Savunma Sanayii Hisseleri, Artan Jeopolitik Gerilimler ve ABD'nin Bütçe Sinyalleriyle Yükselişte

Geçtiğimiz hafta savunma ve havacılık sektöründeki şirketlerin hisselerinde belirgin bir artış gözlemlendi. Bu yükselişin arkasında, küresel çapta artan jeopolitik endişeler ve Amerika Birleşik Devletleri'nin savunma harcamalarını artırma yönündeki işaretleri yatıyor. Ülkelerin güvenlik ihtiyaçlarına yönelik attığı adımlar ve teknolojik gelişmeler, sektördeki şirketlerin hisse performanslarını olumlu etkiledi.

Küresel Gerilimler ve Savunma Harcamalarındaki Artış

Dünyanın farklı bölgelerindeki jeopolitik gerilimlerin tırmanma potansiyeli, savunma ve havacılık şirketlerinin hisse değerlerini doğrudan etkiliyor. Rusya-Ukrayna arasındaki devam eden çatışmalar, Asya'da Japonya ve Çin arasındaki artan tansiyon ve ABD'nin Venezuela'ya yönelik olası askeri müdahale sinyalleri, birçok ülkeyi savunma bütçelerini artırmaya yöneltti.

Özellikle ABD yönetiminin Grönland konusundaki sert tutumu, uluslararası ilişkilerde yakın dönemde yaşanabilecek gerginliklere dair endişeleri artırdı. Bu durum, güvenlik ihtiyacını bir kez daha ön plana çıkararak savunma sanayisine olan ilgiyi yükseltti. Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro'nun ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik eleştirileri de bu endişeleri besledi.

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamalarda, Donald Trump yönetiminin Grönland'ı elde etmek için ABD ordusunu kullanmak dahil çeşitli seçenekleri değerlendirdiği belirtildi. Bu tür açıklamalar, uluslararası arenada tansiyonun yükselmesine neden oluyor.

ABD'nin Trilyon Dolarlık Savunma Bütçesi Sinyali

Bu jeopolitik gelişmelerin yanı sıra, ABD Başkanı Donald Trump’ın gelecek yılki askeri bütçeyi 1,5 trilyon dolara çıkarma yönündeki isteği, küresel savunma hisselerindeki yükselişi daha da tetikledi. Trump, senatörler ve siyasi temsilcilerle yaptığı görüşmelerin ardından bu yönde bir karar aldığını duyurdu. Bu büyüklükteki bir bütçe artışı, savunma sanayisi firmaları için önemli bir büyüme potansiyeli anlamına geliyor.

Avrupa Birliği, Grönland konusunda Danimarka'ya tam destek verirken, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Grönland ile ilgili her türlü kararın bölge halkı ve Danimarka tarafından alınacağını vurguladı. Fransa, İngiltere ve Almanya gibi ülkeler de Danimarka'ya destek açıklamalarında bulundular. Bu diplomatik adımlar, jeopolitik dengelerin korunması açısından önem taşıyor.

Ukrayna'daki durum da savunma sektörü için kritik bir gelişme olarak öne çıkıyor. İngiltere ve Fransa, Ukrayna'da ateşkes sonrası İngiliz ve Fransız ordularının görev yapabileceğine dair bir niyet beyanı imzaladı. Bu beyan, "Çok Uluslu Güç (MNF-U)" adı altında bir koalisyon oluşturulmasında öncü rol üstleneceklerini gösteriyor.

Savunma Şirketlerinde Hissedar Performansı

Artan jeopolitik riskler ve ABD'nin savunma harcamalarındaki potansiyel artış, küresel savunma ve havacılık şirketlerinin hisse performanslarında belirgin bir yükselişe yol açtı. Geçtiğimiz hafta Güney Koreli Hanwha Aerospace hisseleri %28,3, Alman Rheinmetall %18,6, İsveçli Saab %21,8, İngiliz Rolls-Royce %8,1, İtalyan Leonardo %14,2, ABD'li L3Harris Technologies %10,3, Lockheed Martin %9,2, İngiliz BAE Systems %17,1 ve Fransız Safran %3,3 oranında değer kazandı. Havacılık sektöründen Lufthansa %3,4 ve Airbus %5,6 oranında artış gösterirken, General Dynamics %3,1 ve Northrop Grumman %5,7 oranında yükseldi.

