Savaşların Yeni Yüzü: Fiziksel Alanların Ötesinde Dijital ve Algoritmik Mücadele

07.02.2026 By Ahmet Yılmaz Gundem

Savaşların Yeni Yüzü: Fiziksel Alanların Ötesinde Dijital ve Algoritmik Mücadele

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen 17. El Cezire Forumu'nda yaptığı konuşmada, günümüzdeki çatışmaların ve küresel dengelerin dönüştüğüne dikkat çekti. Forumun ana temasının "Filistin Davası ve Çok Kutuplu Bir Dünyanın Ortaya Çıkışı Bağlamında Bölgesel Güç Dengesi" olduğunu belirten Duran, bu konunun yalnızca Gazze'deki trajedilere değil, aynı zamanda uluslararası sistemdeki köklü değişimlere de işaret ettiğini vurguladı. Duran, dünyanın artık bir geçiş sürecinde değil, bu geçişi büyük ölçüde tamamladığına işaret etti.

Küresel Düzenin Yeniden Şekillenişi

Duran, küresel sistemin artık eski varsayımlarından uzaklaştığını belirtti. Savaş sonrası oluşturulan uluslararası düzenin temelini atan ilkelerin zayıfladığını, salgınların küresel yönetişimin kırılganlığını ortaya serdiğini ve hatta soykırımın uluslararası politikada hoş görülen bir gerçeklik haline geldiğini ifade etti. Uluslararası kurumların bu tür trajedileri önlemede defalarca başarısız olduğunu kaydeden Duran, mevcut sistemin parçalanma, yoğun rekabet ve kurumsal bir yorgunlukla karakterize edildiğini söyledi. Bu ortamda büyük güç rekabetinin küresel gündemin merkezine yerleştiğini ve belirsizliğin artık kalıcı bir durum olduğunu ekledi.

Dijital Savaş Alanları ve Bilgi Hakimiyeti

Çağımızın en belirgin özelliğinin, "bilgi savaşının çatışma mantığına tam entegrasyonu" olduğunu savunan Duran, savaşların artık sadece fiziksel cephelerle sınırlı kalmadığını dile getirdi. Çatışmaların, anlatılar, dijital platformlar ve algı yönetimi aracılığıyla yürütüldüğünü belirtti. Teknoloji şirketlerinin, platform sahiplerinin ve algoritma tasarımcılarının, demokratik hesap verebilirlik olmaksızın siyasi sonuçları etkileyebilen güçlü devlet dışı aktörler haline geldiğini vurguladı. Duran, algoritmik kontrolün yeni bir tahakküm biçimi yarattığını ve neyin görülebilir, neyin güvenilir olacağını belirlediğini söyledi.

Adalet: Yeni Düzenin Temel Taşı

Duran, hiyerarşinin çöktüğü, kurumların zayıfladığı ve gücün parçalandığı bir ortamda düzeni sağlayacak temel ilkenin adalet olduğunu savundu. Adaletin sadece ahlaki bir ideal olmadığını, aynı zamanda siyasi düzenin birleştirici gücü olduğunu belirtti. Adaletin olduğu yerde, düzenin zorla değil, içselleştirilerek var olacağını söyledi. Gerçek olmadan adaletin, adaleti koruyan koşullar olmadan da gerçeğin var olamayacağını vurguladı. Duran, bölgenin El-Farabi ve İbn Haldun gibi düşünürlerin mirasıyla medeniyetlerin egemenlikle değil, meşruiyet, birlik ve ahlaki amaçla ayakta kaldığını öğrettiğini hatırlattı.

