KKTC Başbakanı Üstel'den Rum Bakana Sert Yanıt: Türkiye Garantördür, İşgalci Değil
KKTC Başbakanı Üstel'den Rum Bakana Sert Yanıt: Türkiye Garantördür, İşgalci Değil
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Dışişleri Bakanı'nın Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik "işgalci" söylemlerini sert bir dille eleştirdi. Üstel, bu tür ifadelerin tarihi gerçekleri çarpıttığını ve uluslararası hukuku hiçe saydığını belirterek, Türkiye'nin adadaki varlığının bir işgal değil, garantörlük görevi olduğunu vurguladı.
Tarihi Gerçekleri Çarpıtan Provokatif Söylemler
GKRY Dışişleri Bakanı'nın Avrupa Komisyonu üyeleri nezdinde yaptığı ve Türkiye'yi hedef aldığı açıklamalara tepki gösteren Başbakan Üstel, bu söylemleri "tarihi gerçekleri çarpıtan, uluslararası hukuku yok sayan ve siyasi provokasyondan ibaret" olarak niteledi. Rum tarafının uzun yıllardır sürdürdüğü bu tür tek taraflı ve mesnetsiz dilin, Kıbrıs meselesinin çözümüne hiçbir katkı sağlamadığını ifade etti. Üstel, bu söylemlerin aynı zamanda adadaki fiili ve hukuki gerçekleri inkar etmeye yönelik başarısız bir algı operasyonunun devamı olduğunu sözlerine ekledi. Had bilmez ve tarihi çarpıtan bu tür söylemlere kesinlikle izin vermeyeceklerini belirten Üstel, "Türkiye Cumhuriyeti garantördür, işgalci değil." şeklinde net bir mesaj verdi.
Garantörlük Görevi ve Meşruiyet Vurgusu
Başbakan Üstel, Türkiye Cumhuriyeti'nin 1960 Garanti Antlaşmaları'ndan doğan hak ve yükümlülükleri çerçevesinde, Kıbrıs Türk halkının güvenliği için adada bulunduğunu açıkça belirtti. Bu varlığın bir "işgal" olarak nitelendirilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Üstel, Türkiye'nin rolünün, Kıbrıs Türk halkının varlığını, can güvenliğini ve siyasi eşitliğini teminat altına alan meşru ve hukuki bir garantörlük görevi olduğunu kaydetti. KKTC'nin hak ve çıkarlarının Türkiye ile tam bir uyum ve kararlılık içinde korunduğunu ve Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile egemenliğinin hiçbir koşulda pazarlık konusu yapılmadığını da sözlerine ekledi.
Rum Tarafının Tarih Çarpıtması ve Çözümsüzlük Üretmesi
Üstel, Rum Dışişleri Bakanı'nın dile getirdiği iddiaların, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkına yönelik gerçekleştirilen saldırıları, zorla dışlanmayı ve yaşanan insanlık dramlarını bilinçli bir şekilde göz ardı ettiğini vurguladı. Tarihi çarpıtarak siyaset üretme çabalarının ne uluslararası kamuoyunda karşılık bulduğunu ne de Kıbrıs Türk halkının iradesini gölgeleyebileceğini dile getirdi. Üstel, iki devletli çözüm modelinin, adadaki mevcut gerçeklere dayanan tek gerçekçi ve sürdürülebilir çözüm olduğunu belirterek, Rum tarafının hala çökmüş federasyon tezlerine sarılarak Türkiye Cumhuriyeti'ni hedef alan dilinin, çözüm yerine çözümsüzlük ürettiğini ifade etti. Bu noktada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konan kararlı duruşun, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve devlet iradesini savunan güçlü bir iradenin bir yansıması olduğunu belirtti.
Çözüm Çağrısı ve Kararlılık Mesajı
Başbakan Üstel, son olarak Rum tarafına yönelik net bir çağrıda bulundu. Gerçeklerden kaçmak yerine, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini kabul eden, saygılı ve samimi bir dil benimsemeleri gerektiğini vurguladı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti'nin, Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir uyum içinde, halkının haklarını ve devletinin egemenliğini kararlılıkla savunmaya devam edeceğini belirtti. Bu durum, Kıbrıs'taki siyasi gelişmelerin yakından takip edilmesi gereken bir dönemeçte olduğunu göstermektedir.