Türkiye'de ise Borsa İstanbul'da işlem gören savunma şirketleri de bu yükseliş trendine ayak uydurdu. Altınay Savunma hisseleri %10, Papilon Savunma hisseleri ise %5,4 oranında değerlendi. Bu durum, yerli savunma sanayisine olan yatırımcı ilgisinin de arttığını gösteriyor.

ASELSAN'dan Rekor Kıran Performans

Türkiye'nin savunma teknolojileri alanındaki öncü kuruluşu ASELSAN, finansal gücü ve teknolojik yetkinliğiyle dikkat çekmeye devam ediyor. ASELSAN, Borsa İstanbul'da piyasa değeri 1 trilyon lirayı aşan ilk şirket unvanını elde ettikten sonra bu başarısını daha da ileri taşıdı. 2025 yılını 1 trilyon 56 milyar liranın üzerinde bir piyasa değeriyle tamamlayan şirket, hafta sonu itibarıyla bu değeri 1 trilyon 276 milyar liraya çıkardı. ASELSAN hisseleri, geçen hafta %21,6 gibi önemli bir yükseliş kaydetti.

Son yıllarda yatırımcıların ilgisinin, geleneksel sanayi şirketlerinden ziyade yüksek teknoloji üreten ve bunu katma değerli ürünlere dönüştürebilen firmalara kaydığı görülüyor. ASELSAN'ın yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği MURAD AESA Burun Radar ailesi, Türkiye'nin hava platformlarındaki AESA radar ihtiyacını karşılama konusunda kritik bir rol üstleniyor. Bu radar, F-16 Özgür, Bayraktar AKINCI ve Bayraktar KIZILELMA gibi önemli hava araçlarında başarıyla kullanılıyor.

MURAD 100-A AESA Burun Radar'ın yüksek tarama hızı ve düşük tespit edilebilirlik özellikleri, onu modern hava savunma sistemleri için vazgeçilmez kılıyor. Ayrıca ANKA-III ve diğer platformlara entegrasyon çalışmaları da devam ediyor. ASELSAN, AESA teknolojisine sahip yeni nesil radarlar, elektro-optik sistemler, elektronik harp sistemleri ve yapay zeka destekli sistemler gibi alanlarda küresel ölçekte sadece birkaç şirketin üretebildiği teknolojilere imza atıyor.

Şirket ayrıca, çok katmanlı entegre hava savunma sistemi ÇELİKKUBBE'nin teslimatlarını bu yıl yoğun bir şekilde sürdürecek. ÇELİKKUBBE'nin önemli bileşenlerinden EJDERHA Yüksek Güçlü Elektromanyetik Karşı Tedbir Sistemi de kullanıma sunulacak. Bu gelişmeler, Türkiye'nin savunma kabiliyetlerini daha da güçlendirecek.

Dünyanın en değerli 17. savunma sanayisi şirketi konumuna gelen ASELSAN'ın yerli tedarikçilere yönelik sipariş tutarı, 2025'te bir önceki yıla göre %82 oranında arttı. Geçtiğimiz yıl boyunca tedarik ekosistemiyle birlikte 103 ürünün millileştirilmesi de bu alanda önemli bir başarı olarak kayıtlara geçti. Bu durum, yerli üretim ve teknoloji geliştirme konusundaki kararlılığın bir göstergesi.

Editör Notu: Bu haber, küresel jeopolitik gelişmelerin savunma sanayisi hisselerini nasıl etkilediğini ve Türkiye'nin bu alandaki öncü firması ASELSAN'ın kaydettiği dikkat çekici başarıları detaylı bir şekilde ortaya koymaktadır.