Savunma Sanayii 2026'da Yeni Hedeflere Yükseliyor

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, 2025 yılındaki başarıları ve 2026 yılına yönelik hedefleri kamuoyuyla paylaştı. Yüksek düzeyli bir toplantıda konuşan Görgün, sektörün insan kaynağı, araştırma ve geliştirme (AR-GE), ihracat ve sanayileşme alanlarındaki gelişimine odaklandı. 2025'te kaydedilen somut çıktıların bir sunumla aktarıldığı etkinlikte, gelecek yıl için belirlenen stratejik adımlar ve ulaşılmak istenen noktalar detaylandırıldı.

İnsan Kaynağı Dönüşümü ve Yetkinlik Gelişimi

Savunma sanayisinin geleceğini şekillendiren en önemli unsurlardan biri olarak insan kaynağına dikkat çekildi. Görgün, yetkinlik dönüşümünün erken yaşlardan başlayarak lisans ve lisansüstü düzeylere kadar uzanan bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını belirtti. Bu kapsamda, nitelikli iş gücü altyapısını güçlendirmek amacıyla yüksek lisans programlarına büyük önem verildiği vurgulandı. Genç yeteneklerin sektöre kazandırılması ve mevcut uzmanların gelişiminin desteklenmesi, stratejinin temel taşlarından biri olarak öne çıktı.

Gençlerin sektöre entegrasyonunu kolaylaştırmak amacıyla kurulan Savunma Kariyer Platformu'nun 250 binden fazla kullanıcıyı 320'den fazla firmayla buluşturduğu açıklandı. Bu platform, genç yetenekler için güçlü bir istihdam köprüsü vazifesi görüyor. Ayrıca, Savunma Gelişim Platformu aracılığıyla 68 bin kullanıcıya 735'ten fazla içerik sunulması, öğrenmenin zaman ve mekandan bağımsız hale getirildiğini gösteriyor. Bu dijital mimari, sürekli öğrenme ilkesini benimseyen bir yapı sunuyor.

Savunma Sanayii Meslek Yüksekokulu modeli ile de sahadaki ihtiyaçlara yönelik uygulamalar geliştirildi. Bu model, teknik personelin stratejik niteliğini artırmayı hedefliyor. Özellikle "tersine beyin göçü" konusunda önemli bir başarı elde edildiği belirtildi. 2023'te yurt dışından dönen uzman sayısı, gidenlerin sayısının oldukça altındayken, 2025 itibarıyla bu denge pozitife dönmüş durumda. Giden 98 mühendise karşılık 190 nitelikli uzmanın Türkiye'ye geri döndüğü bilgisi paylaşıldı. Başvuru sayılarındaki yaklaşık üç katlık artış, bu dönüşümün somut bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

AR-GE Çıktıları İhracata Dönüşüyor

Savunma sanayiindeki araştırma ve geliştirme (AR-GE) faaliyetlerinin somut çıktıları, küresel pazarda önemli bir ihracat potansiyeli yaratıyor. Bu alanda 18 kritik teknoloji öncelik alanı belirlenmiş durumda. 2025 boyunca gerçekleştirilen teknoloji günleri ve üniversitelerle kurulan iş birlikleriyle AR-GE portföyünün toplam büyüklüğü 920 milyon dolar seviyesine ulaştı. Bu çalışmalar sonucunda 14 yeni AR-GE projesi imzalanırken, 10 yeni proje başlatıldı ve bir yeni SAGA çağrısı kararı alındı. Toplamda yürüyen ve tamamlanan AR-GE proje sayısı 205'e ulaştı.

Sektörün 2025 yılındaki mal ve hizmet ihracatı 10 milyar doları aşarken, 17.9 milyar dolarlık yeni ihracat sözleşmesi imzalanması dikkat çekici bir başarı olarak kayıtlara geçti. Geçen yıl 58 il savunma ve havacılık ihracatı yaparken, 1 milyon doların üzerinde ihracat yapan il sayısı 21'den 26'ya yükseldi. Türkiye'nin ilk 100 ihracatçısı içindeki savunma sanayi şirketlerinin sayısı da 17'den 26'ya çıktı. Bu büyüme, yeni sözleşme üretme kapasitesindeki artışla doğrudan ilişkili.