Bölgesel Sorunlara Bölgesel Çözümler

Orta Doğu'nun birden fazla krizi aynı anda yaşadığına dikkat çeken Duran, bölgedeki güç dengesinin artık sadece askeri kapasiteyle değil, ekonomik güç, diplomatik ağlar, yeniden yapılanma becerisi ve koalisyon kurma yeteneği ile de ölçüldüğünü belirtti. Güvenlik ve insani yardım arasındaki sınırların bulanıklaştığını, insani krizlerin sadece savaşların bir sonucu değil, aynı zamanda stratejik sonuçları belirleyen etkenler haline geldiğini ifade etti. Bölgesel aktörlerin artan diplomatik ve ekonomik kapasitelerine rağmen koordinasyonun hala önemli bir zorluk olduğunu vurgulayan Duran, bireysel gücün kolektif eylem olmadan kalıcı istikrar sağlayamayacağını söyledi. Gazze ve Suriye örneklerini veren Duran, savaşların sadece ateşkeslerle değil, yönetim düzenlemeleri, yeniden yapılanma ve siyasi çözümlerle sona erdiğini hatırlattı. Türkiye'nin vizyonunun "bölgesel sahiplenme" ilkesine dayandığını ve bu stratejinin yerel aktörleri önceliklendirdiğini, bölgesel diplomasiyi işler hale getirdiğini ve kolektif kapasiteyi güçlendirdiğini belirtti. Gundemdeki sorunların ancak yerel çözümlerle aşılabileceğini vurguladı.

Ortak Sorumluluk ve Barış Vizyonu

Duran, bölgenin şu anda bir dönüm noktasında olduğunu ve işbirliği, adalet ve ortak sorumlulukla içsel kırılmaları çözme veya rekabet ve istikrarsızlıkla parçalanma arasında bir seçim yapması gerektiğini belirtti. Bölgesel aktörlerin kendi çatışmalarını yönetememesi durumunda, bu çatışmaların yerel kalmayıp küresel anarşinin bir parçası haline geleceğini söyledi. Bölgenin artık küresel krizlerden etkilenen değil, bu krizi hafifletme veya derinleştirme potansiyeline sahip olduğunu ekledi. Gazze'deki güvensizlik dalgasının kitlesel yıkım, derin travma ve insani çöküşle kendini gösterdiğini ifade eden Duran, bölgesel ve Körfez aktörlerinin diplomatik nüfuz, yeniden inşa kapasitesi ve arabuluculuk gibi araçlara sahip olduğunu vurguladı. Savaşın sona erdirilmesi, yerinden edilmenin önlenmesi, güvenilir yönetişim çerçevelerinin oluşturulması ve yeniden yapılanmanın siyasi uygulanabilirlik ile bağlantılı olması gerektiğini belirtti. Türkiye'nin bölgesel barış ve güvenlik için somut adımlar attığını ve tüm bölge ülkelerini bu ortak sorumluluğu paylaşmaya davet ettiğini söyledi. Temel inancın, istikrarın ancak kapsayıcı işbirliği, karşılıklı güven ve kolektif bilgelikle sağlanabileceği olduğunu ekledi. Bakan Tekin'den Özgür Özel'e Sert Yanıt başlıklı haberdeki gibi farklı alanlardaki tartışmaların da bu genel çerçevede değerlendirilebileceği unutulmamalıdır.

Kendi Hikayesinin Yazarlığını Kazanmak

Duran, bölgenin uzun süredir başkalarının anlatılarıyla tanımlandığını ve bu durumun sona ermesi gerektiğini belirtti. Anlatı gücünün, anlamı ve düzeni şekillendirdiğini ifade ederek, bölgenin kendi hikayesinin yazarlığını geri kazanması gerektiğini söyledi. Bu durumun, küresel bir kırılma anında medeniyet misyonunu netlikle ifade etmek için önemli olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Daha adil bir dünya mümkün" çağrısının stratejik bir ufuk ve adaletin bilinçli inşasına dair bir inanç olduğunu dile getirdi. Dünyanın doğru yönde değişmesini sağlamanın, sınır ötesi işbirliği, algoritmik egemenliğe direnç, gerçeğin savunulması, adaletin yeniden tesisi ve haysiyet ile meşruiyete dayalı yeni bir küresel düzen hayal etme cesareti gerektirdiğini söyledi. Son olarak, forumdaki görüşmelerin sadece anlayışı zenginleştirmesini değil, aynı zamanda daha adil, barışçıl ve insani bir uluslararası düzen için toplu eyleme ilham vermesini diledi. İstanbul-Sofya Ekspresi Biletleri Artık Online Satışta gibi gelişmeler, küreselleşmenin ve bölgesel etkileşimlerin farklı boyutlarını göstermektedir.

Editör Notu: Bu haber, savaş ve çatışmaların artık sadece fiziksel alanlarla sınırlı kalmayıp, dijital ve algoritmik boyutlar kazandığına dair önemli bir analiz sunmaktadır. Adaletin, küresel düzensizliğin ortasında birleştirici bir güç olarak vurgulanması dikkat çekicidir.