Sıfır Atık: Bir Tercih Değil, Geleceğe Zorunlu Bir Adım

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Birleşmiş Milletler (BM) binasında düzenlenen 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü anma etkinliğinde önemli açıklamalarda bulundu. ABD'de gerçekleşen etkinlikte Kurum, "Sıfır Atık bir tercih değil, mecburiyettir" diyerek, küresel iklim kriziyle mücadelede atılan adımların geleceği şekillendireceğini vurguladı. Etkinliğe, BM Genel Kurulu 88. Oturumu Başkan Yardımcısı Abdulaziz Alwasel, Politikadan Sorumlu BM Genel Sekreter Yardımcısı Guy Ryder ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı İcra Direktörü Inger Andersen gibi önemli isimler de katıldı. Programda ayrıca Emine Erdoğan ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in video mesajları da izlendi.

Sıfır Atık Hareketinin Önemi ve Türkiye'nin Katkıları

Bakan Kurum, konuşmasında sıfır atık yaklaşımının sadece bir etkinlik olmadığını, insanlığın geleceğine sahip çıkma ve doğaya saygı hatırlatması olduğunu belirtti. Tüketim alışkanlıkları değişmeden geleceği korumanın mümkün olmadığını ifade eden Kurum, doğal kaynakların tükenme hızına dikkat çekti. Türkiye'nin sıfır atık ve iklim kriziyle mücadele alanında attığı adımların, yarının dünyasını şekillendireceğini söyledi. Kurum, "Bugün ürettiğimiz atık miktarı, doğanın kendi kendini yenileme hızını aşmış durumda. Artık mesele sadece üretmek değil, nasıl tükettiğimiz. İşte Sıfır Atık tam bu noktada devreye giriyor. Çünkü Sıfır Atık; israfı reddeden, kaynağı koruyan, geleceği önceleyen bir harekettir." sözleriyle konunun özünü özetledi.

Toplumsal Dönüşüm ve Elde Edilen Başarılar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Bu anlayışı bir politika değil, seferberlik olarak ele aldık" sözlerine atıfta bulunan Bakan Kurum, Türkiye'nin kısa sürede milyonlarca insanın hayatına dokunan, alışkanlıkları değiştiren toplumsal bir dönüşüm başlattığını dile getirdi. Doğanın ve kaynakların tükenme tehlikesine dikkat çeken Kurum, yalnızca 2022'de yaklaşık 1 milyar ton gıdanın israf edildiğini ve bunun iklim kriziyle mücadelede önemli bir çözüm potansiyeli taşıdığını belirtti. Bakan Kurum, "Sıfır Atık bir tercih değil, bir mecburiyettir. Biz Türkiye olarak bu düşüncemizi sadece bireysel çabalarla değil, kurumsal ve toplumsal seferberlikle de destekledik." dedi.

Kurum, sıfır atık hareketinin başladığı 2017 yılından bu yana elde edilen somut kazanımları paylaştı. Türkiye'de 205 bin noktada Sıfır Atık Yönetim Sistemi'nin kurulduğunu ve geri kazanım oranının yüzde 36'ya yükseldiğini açıkladı. Bu sayede 74,5 milyon ton atığın geri kazanıldığı, 553 milyon ağacın kesilmesinin önlendiği ve 150 milyon ton karbon salımının engellendiği bilgisini verdi. Bu veriler, sıfır atık yaklaşımının çevresel etkilerini net bir şekilde ortaya koyuyor.

COP31 ve Türkiye'nin Küresel Rolü

Bakan Kurum, Emine Erdoğan'ın "Türkiye, ortak evimize karşı hissettiği yüksek sorumluluk şuuruyla, Sıfır Atık uygulamasına geçmek isteyen tüm milletlere rehber olmalıdır" sözlerinin altını çizdi. Türkiye'nin bu vizyonuyla, küresel çapta iklime somut katkılar sağlamayı, uluslararası iş birliğini güçlendirmeyi ve sıfır atık bilincini tüm dünyada yaygınlaştırmayı hedeflediğini belirtti. Kurum, "COP31 sürecinde Türkiye olarak attığımız adımların, sadece kendi ülkemizle sınırlı kalmaması; komşu ülkelerden Afrika’ya, Asya’dan Latin Amerika’ya kadar yayılarak fark yaratması için çabalayacağız. Sadece sözle kalmayacak, eyleme geçmenin yolunu arayacağız." ifadelerini kullandı. Bu yıl Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek olan COP31 zirvesi için katılımcıları Antalya'ya davet eden Kurum, iklim değişikliğine karşı toleransın sıfır noktasına geldiğini vurguladı.

Kurum, "Savaşların, acıların, dramların yaşanmadığı bir dünya için, barışın ve adaletin hakim olduğu yarınlar için; daha temiz bir çevre, daha yaşanabilir bir dünya için artık bekleme lüksümüz yok. Harekete geçme zamanı geldi de geçiyor." diyerek acil eylem çağrısında bulundu. Sıfır Atık yaklaşımıyla, gıda israfının önlenmesine dair yenilikçi sistemler ve somut taahhütler geliştirilmesini destekleyeceklerini belirtti. Bu adımların sadece Türkiye'nin değil, dünyanın geleceğini belirleyeceğini vurgulayarak, "Biz, insanlığın sesi ve eylemin öncüleriyiz." dedi.

Küresel Katılımcılardan Gıda İsrafına Vurgu

Etkinlikte, BM Genel Sekreter Yardımcısı Guy Ryder, UNEP İcra Direktörü Inger Andersen ve UN-Habitat İcra Direktörü Anacláudia Rossbach da "gıda israfı" temalı konuşmalar yaptı. Konuşmacılar, istatistiksel verilerle gıda israfının yıkıcı sonuçlarına dikkat çekti. Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Emine Erdoğan'ın himayelerinde başlatılan Sıfır Atık Hareketi'nin sürdürülebilir bir geleceğin anahtarı olduğuna vurgu yaptı. Ağırbaş, "Bugün dünyadaki gıda israfını sadece yüzde 20 oranında azaltabilirsek, yeryüzündeki açlığı tamamen bitirebilecek güce sahibiz" diyerek, sıfır atığın sadece atık yönetimi olmadığını, kaynak kullanımını kökten değiştiren bir yaklaşım olduğunu belirtti. Ağırbaş, Sıfır Atık'ın COP31 yolunda iklim hedeflerini gerçeğe dönüştürecek en somut ve insani köprü olduğunu sözlerine ekledi.

Editör Notu: Bu haber, Sıfır Atık hareketinin Türkiye'deki başarılarını ve küresel ölçekteki önemini vurgulayarak, iklim kriziyle mücadelede bireysel ve toplumsal sorumluluğun altını çiziyor.