan Paylaşımların Hukuki Sonuçları

Son dönemde sosyal medya platformları üzerinden yapılan paylaşımların yasal boyutu giderek daha fazla tartışılıyor. Sosyal medya kullanıcılarının, kişisel hesaplarından yaptıkları paylaşımların "özel hayat" kapsamında değerlendirilemeyeceği, kamuoyuna açık profillerde yapılan içeriklerin ise yasal sorumluluk getirebileceği vurgulanıyor.

  • TCK Madde 125: Kamu görevlisine hakaret cezası, şikayete bağlı olarak yürütülür.
  • TCK Madde 299: Cumhurbaşkanına hakaret cezası, resen soruşturulur.
  • TCK Madde 217/2: Halkı yanıltıcı bilgi yayma cezası, resen soruşturulur.

Bu maddelerin "resen" soruşturulması, şikayet beklemeksizin savcılığın kendiliğinden harekete geçmesi demektir. Bu durum, suçun niteliğinin ciddiyetinin ve kamu ahlakı üzerindeki etkisinin göstergesi olarak yorumlanıyor.

Benzer Örnekler ve Yargıtay Kararları

Geçmişte de sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılan soruşturmalarda, Yargıtay'ın "eleştiri" ile "hakaret" ayırımı yaptığı birçok kararı mevcut. Yüksek mahkeme, ifadelerin "aşırı derecede sert" olsa bile bir olay, durum veya davranış üzerine yoğunlaşırsa eleştiri kapsamında kalabileceğini, ancak kişiliği hedef alıp aşağılama içeren ifadelerin hakaret sayıldığını tekrarlıyor.

Bu çerçevede, Tanrıyar aleyhine açılan dosyanın da, paylaşımların içeriğinin bu ayrım çerçevesinde değerlendirileceği öngörülüyor. Savcılık, inceleme raporunu hazırlayarak dosyayı yetkili mahkemeye sunacak.

Siyasi ve Toplumsal Yansımalar

Bu gelişme, gündem ve siyaset çevrelerinde farklı tepkiler uyandırdı. Bazı çevreler bunu "ifade özgürlüğünün kısıtlanması" olarak nitelendirirken, diğerleri "hukukun üstünlüğü ve saygı çerçevesinde atılan gerekli bir adım" olarak değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili hakaret davalarının son yıllarda arttığı, bu bağlamda yargıcın takip ettığı tutumun da önemi kazandığı belirtiliyor. Hukukçular, her dosyanın kendi özel durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini, genel kabullerin her olaya tek tip uygulanamayacağını vurguluyor.

Gelecek Süreç Ne Olacak?

Şüpheli gözaltına alındıktan sonra savcılıkta ifadesi alınacak. Elde edilen deliller ve ifade değerlendirildikten sonra savcı, şüpheliyi serbest bırakma, adli kontrol altına alma ya da tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk etme kararı alabilecek. Dosya mahkemeye giderse, yargılama süreci başlayacak ve