Otizm Teşhisiyle Başlayan Yolculuk: Yıldırım Beyazıt Yakar’ın Müzikle Yükselişi

28.12.2025 By Ahmet Yılmaz Gundem

Otizm Teşhisiyle Başlayan Yolculuk: Yıldırım Beyazıt Yakar’ın Müzikle Yükselişi

İstanbul – Henüz 2.5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Yıldırım Beyazıt Yakar, 8 yaşında konuşmaya başlamasına rağmen müzik tutkusuyla engelleri aştı. Tencere kapaklarına ritim tutarak başlayan müzikal serüveni, 9 yaşında enstrümanlara yönelmesiyle devam etti. Bu sıra dışı başarı öyküsü, özel gereksinimli bireylerin potansiyelini ve azmin sınırlarını gözler önüne seriyor.

Eğitimde Engelleri Aşma Mücadelesi

Liseye başlama yaşını geçirdiği için açık öğretim lisesine kaydolan Yakar, 2020 yılında Müzik Öğretmeni Özgen Zeybek’in desteğiyle hayatında yeni bir sayfa açtı. Yeteneği fark edildikten sonra güzel sanatlar lisesine başvurmak isteyen Yakar, yaşı ve mevcut mevzuat nedeniyle yetenek sınavlarına giremedi. Bu noktada gösterdiği kararlılık, dönemin Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'a ulaştı. Bakanlığın müdahalesiyle başvuru hakkı kazanan Yakar, 21 yaşında güzel sanatlar lisesine kabul edilen ilk otizmli öğrenci olarak tarihe geçti.

Üniversite Kapısını Zorlamak: İTÜ Yolculuğu

Lise eğitimini tamamlayan Yakar, bu kez de üniversiteye adım atmak için önündeki engellerle yüzleşti. Üniversite sınavında gereken barajı geçememesine rağmen Yakar ve öğretmeni Zeybek pes etmedi. Özel gereksinimli bireylerin yetenek sınavlarına barajsız katılımına dair geçmişte alınmış bir kararı emsal gösterdiler. Bu çabalar sonucunda Yakar, üstün başarı göstererek İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'na yerleşme hakkı elde etti.

"Mutlak Kulak" Yeteneği ve Sanatsal Üretkenliği

İki aydır Ses Eğitimi Bölümü’nde eğitim alan Yıldırım Beyazıt Yakar, duyduğu her notayı referans almadan kusursuz bir şekilde tanıyabilme yeteneğiyle dikkat çekiyor. Bu olağanüstü duruma “mutlak kulak” deniyor. Yakar, bu yeteneğiyle birlikte birçok müzik aleti çalabiliyor, beste yapıyor ve şarkı sözleri kaleme alıyor. Eğitim gördüğü kurumda Doç. Dr. Tuğçem Kar, Yakar’ın entonasyon üstünlüğünü vurgulayarak, onun koro çalışmalarında sabitleyici bir rol üstlenebileceğini belirtiyor. Ancak Kar, bu yeteneğin getirdiği aşırı mükemmeliyetçiliğin bazen stres yaratabildiğini de ekliyor.

Akademisyenlerden Yakar'a Tam Destek

Yakar, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal'ın da bulunduğu akademik kadroya performansını sundu. Hocaları, Yakar'ın yeteneğini ve kişiliğini övgüyle anlatıyor. Prof. Dr. Cihangir Terzi, Yakar’ın notaları karşılaştırmadan tanıma becerisinin jüriyi ilk anda etkilediğini belirtiyor. Prof. Dr. Gözde Çolakoğlu Sarı ise Yakar’ın otizmin getirebileceği zorlukları, iletişime açıklığı ve pozitif enerjisiyle avantaja çevirdiğini vurguluyor. Prof. Dr. Sinem Özdemir Göçeri, Yakar'ı çalışkan, hevesli ve sevgi dolu olarak tanımlarken, Doç. Dr. Deniz Güneş ise onun sınıf içinde saygı ve kabul ortamı oluşturduğunu ifade ediyor.

"Beykoz'un Mozart'ı" Emsal Oldu

Yıldırım Beyazıt Yakar'ın hikayesi, benzer durumda olan başka gençlere de umut oldu. Öğretmeni Özgen Zeybek'in daha önce desteklediği ve "Beykoz'un Mozart'ı" olarak anılan otizmli Yunus Yazar da benzer bir süreçten geçmişti. Yunus Yazar da sınav barajını geçememesine rağmen YÖK kararıyla yetenek sınavlarına katılarak İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nı kazanmıştı. Bu durum, özel yetenekli ve özel gereksinimli gençlerin önünü açan önemli bir örnek teşkil etti.

Editör Notu: Yıldırım Beyazıt Yakar'ın otizm teşhisine rağmen müzikteki olağanüstü yeteneği ve eğitim sistemindeki engelleri aşma mücadelesi, azmin ve doğru desteğin neler başarabileceğini gösteriyor.