Jeffrey Epstein'in Ölümü Yeniden Mercek Altında: Adli Tıp Uzmanından Şok İddia

13.02.2026 By Mehmet ŞAHİN Dunya

Jeffrey Epstein'in Ölümü Yeniden Mercek Altında: Adli Tıp Uzmanından Şok İddia

ABD'li milyarder ve hükümlü cinsel suçlu Jeffrey Epstein'ın 2019 yılında New York'taki Metropolitan Correctional Center'da cezaevinde meydana gelen ölümü, tartışmaları yeniden alevlendirdi. Otopsi sırasında gözlemci olarak bulunan deneyimli adli tıp uzmanı Dr. Michael Baden, Epstein'ın ölümünün intihar olmadığını, boğularak gerçekleştirilmiş bir cinayet olabileceği yönünde güçlü bulgulara ulaştığını belirtti. Bu iddia, ölümünün resmi olarak "intihar" olarak açıklanmasının ardından soruşturmanın yeniden açılması talebini gündeme getirdi.

Boyun Kırıkları Cinayet İhtimalini Güçlendiriyor

92 yaşındaki Dr. Baden, The Telegraph'a verdiği demeçte, Epstein'ın otopsisini bizzat gerçekleştirmese de, kurbanın ailesi adına yapılan incelemelerde yer aldığını dile getirdi. Baden'ın dikkat çektiği en önemli nokta, Epstein'ın boyun bölgesinde tespit edilen üç kırık. Bu tür kırıkların, standart asılma yoluyla gerçekleşen intihar vakalarında rastlanandan farklılık gösterdiğini belirten uzman, bu bulgunun daha çok boğma eylemiyle uyumlu olduğunu savundu. Elde edilen verilerin, olayın bir intihardan ziyade bir cinayet senaryosuna işaret ettiğini vurgulayan Baden, mevcut delillerin ölüm nedeninin yeniden değerlendirilmesini zorunlu kıldığını ifade etti.

Resmi Açıklama ve Tartışmalar

Epstein'ın 10 Ağustos 2019 tarihinde kaldığı cezaevinde ölü bulunmasının ardından, New York Başsavcılığı'na bağlı Adli Tıp Ofisi, ölüm nedenini "intihar" olarak raporlamıştı. Ancak, Dr. Baden gibi bazı uzmanlar ve hukukçular, dosyadaki çelişkili bilgilere ve yeni ortaya çıkan belgelere dikkat çekerek bu resmi görüşe şüpheyle yaklaşıyor. Dönemin Baş Adli Tıp Uzmanı Dr. Barbara Sampson, dil kemiği ve kıkırdak kırıklarının hem intihar hem de cinayet senaryolarında görülebileceğini belirterek resmi görüşünü savunmuştu. Bu durum, Epstein'ın ölümü etrafındaki gizemi daha da artırıyor.

Yeni Belgeler ve Güvenlik Zafiyetleri

Son dönemde ABD Adalet Bakanlığı (DOJ) tarafından kamuoyuna açıklanan milyonlarca sayfalık yeni belgeler, Epstein'ın ölümüyle ilgili tartışmaları daha da alevlendirdi. Bu belgeler, ölümünden önceki gece güvenlik kameralarında turuncu renkli bir siluetin fark edildiğini ve bazı kamera kayıtlarının çalışmadığını ortaya koydu. Ayrıca, cezaevi görevlilerinin gece yapması gereken rutin kontrolleri aksattığına dair bilgiler de belgelere yansıdı. Bu güvenlik zafiyetleri, Epstein'ın ölümüyle ilgili şüpheleri derinleştiriyor.

Resmi kayıtlara göre Epstein, reşit olmayanlara yönelik cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarıyla yargılanmayı beklerken tutuklu bulunuyordu. Ölümü, ABD'de son yılların en dikkat çekici davalarından birinin sonuçsuz kalmasına neden olmuştu. Adalet Bakanlığı ve FBI, intihar yönündeki tutumlarını korusa da, Dr. Baden ve diğerlerinin dile getirdiği endişeler, dosyanın yeniden ele alınması gerektiğini gösteriyor.

Gelecek Perspektifi

Jeffrey Epstein'ın ölümü, sadece ABD'de değil, uluslararası alanda da büyük yankı uyandırmış bir olaydı. Dr. Baden'ın yeni iddiaları ve ortaya çıkan belgeler, bu olayın ardındaki sır perdesinin tamamen kalkmadığını gösteriyor. Eğer ölümün bir cinayet olduğu kanıtlanırsa, bu durum Epstein'ın bağlantılı olduğu çevreler ve bu olayın örtbas edilmesinde rol oynayanlar hakkında yeni soruşturmaların önünü açabilir. Bu gelişme, hukuk sisteminin şeffaflığı ve adaletin tecellisi açısından büyük önem taşıyor.

Editör Notu: Bu haber, Jeffrey Epstein'ın ölümüne dair resmi açıklamaların aksine, önemli bir adli tıp uzmanının cinayet olasılığını dile getirmesiyle öne çıkıyor. Eldeki yeni belgeler ve uzman görüşleri, olayın yeniden soruşturulması gerekliliğini vurguluyor.