Netanyahu'dan Tartışmalı Destek: Askeri Tecavüz Davası Düşürüldü

12.03.2026 By Mehmet ŞAHİN Dunya

Netanyahu'dan Tartışmalı Destek: Askeri Tecavüz Davası Düşürüldü

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Sde Teiman askeri hapishanesinde bir Filistinli esire yönelik cinsel saldırı iddialarıyla ilgili açılan davanın düşürülmesini talep ederek İsrail askerlerine tam destek verdi. Netanyahu, davanın bu kadar uzun sürmesinin "akıl almaz" olduğunu belirterek, olayın uluslararası kamuoyunda İsrail aleyhine bir "kan iftirası" olarak kullanıldığını savundu. Bu gelişme, uluslararası insan hakları kuruluşları ve Filistinliler tarafından sert tepkiyle karşılandı.

Sde Teiman Davası ve İddialar

Olayın merkezinde, Sde Teiman askeri hapishanesinde yaşanan ve basına sızan görüntüler yer alıyor. Görüntülerde, bazı İsrail askerlerinin bir Filistinli esire yönelik cinsel saldırıda bulunduğu iddia ediliyor. Bu iddiaların ardından İsrail Askeri Savcılığı tarafından soruşturma başlatılmış ve beş İsrail askeri hakkında dava açılmıştı. Ancak İsrail ordusu, Askeri Başsavcı Itay Ophir'in kararıyla bu davayı kapatma kararı aldığını duyurdu. Bu karar, iddiaların ciddiyetini gölgeleyebileceği endişesini taşıyan çevrelerce eleştirildi.

Netanyahu'nun Tepkisi ve Gerekçeleri

Başbakan Netanyahu, davanın düşürülmesi yönündeki çağrısını X (eski adıyla Twitter) platformu üzerinden yaptığı açıklamalarla pekiştirdi. Netanyahu, olayın bir "iftira" olduğunu ve İsrail askerlerinin yargılanmasının başlı başına bir "suç" teşkil ettiğini ileri sürdü. Bu açıklamalar, İsrail'in uluslararası hukuk ve insan hakları konusundaki pozisyonuna ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Netanyahu'nun bu tutumu, İsrail'deki aşırı sağcı gruplar tarafından da destek gördü.

Eğitim Bakanı'ndan Destek ve Medya Eleştirisi

İsrail Eğitim Bakanı Yoav Kisch de Netanyahu'nun açıklamalarına paralel bir duruş sergiledi. Kisch, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Sde Teiman davasının düşürülmesi kararını desteklediğini belirtti. Hatta Kisch, olayı haberleştiren Kanal 12 televizyonunun İsrail ordusundan özür dilemesi gerektiğini savundu. Bu söylem, medyanın ordu üzerindeki denetim rolünü zayıflatma çabası olarak yorumlandı.

Askerlerin Yargılanma Süreci ve Gözaltılar

İddialara göre, olay sırasında beş İsrail askeri yargılanıyordu. Ancak İsrail ordusunun davayı kapatma kararı, bu askerlerin cezalandırılma ihtimalini ortadan kaldırdı. Daha önce, olayla ilgili soruşturma kapsamında dokuz askerin gözaltına alındığı bildirilmişti. Ancak bu gözaltıların ve başlatılan soruşturmaların akıbeti, davanın düşürülmesiyle belirsizliğe sürüklendi.

Aşırı Sağın Etkisi ve Tepkiler

Bu gelişmelerin arka planında, İsrail'deki aşırı sağcı grupların artan etkisi görülüyor. Temmuz ayında, gözaltı merkezinin önünde toplanan aşırı sağcı bir grup, askerlere destek gösterisi düzenlemişti. Hatta şüpheli askerlerin gözaltına alınacağı sırada, milletvekillerinin de dahil olduğu aşırı sağcı grupların askeri üsse baskın yaptığı belirtilmişti. Bu durum, yargı süreçlerinin siyasi baskı altında kaldığı endişelerini artırdı. Bu tür olaylar, uluslararası alanda da endişeyle takip ediliyor.

Tecavüz Görüntülerinin Sızdırılmasına Soruşturma

Olayın bir başka boyutu ise, tecavüz görüntülerini basına sızdırdığı iddia edilen eski askeri başsavcı Yifat Tomer-Yerushalmi hakkında başlatılan soruşturma. Kasım ayında gözaltına alınan Yerushalmi'nin durumu, olayın iç yüzünü aydınlatma çabalarını karmaşık hale getirdi. Görüntülerin sızdırılması, olayın kamuoyuna duyurulmasında kritik bir rol oynamıştı.

Bu olaylar, İsrail'in insan hakları sicili ve uluslararası hukuk karşısındaki sorumlulukları hakkında önemli soruları gündeme getiriyor. Özellikle, savunma sanayiinde yaşanan gelişmelerin yanı sıra, bu tür insani krizlerin nasıl ele alındığı da küresel çapta dikkatle izleniyor. Birçok uluslararası gözlemci, bu tür eylemlerin sorumlularının hesap vermesi gerektiğini vurguluyor.

Editör Notu: Bu haber, İsrail'de bir askeri tecavüz davasının düşürülme sürecini ve Başbakan Netanyahu'nun bu karara verdiği desteği detaylandırarak, olayın siyasi ve toplumsal yansımalarını okuyucuya aktarıyor.