Rum Uzmanından Çarpıcı İddia: Türkiye'nin Hava Savunma Sistemi Bölgede Dengeleri Değiştiriyor

Askeri analist Dr. Yiannos Charalambides, Türkiye'nin HİSAR hava savunma sistemini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde konuşlandırdığına dair endişe verici bir iddiada bulundu. Bu gelişmenin, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde (GKRY) askeri çevrelerde önemli bir tartışma yarattığı belirtiliyor. Charalambides'e göre, bu gelişme bölgedeki mevcut stratejik dengeyi önemli ölçüde değiştirebilecek nitelikte.

Türkiye'nin "Çelik Kubbe" Mimarisi ve HİSAR'ın Rolü

Charalambides, HİSAR sisteminin, Türkiye'nin geniş çaplı ve entegre hava savunma ağı olan "Çelik Kubbe"nin bir parçası olarak bölgedeki kritik noktalarda faaliyete geçtiğini öne sürüyor. Bu sistemin, insansız hava araçlarından (İHA) savaş uçaklarına kadar geniş bir yelpazedeki hava tehditlerine karşı etkili bir savunma mekanizması oluşturduğu ifade ediliyor. Sistem, kendi radarıyla 120 kilometreye varan bir menzile sahip olup, bağımsız hareket edebilme yeteneğiyle öne çıkıyor. Ayrıca, Türkiye'nin komuta-kontrol sistemi sondakikahaberler HAKİM ile entegre çalışarak diğer savunma unsurlarıyla koordinasyon sağlıyor. Bu sayede, üsler, havaalanları ve diğer stratejik altyapılar anlık olarak izlenip korunabiliyor.

"Türkiye'nin Avcısı" Olarak HİSAR

Yunanistan'ın Simerini gazetesinde yer alan iddialara göre, HİSAR, özellikle İHA'lar ve dronlara karşı adeta bir "Türkiye'nin avcısı" rolü üstleniyor. Farklı modelleriyle 15 ila 40 kilometre arasında değişen füze menziline sahip olan sistem, elektronik karıştırmalara karşı da dirençli olarak tanımlanıyor. Bu özellikler, sistemin kısa ve orta menzilli hava savunmasında etkin bir şekilde görev yapmasını sağlıyor.

Entegre Radar Sistemi ve "Türk Beyni" Etkisi

Rum analist, HİSAR'ın sadece kendi başına değil, aynı zamanda daha geniş bir radar ağıyla birlikte çalıştığını vurguluyor. Beşparmak Dağları'ndaki 500 kilometre menzilli TRS-22XX radarı ve Gönyeli'deki 250 kilometre menzilli STR-700G radarlarıyla entegre olan HİSAR, tehditlerin kaynağını anında tespit edebiliyor. Bu entegrasyon sayesinde, en uygun silah sisteminin devreye girmesi sağlanarak adeta bir "Türk beyni"nin çalıştığı iddia ediliyor. Bu koordineli yapı, bölgedeki askeri operasyonel kabiliyeti artırıyor.

Elektronik Harp Yetenekleri ve İletişim Ağlarına Etkisi

Haberde, HİSAR'a entegre edilen iki gelişmiş elektronik harp sisteminin de altı çiziliyor. VURAL ES/EA sistemi, radar destekli elektronik karıştırma ve saldırı yetenekleriyle öne çıkarken, PUHU 3-LT sistemi düşman iletişim ağlarını tespit edip analiz ederek bu ağları zayıflatma veya tamamen devre dışı bırakma potansiyeline sahip. Bu kabiliyetlerin, GKRY ordusunun telsiz iletişimini etkisiz hale getirebileceği belirtiliyor.

Fransız Helikopterleri İçin "Ölümcül Bölge" Tehdidi

Dr. Charalambides'in değerlendirmelerine göre, HİSAR sistemi, GKRY envanterindeki Fransız yapımı H145M helikopterleri için de ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bu helikopterler, hafif hedeflere yönelik roketler ve tanksavar füzeleri taşıyabilse de, HİSAR'ın daha uzun menzili ve hızlı tepki süresi nedeniyle operasyonel risk taşıyor. Helikopterlerin, HİSAR'ın etkili olduğu "ölümcül bölge"ye girmeden görevlerini yerine getirememesi, operasyonel maliyeti ve riski artırıyor.

Türkiye'nin Bölgesel Caydırıcılığının Artması

Haberde, HİSAR ve entegre sistemlerinin daha önce Libya ve Suriye gibi bölgelerde test edildiği hatırlatılıyor. Bu tür gelişmelerin, Türkiye'nin bölgedeki caydırıcılığını artırdığı ve Avrupa Birliği'nin de gündemine gelebileceği öngörülüyor. Rum basını, bu konuşlandırmanın bölgedeki askeri dengeleri değiştirebileceğini ve Türkiye'nin KKTC'deki varlığını güçlendirdiğini vurguluyor. Bu durum, bölgedeki siyasi ve askeri tansiyonu artırabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, bu tür gelişmelerin Gundem haberlerinde de sıkça yer bulması bekleniyor.

GKRY'nin Savunma Hamleleri ve Barak MX Sistemi

Bu gelişmelerin arka planında, GKRY'nin de savunma kapasitesini artırma çabaları yer alıyor. Geçtiğimiz aylarda İsrail'den Barak MX hava savunma sistemlerinin ikinci partisinin teslim alındığı ve bu sistemlerin Rum ordusu tarafından kullanılacağı belirtilmişti. Daha önce İsrail'den Demir Kubbe sistemi teslim edildiği iddiaları yalanlanmış, teslim edilen sistemin Barak MX olduğu açıklanmıştı. Forbes'un haberine göre, GKRY'nin İsrail'den en az iki adet Barak MX hava savunma bataryası ve çok sayıda füze satın aldığı bilgisi paylaşılmıştı. Bu durum, bölgedeki silahlanma yarışını da gözler önüne seriyor.

HİSAR hava savunma sistemi, farklı irtifalarda görev yapabilen üç ana bileşenden oluşuyor: HİSAR-A (alçak irtifa), HİSAR-O (orta irtifa) ve geliştirme aşamasındaki HİSAR-U (uzun menzil, Siper). Aselsan ve Roketsan tarafından 2007'den bu yana geliştirilen bu sistemler, modern hava tehditlerine karşı kapsamlı bir çözüm sunmayı amaçlıyor. HİSAR-A, 15 km menzil ve 5 km irtifa kapasitesine sahipken, HİSAR-O 25 km menzil ve 15 km irtifa ile daha geniş bir koruma alanı sağlıyor. HİSAR-U (Siper) ise 150 km'den fazla menziliyle uzun menzilli hava ve füze savunması görevini üstleniyor.

Editör Notu: Bu haber, Türkiye'nin HİSAR hava savunma sisteminin Kuzey Kıbrıs'ta konuşlandırıldığına dair Rum analistlerin iddialarını ve bu durumun bölgedeki askeri dengeye olası etkilerini detaylandırarak okuyucuya aktarıyor.