Malatya Kayısı Ağaçlarında Umut Yeniden Yeşeriyor: Don Sonrası Yüksek Verim Beklentisi
Malatya'da geçtiğimiz yıl yaşanan 12 Nisan 2025 tarihli zirai don felaketinin ardından, kayısı ağaçlarında tomurcuklanma dönemi başladı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, bu yıl kayısıda yüksek verim beklentisi olduğunu duyurdu. Çiftçilere sağlanan devlet destekleri ve verilen eğitimler sayesinde, yaşanan büyük kayıplara rağmen üreticilerin yüzü yeniden gülüyor.
Devlet Destekleri ve Sigortanın Önemi Vurgulandı
Malatya İl Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, 2025 yılındaki don afetinin Malatya tarımı üzerinde büyük bir yıkıma yol açtığını belirtti. Bu olumsuzluğun üstesinden gelmek için devletin çiftçiye önemli destekler sağladığını ifade etti. Cumhurbaşkanı ve ilgili bakanlıkların talimatıyla, dekara 5 bin 500 TL'lik destek ödemesi yapıldığını söyledi. Malatya genelinde çiftçilere yaklaşık 7,7 milyar TL'lik bir yardım ulaştığını aktardı.
Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı yaklaşık 40 bin çiftçiye 4,6 milyar TL'lik doğrudan destek ödemesi gerçekleştirildi. Ayrıca, tarım sigortaları kapsamında üreticilere 3,1 milyar TL'lik bir ödeme yapıldığına dikkat çekildi. Akar, iklim değişikliklerinin tarımsal üretimde yarattığı belirsizlikler nedeniyle, çiftçilerin mağduriyet yaşamaması için tarım sigortalarını yaptırmalarının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Ağaçların Sağlığı ve Bakımın Kritik Rolü
Akar, kayısının hem ülke hem de Malatya ekonomisi için stratejik bir ürün olduğunu söyledi. Şu anki tomurcuklanma döneminin, verimlilik açısından en elverişli zamanlardan biri olduğunu belirtti. Geçen yıl yaşanan "yüzyılın afeti" olarak nitelendirilen zirai don'un etkisinin büyük olduğunu ancak yapılan çalışmalar ve verilen eğitimler sayesinde, ağaçlarda tomurcuklanmanın sürdüğünü gözlemlediklerini aktardı. Özellikle, geçen yılın sürgünlerinin devam ettiğini ve yapılan bakım, beslenme ile ilaçlama sayesinde ağaçların hayati faaliyetlerinin sürdüğünü söyledi.
Tomurcuklanma sürecinde çiftçilerin ağaçların bakımına, beslenmesine ve ilaçlamasına özen göstermeleri gerektiğini belirtti. Bu adımların, kayısının kalitesi ve verimliliği üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olacağını ifade etti. İl müdürlüğü olarak, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da tüm ilçelerde eğitim faaliyetlerinin yoğun bir şekilde devam ettiğini ve çiftçilerin bu eğitimlere katılımının teşvik edildiğini sözlerine ekledi.
Don Riski Devam Ediyor: 23 Nisan'a Dikkat!
Osman Akar, genel olarak Malatya'da bu yıl üreticilerin beklediği kalitede ve miktarda bir verim elde edileceğini umduklarını dile getirdi. Ancak, geç don riskinin 23 Nisan'a kadar devam ettiğini hatırlattı. Bu nedenle tüm üreticilerin bu konuda dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı. Şu anki gözlemlerine göre ağaçlarda belirgin bir sorun görülmediğini ve bu yıl kaliteli bir hasat beklediklerini ifade etti.
Geniş Katılımlı Eğitimlerle Üreticiler Bilgilendirildi
Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nde mühendis olarak görev yapan Şevket Fidan, bahçelerin büyük bir kısmında ağaçların meyve verecek duruma geldiğini belirtti. 2025'teki don olayının ardından büyük bir endişe yaşandığını ve hatta 3-4 milyon ağacın kuruyacağı yönünde tahminlerin yapıldığını hatırlattı. Bu olumsuz tabloya karşı, 2026 yılına kayısı ağaçlarını hazırlamak amacıyla bir eylem planı hazırlandığını söyledi.
İlçelerin tamamında geniş katılımlı eğitimler düzenlendiğini anlatan Fidan, çiftçilere hangi besleme ürünlerinin ve koruma ilaçlarının kullanılması gerektiği konusunda detaylı bilgiler verildiğini aktardı. Bu bilgilendirmelere uyulması halinde, önümüzdeki yıl tam olmasa da yüzde 60, 70, 80 oranında meyve hasadı yapılabileceği öngörüsünde bulunduklarını belirtti. Nadir bölgeler dışında, çiftçilere verilen eğitimler sayesinde bahçelerin çoğunda ağaçların meyve verecek konuma ulaştığı gözlemlendi.
Üreticiler Umutlu: Destekler ve Bilgilendirmeler Etkisini Gösterdi
Kayısı üreticilerinden Nedim Al ise 2025'teki don olayıyla umutlarını yitirdiklerini ancak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün sağladığı destekler ve verdiği bilgiler sayesinde ağaçların yeniden iyi bir duruma geldiğini ve umutlarının yeniden yeşerdiğini ifade etti. Bu durumun, üreticiler için moral kaynağı olduğunu belirtti.