Savcı Hakkında Kadın Hakime Yönelik Saldırı Davasında Ağır Cezalar Talep Edildi

16.02.2026 By Fatih Öztürk Gundem

Savcı Hakkında Kadın Hakime Yönelik Saldırı Davasında Ağır Cezalar Talep Edildi

İstanbul'da görevli bir hakim, meslektaşı savcı tarafından silahla yaralanmasıyla ilgili soruşturma tamamlandı. Savcı M.Ç.K. hakkında, hakim A.K.'yi yaralamak, iş yeri dokunulmazlığını ihlal etmek ve tehdit suçlarından, toplamda 20 yıldan fazla hapis cezası istendi.

Olayın Arka Planı ve Gelişimi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, savcı M.Ç.K. ile hakim A.K. arasındaki ilişkinin 2023 ortalarında başladığı ve zamanla derinleştiği belirtildi. Ancak ilişkinin sona ermesinin ardından savcı M.Ç.K.'nin, bu durumun mesleki kariyerini ve sosyal hayatını olumsuz etkileyeceği endişesiyle hakimi baskı altına aldığı ifade edildi. Özellikle annesi ve babasıyla aynı sitede oturması, olası bir tepkiyle karşılaşma ve bunu ailesine açıklayamama kaygısı, savcıyı daha da zorlayıcı bir tutum sergilemeye itti.

Baskı ve Tehdit Yöntemleri

İddianamede, savcı M.Ç.K.'nin, hakimi İstanbul'dan ayrılmaya zorlamak için çeşitli yöntemler kullandığı detaylandırıldı. Sürekli telefonla aramak, mesajlaşmak ve hatta silah fotoğrafları göndererek tehdit ettiği kaydedildi. İletişim kurma çabalarını engelleyen hakime karşı, gizli numaralardan arama yapmaya devam ettiği ve banka dekontlarının işlem açıklamalarına yazdığı notlarla tehditlerini sürdürdüğü belirtildi. Bu baskılar, hakimin güvenliğini tehlikeye attı ve ciddi bir huzursuzluk yarattı.

Kişisel Verilerin Kullanımı ve Sahte Hesaplar

Savcı M.Ç.K.'nin, hakimin direncini kırmak amacıyla daha da ileri gittiği iddianamede yer aldı. Hakimin kimlik bilgileri, aile bireylerinin isimleri ve yakınlık dereceleri gibi hassas kişisel verileri, sahte sosyal medya hesapları üzerinden "Nasıl sülale bu?" gibi ifadelerle paylaştığı kaydedildi. Bu tür eylemler, hakimin onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelikti. Tüm bu yıldırma ve baskı çabalarına rağmen hakim A.K.'nin İstanbul'dan ayrılmaması üzerine, savcı M.Ç.K. fiziksel şiddete başvurdu.

Olay Anı ve Sonrası

13 Ocak tarihinde, telefonlarına yanıt alamayan savcı M.Ç.K.'nin, hakimin adliyedeki makam odasına gittiği belirtildi. Burada yaşanan tartışma sırasında, savcı silahını hakimin yüzüne doğrulttu ancak daha sonra geri çekti. Odanın içinde bulunan tanık Yakup Karadağ'ın müdahalesiyle savcı, ikinci kez silahını ateşledi. Ancak tanığın araya girmesiyle savcının ikinci atışının amacına ulaşmadığı vurgulandı. Bu olay, adliyelerde güvenliğin sağlanması noktasında da dikkat çeken bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Savcı Hakkında Talep Edilen Cezalar

Hazırlanan iddianamede, savcı M.Ç.K.'nin toplamda "kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs", "cebir ve tehdit kullanarak iş yeri dokunulmazlığını ihlal", "silahla ve zincirleme tehdit", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme" ve "ısrarlı takip" suçlarından yargılanması talep edildi. Mahkemeye sunulan iddianame, savcının en az 20 yıl 2 ay, en fazla ise 42 yıl 3 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını öngörüyor. Bu dava, hukuki süreçlerin takibi açısından büyük önem taşıyor.

Gelecekteki Etkiler ve Değerlendirme

Bu olay, yargı mensupları arasındaki ilişkilerin hassasiyetini ve meslek etiği kurallarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Savcı hakkında istenen ağır cezalar, benzer durumların yaşanmaması adına caydırıcı bir örnek teşkil edebilir. Dava süreci, hukukun üstünlüğünün ve adalet sisteminin işleyişinin sıkı bir şekilde takip edileceğini gösteriyor. Bu tür olayların aydınlatılması, toplumun yargı sistemine olan güvenini pekiştirecektir.

Editör Notu: Bu haber, yargı mensupları arasındaki kişisel ilişkilerin mesleki görevleri nasıl etkileyebileceğini ve bu tür durumların hukuki sonuçlarını detaylı bir şekilde ortaya koymaktadır.