Sanatçı Selçuk Demirel'in Günlükleri Kitaplaştı: "Gökyüzüyle Yüz Yüze"
Sanatçı Selçuk Demirel'in Günlükleri Kitaplaştı: "Gökyüzüyle Yüz Yüze"
Ünlü sondakikahaberler dünyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Çizer Selçuk Demirel, 1981 ile 2024 yılları arasında tuttuğu günlüklerindeki anı, deneme, aforizma ve şiirlerinden bir seçkiyi "Gökyüzüyle Yüz Yüze" adıyla okuyucuyla buluşturdu. Bu kapsamlı çalışma, sanatçının kişisel notlarının yanı sıra daha önce yayımlanmamış mektuplarını ve anılarını da içeriyor. Kitap, sanatçının kültürel çevre ve düşünsel yolculuğu hakkında önemli bilgiler sunuyor.
Sanatçının Kendi Sözleriyle Kitap Yolculuğu
Selçuk Demirel, "Gökyüzüyle Yüz Yüze" kitabını bir anlamda geçmişe bir yolculuk olarak nitelendiriyor. Kendisi için geçmişin hiçbir zaman tamamen geride kalmadığını, her anıyla birlikte yaşadığını belirtiyor. Kitaptaki her bir not, yazı ve düşüncenin birer 'fragman' gibi olduğunu ve bu fragmanları bir araya getirerek bir bütün oluşturduğunu ifade ediyor. Bu derleme, sanatçının arşivinde uzun yıllardır sakladığı değerli birikimlerini gün yüzüne çıkarıyor.
Kültür ve Sanat Dünyasının Önemli İsimleriyle Bir Ömür
Demirel, yaşamının kültür ve sanat dünyasının pek çok önemli ismiyle kesiştiğini belirtiyor. Bu kişilerle kurduğu yakın dostluklar ve tanışıklıkların hayatını zenginleştirdiğini vurguluyor. Bu isimler arasında Le Monde Diplomatique'in eski genel yayın müdürü Claude Julien ile 40 yıla yakın süren işbirliği öne çıkıyor. Ayrıca, John Berger, Sebastiao Salgado, Edip Cansever, İlhan Berk gibi sanat ve edebiyat dünyasının duayenleriyle olan anılarını paylaşıyor. Bu tanışıklıkların bir zincirin halkaları gibi birbirini takip ettiğini ve kuşağın kuşağa aktarılan bir kültürel miras oluşturduğunu dile getiriyor.
John Berger ile Derin Bir Sanatsal Bağ
Sanatçı, özellikle yazar ve ressam John Berger ile olan ilişkisine özel bir önem atfediyor. Berger'in kendisine bakmayı ve düşünmeyi öğreten bir sanatçı olduğunu belirtiyor. Birlikte dört kitap çalışması yaptıklarını ve bu projelerin dostluklarının birer nişanesi haline geldiğini ifade ediyor. Berger'in adil bir dünya mücadelesi veren bir aktivist kimliğiyle de Demirel üzerinde derin bir etki bıraktığı görülüyor.
Paris Günlükleri ve Edebi Tesadüfler
Demirel, Paris'teki yaşamına dair anılarını da kitapta detaylı bir şekilde aktarıyor. Bu bölümde dikkat çeken noktalardan biri, yazar Samuel Beckett ile aynı sokakta yaşamış olması. Bu tesadüfü, bir belgesel ve bir telefon görüşmesi aracılığıyla öğrendiğini anlatıyor. Beckett'in kendisinin oturduğu yere yakın bir adreste yaşadığını öğrenmek, sanatçı için oldukça heyecan verici bir bilgi olmuş. Hatta bu durum, kendi sokağında yaşayan ünlü bir isim olup olmadığını sordurmuş ve aldığı cevap Ülkü Tamer olmuş.
Sanatsal Bir Direniş Örneği
Selçuk Demirel'in bu çalışması, sanatsal bir ifade biçimini kullanarak bireysel ve toplumsal konulara ışık tutuyor. Bu durum, yalnızlığa karşı sanatsal bir direniş gösteren diğer sanat eserleriyle de paralellik taşıyor. Sanatın, bireyin iç dünyasını yansıtmasının yanı sıra toplumsal duyarlılıkları da besleyebildiği bu kitapla bir kez daha görülüyor.