Sarıyer'de Yangın Sonrası Büyük Mağduriyet: 80 Kişi Çatısız Kaldı

24.06.2026 By Ahmet Yılmaz Gundem

Sarıyer'de Yangın Sonrası Büyük Mağduriyet: 80 Kişi Çatısız Kaldı

İstanbul'un İstanbul ilçelerinden Sarıyer'e bağlı Bahçeköy Mahallesi'nde, 28 Nisan Salı günü sabah saatlerinde meydana gelen elektrik kontağı kaynaklı yangın, Ege Apartmanı'nın çatısını tamamen yok etti. 5 katlı binada yaşayan yaklaşık 80 kişi, alevlerin sönmesinin ardından başlayan süreçte ciddi maddi ve manevi yıkımla karşı karşıya kaldı. 22 dairenin etkilendiği olayda, itfaiyenin söndürme çalışmaları ve ardından gelen yağışlar nedeniyle binanın alt katları su altında kalarak kullanılamaz hale geldi.

Alevler Söndü Ama Felaket Devam Ediyor

Sabah saat 09.15 sularında ortak kullanım alanındaki elektrik tesisatında başlayan yangın, kısa sürede tüm çatıyı sardı. İtfaiye ekiplerinin bir saatlik yoğun müdahalesiyle yangın kontrol altına alınsa da, söndürme sırasında kullanılan tonlarca su ve mevsimsel yağışlar binada yeni sorunlar doğurdu. Binanın kanalizasyon borularının tamamen yanması nedeniyle, yağan yağmurlar merdivenlerden aşağıya bir dere gibi akmaya başladı.

Apartman sakinleri, yangının ardından kendilerine malzeme ve finansal destek sözü verildiğini ancak aradan geçen iki ay boyunca hiçbir somut adım atılmadığını iddia ediyor. Özellikle çatı katında yaşayanların evleri tamamen kullanılamaz hale gelirken, su sızıntıları binanın temeline kadar ulaşarak yapısal riskleri artırdı. Yaşanan bu durum, binanın dayanıklılığını ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tahliyeler ve Yaşam Mücadelesi

Yangının etkisiyle binadaki yaşam koşulları ağırlaştı ve bazı daireler tamamen boşaltıldı. Mağduriyetin boyutları şu şekilde detaylandırılabilir:

  • Tam Tahliyeler: Çatı katındaki iki daire tamamen boşaltıldı ve buradaki kiracılar evlerini terk etmek zorunda kaldı.
  • Kısmi Kayıplar: Dördüncü katta oturan bir kiracı, evin aşırı su alması sebebiyle taşınmak zorunda kaldı.
  • Süregelen Mağduriyet: Geriye kalan 19 dairenin sakinleri, rutubet ve su baskınları ile mücadele ederek yaşamaya çalışıyor.

Binada yaşayanlar, sadece maddi değil, psikolojik olarak da çökmüş durumdalar. Özellikle çocukların yaşadığı travmalar dikkat çekerken, bazı sakinlerin yaşadığı ağır depresyon nedeniyle tehlikeli girişimlerde bulunduğu bildirildi. Bu durum, Gündem maddeleri arasında yer alan kentsel güvenlik ve hızlı yardım mekanizmalarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Ekonomik Çıkmaz: Borçla Gelen Yıkım

Apartman sakinlerinden Abdullah İnaz, yaşadıkları ekonomik zorluğu çarpıcı bir örnekle anlattı. Geçen yıl büyük masraflar yaparak çatıyı tamamen yenilediklerini belirten İnaz, hala bu onarımın taksitlerini ödediklerini vurguladı. Kendi imkanlarıyla yaptıkları yatırımın bir anda kül olması, sakinlerin borç yükünü daha da artırdı. Şimdi ise borçları bitmeden yeniden çatı yaptırmak zorunda kalmanın eşiğindeler.

Rutubet ve Sağlık Sorunları

Binanın alt katlarında yaşayanlar için durum farklı bir boyuta evrildi. Emekli bir vatandaş olan Zennure Erdem, astım hastası olmasına rağmen su baskınları ve rutubet dolu bir evde yaşamak zorunda kaldığını belirtti. Evdeki dolapların çürüdüğü, kapıların şişerek kapanmaz hale geldiği ve fayansların çatladığı ifade edildi. Sağlık sorunlarına rağmen gidecek yerleri olmayan vatandaşlar, belediye ve kaymakamlıktan bekledikleri yardımların gelmemesinden şikayetçi.

"Her yağan yağmur dere gibi merdivenlerden aşağı akıyor. İtfaiyenin suyu ve yağmurlar laminantları şişirdi, duvarlar tehlike altında. Verilen sözler tutulmadı, şu an tamamen çaresiziz."

Gelecek Riskler ve Beklentiler

Binanın mevcut durumu, sadece konfor kaybı değil, aynı zamanda bir güvenlik sorununa dönüştü. Su sızıntılarının binanın temeline zarar vermesi, uzun vadede statik sorunlara yol açabilir. Türkiye genelinde benzer yapısal sorunların hızlıca çözülmemesi durumunda, küçük çaplı kazaların büyük felaketlere dönüşme riski bulunuyor. Sakinlerin tek talebi, çatının ivedilikle onarılması ve maddi zararlarının karşılanması.

Bu olay, ortak alanlardaki elektrik tesisatlarının düzenli kontrolünün hayati önem taşıdığını kanıtlıyor. Benzer bir durumun tekrar yaşanmaması için binalarda yangın önlemlerinin artırılması ve belediyelerin acil durum destek paketlerinin daha hızlı devreye alınması gerekiyor.

Editör Notu: Haber, bir yangının sadece alevlerle bitmediğini, sonrasında gelen bürokratik yavaşlığın ve yapısal hasarların insan hayatını nasıl daha derin bir krize sürüklediğini gözler önüne seriyor.