Kibyra Antik Kenti'nde Tarihi Keşif: 2000 Yıllık Çeşme Yeniden Hayat Buldu, Eşsiz Medusa Mozaiği Göz Kamaştırıyor
Burdur'un Gölhisar ilçesinde bulunan Kibyra Antik Kenti'nde, 2006 yılından bu yana sürdürülen arkeolojik kazılar, tarihi dokuya ışık tutmaya devam ediyor. Kazı başkanı Prof. Dr. Şükrü Özüdoğru, kış aylarında koruma altına alınan iki önemli eserin, Medusa Mozaiği ve Odeion Stoası Zemin Mozaiği'nin ziyarete açıldığını duyurdu. Ayrıca, kentin en dikkat çekici yapılarından biri olan yuvarlak planlı anıtsal çeşmenin de 13 asırlık sessizliğini bozarak, orijinal kaynağından gelen suyla yeniden akmaya başladığı bildirildi. Bu gelişme, arkeoloji dünyasında heyecan yarattı.
Yeniden Hayat Bulan Tarihi Yapılar
Medusa Mozaiği ve Odeion Stoası Zemin Mozaiği Açıldı
Prof. Dr. Şükrü Özüdoğru'nun sosyal medya üzerinden yaptığı bilgilendirmeye göre, Kibyra Antik Kenti'nin kış aylarında iklim koşullarından korunması amacıyla üzerleri kapatılan Medusa Mozaiği ve Odeion Stoası Zemin Mozaiği, artık ziyaret edilebiliyor. Bu eşsiz yapılar, 2026 yılının Kasım ayı sonuna kadar observasyon imkanı sunacak. Özellikle Medusa Mozaiği, M.S. 1. yüzyılın başlarına tarihlenen, mitolojideki yılan saçlı canavarı tasvir eden ve renkli mermerlerle 'Opus Sectile' tekniğiyle inşa edilmiş olmasıyla dünyada benzeri olmayan bir eser olarak öne çıkıyor.
2000 Yıllık Anıtsal Çeşme Yeniden Suyla Buluştu
Kibyra'nın en dikkat çekici yapılarından biri olan yuvarlak planlı anıtsal çeşme (Tholos Nymphaion), kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından yeniden işlevsel hale getirildi. Kazı başkanı Prof. Dr. Özüdoğru ve ekibi, çeşmenin restorasyonunda 168'i orijinal olmak üzere toplam 192 parçayı bir araya getirdi. Bu titiz çalışma sonucunda, çeşme 13 asırdan sonra ilk kez orijinal kaynağından gelen suyla yeniden hayat buldu. Bu durum, antik dönemdeki su mühendisliği ve mimarisine dair önemli ipuçları sunuyor.
Kibyra Antik Kenti: Tarihin İzlerini Taşıyan Bir Merkez
Kibyra'nın Tarihi ve Kültürel Önemi
Burdur'un Gölhisar ilçesi Horzum Mahallesi'nde yer alan Kibyra Antik Kenti, birbirinden derin yarlarla ayrılan üç tepenin üzerinde kurulu stratejik bir konuma sahip. 2016 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne dahil edilen kent, "Kahraman Savaşçıların ve Hızlı Atların Şehri" olarak da biliniyor. Kentte; 11 bin kişilik stadyum, bazilika, agoralar, Roma hamamı, gimnazion, tiyatro ve odeion gibi önemli yapılar bulunuyor. Bu yapılar, Kibyra'nın antik dönemdeki canlı sosyal ve kültürel yaşamını gözler önüne seriyor.
Benzersiz Su Yapıları ve Mimari
Kibyra Antik Kenti'nin mimari özelliklerinden biri de su yapılarıdır. Kentin merkezinde yer alan yükselen sütunlu anıt ve onu çevreleyen birbirine bağlı iki yuvarlak havuzdan oluşan çeşme yapısı, antik mimarideki su yapıları arasında benzersiz bir plan ve görkeme sahip. Bu yapı, Sagalassos'tan sonra antik dönemde orijinal kaynağından su akıtılan ikinci önemli çeşme olma özelliğini taşıyor. Bu durum, antik dönemdeki su yönetimi ve estetik anlayışının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.
Arkeolojik Çalışmaların Desteklenmesi
Kibyra Antik Kenti'ndeki kazı ve restorasyon çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün izin ve desteklerinin yanı sıra, Burdur Valiliği, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Gölhisar Kaymakamlığı ve Gölhisar Belediye Başkanlığı gibi yerel kurumlar tarafından da büyük ölçüde destekleniyor. Bu çok yönlü destek, antik mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması adına büyük önem taşıyor. Kadınların İhracattaki Rolü Katlanarak Artıyor başlıklı haberimizde de görüldüğü gibi, kültürel mirasın korunması ve tanıtılmasına yönelik çalışmalar, yerel yönetimlerin ve halkın katılımıyla daha da güçleniyor.