Özellikle devletlerarası mutabakatlarla hayata geçirilen projeler, KAAN'ın Endonezya'ya, askeri gemi ihracatının Portekiz'e ve HÜRJET'in İspanya'ya uzanan örnekleriyle, Türkiye'nin küresel ölçekteki güvenilirliğini ve teslimat kabiliyetini pekiştiriyor. Asya-Pasifik, Avrupa, Amerika kıtası, Orta Doğu ve Afrika gibi farklı coğrafyalarda milyarlarca dolarlık sözleşmelere imza atılması, sektörün küresel ayak izini genişlettiğini gösteriyor. En fazla ihracatın Avrupalı müttefiklere yapılması, güven ve birlikte çalışabilirlik açısından önem taşıyor.

2026'da Kritik Eşikler ve Yeni Kabiliyetler

2026 yılı, savunma sanayii için bir dizi kritik eşiğin aşılacağı bir yıl olarak öngörülüyor. Havacılık alanında hem platform hem de motor ve insansız sistemlerde önemli gelişmeler yaşanacak. KIZILELMA İnsansız Savaş Uçağı'nın ilk teslimatı gerçekleştirilecek, KAAN'ın seri üretim sözleşmesi imzalanacak. Gemiden kalkış ve iniş yapabilen TB3 SİHA'ların ilk teslimatları yapılacak. Yapay zeka destekli TB2T-AI SİHA'lar da envantere girecek.

GÖKBEY helikopterine entegre edilecek TS1400 turboşaft motoruyla yer testleri yapılacak, HÜRKUŞ teslimatları başlayacak. Milli Muharip Uçak Özgün Motor Geliştirme Projesi'nde Kritik Tasarım Gözden Geçirme (CDR) sözleşmesi imzalanacak. Hava savunma ve füze sistemleri projelerinde yüksek adetli teslimatlar gerçekleştirilecek. AKYA torpidosunun seri üretim süreci başlayacak, denizaltılara ATMACA Silah Sistemi yeteneği kazandırılacak. Muharip gemilere MİDLAS entegrasyonu tamamlanacak. Yüksek güçlü lazer silah sistemlerine sahip ülkeler sınıfına giriş sağlayacak GİZEM Projesi hayata geçirilecek.

Kara ve deniz platformlarında da önemli adımlar atılacak. ALTAY Seri Üretim Projesi kapsamında çift haneli sayıda ALTAY Tankı Kara Kuvvetleri'ne teslim edilecek. Farklı konfigürasyonlarda 15 Orta Sınıf İnsansız Kara Aracı envantere kazandırılacak. Deniz Kuvvetleri için TCG Muratreis denizaltısı envantere katılacak ve TCG 18 Mart denizaltısının modernizasyonu tamamlanacak. Yerli füze ve sensörlere sahip 6'ncı MİLGEM gemisi TCG İzmir'in teslimi gerçekleştirilecek. Amfibi harekat için 4 LCT ve Kara Kuvvetleri için 70 RHİB botu teslim edilecek. Kamikaze insansız deniz araçlarında sürü kabiliyetinin gösterimi yapılacak.

AR-GE ve yenilikçi teknolojiler alanında da önemli projeler hayata geçirilecek. Otonomi, kuantum teknolojileri, sentetik biyoloji ve prepreg sistemleri gibi alanlarda çalışmalar hız kazanacak. Milli Uçak Gemisi Projesi (MUGEM) kapsamında, mevcut en büyük gemi TCG Anadolu'nun üç katı büyüklüğünde, 60 bin tonluk bir platformun üretimi için çalışmalar hızlandırıldı. Bu proje, ülkenin denizcilik ve tersanecilik kabiliyetini daha da ileriye taşıyacak.

Savunma sanayii artık sadece kendi ihtiyacını karşılayan bir yapı olmanın ötesine geçerek, rekabet eden, ihracat yapan, teknoloji üreten ve uluslararası ittifakların güvenilir bir paydaşı haline gelmiştir. 2026'da, 2025'te kurulan dönüşüm mimarisinin daha da ileriye taşınması hedefleniyor. İnsan kaynağında yetkinlik artırılacak, AR-GE'de stratejik teknoloji üretimi derinleştirilecek, ihracatta kurumsal dışa açılım güçlendirilecek ve sanayileşmede ekosistem sürdürülebilir ve dayanıklı hale getirilecek.

Editör Notu:Bu haber, Türkiye savunma sanayiinin 2026 yılına yönelik stratejik hedeflerini ve bu hedeflere ulaşmak için atılan adımları detaylı bir şekilde ortaya koymaktadır. İnsan kaynağına yapılan vurgu, AR-GE'nin ihracata dönüşmesi ve gelecekteki projelerdeki yenilikçi yaklaşımlar öne çıkan noktalardır.