Şirket Birleşme ve Devralmalarında Yabancı Yatırımlar Rekor Seviyede
Şirket Birleşme ve Devralmalarında Yabancı Yatırımlar Rekor Seviyede
Geçtiğimiz yıl, Türkiye'deki şirket birleşme ve devralma işlemlerinde yabancı yatırımların hacmi dikkat çekici bir artış göstererek son 12 yılın zirvesine ulaştı. Rekabet Kurumu'nun 2025 yılına ilişkin "Birleşme ve Devralma Görünüm Raporu"na göre, incelenen 162 işlemde yabancı sermayenin payı önemli ölçüde arttı. Bu durum, Türkiye ekonomisine olan güvenin ve uluslararası yatırımcıların ilgisinin bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Bu gelişmeler, Gundem başlığında yer alacak nitelikte.
Rekor Kırılan İşlem Hacimleri ve Yabancı Etkisi
Raporda sunulan verilere göre, birleşme ve devralma işlemlerinin toplam değeri 466,1 milyar lirayı buldu. Bu rakam, 2013'ten bu yana raporlanan en yüksek hacim olarak kayıtlara geçti. İşlemlerin kökeni incelendiğinde, tarafların tamamı Türk olan 93 işlemin toplam değeri 165,8 milyar lira olarak belirlendi. Buna karşılık, tarafların tamamı yabancı olan tek bir işlemin değeri ise 6,5 milyar lira olarak kaydedildi. Bu istatistikler, Türk şirketlerinin yabancı şirketlerle ortaklıklar kurma eğilimini de ortaya koyuyor.
En dikkat çekici artış ise, taraflardan en az birinin Türk, diğerinin ise yabancı olduğu 68 işlemin toplam değerinde görüldü. Bu işlemlerin toplam değeri 293,8 milyar liraya ulaşarak, yabancı sermayenin Türkiye'deki şirket birleşme ve devralmalarındaki güçlü varlığını gözler önüne serdi. Bu türden büyük hacimli yatırımlar, ekonominin farklı sektörlerinde canlanmaya ve büyümeye katkı sağlayabilir.
Sektörel Dağılım ve En Çok İşlem Gören Alanlar
Ana faaliyet alanlarına göre yapılan sınıflandırmada, hedef şirketin Türkiye kökenli olduğu işlemler arasında en yüksek hacim 110,7 milyar lirayla "toptan ve perakende ticaret, motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı" sektöründe gerçekleşti. Bu sektörü, 95,9 milyar lirayla "finans ve sigorta faaliyetleri" ve 92,7 milyar lirayla "imalat" takip etti. Bu veriler, ticaret ve finans sektörlerinin yabancı yatırımcılar için cazip alanlar olduğunu gösteriyor.
İşlem adedi bazında ise en yoğun faaliyet "bilgisayar programlama, danışmanlık ile ilgili faaliyetler" alanında görüldü. Bu kapsamda 25 birleşme ve devralma işlemi gerçekleşti ve toplam işlem değeri 20,2 milyar lira oldu. Bunu, 10 işlem ve 27,6 milyar lirayla "elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı" sektörü izledi. Ayrıca, "belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalardaki diğer toptan ticaret" sektöründe 5 işlem ve 55,1 milyar lira, "finansal hizmetler için yardımcı faaliyetler" sektöründe ise 5 işlem ve 486,8 milyon lira değerinde işlem gerçekleşti.
İşlem Sayısındaki Yükseliş ve Rekabet Kurumu'nun Rolü
Rekabet Kurumu'nun 2013-2025 döneminde incelediği yıllık ortalama işlem sayısı 241 olarak kaydedildi. Bu sayı, 2021'de 310'a ulaşarak zirveye yaklaştı. 2024 yılında 311, geçtiğimiz yıl ise 416 işlemle bu dönemdeki en yüksek rakama ulaşıldı. Bu artış trendi, hem yerel hem de uluslararası şirketlerin birleşme ve devralma faaliyetlerinin yoğunlaştığını gösteriyor.
Bu hareketlilik, piyasalardaki rekabeti şekillendirirken, aynı zamanda şirketlerin stratejik büyüme hedeflerini de yansıtıyor. Ekonomik belirsizliklere rağmen gösterilen bu yatırım iştahı, Türkiye'nin potansiyeline olan inancı pekiştiriyor. Bu türden dinamik gelişmeler, son dakika haberler kategorisinde yer alacak öneme sahip.
Yabancı Yatırım Tutarlarında Önemli Artış
Birleşme ve devralmalar kapsamında yabancı yatırımcılar tarafından Türk şirketlerine yönlendirilen yatırım tutarlarında son yıllarda belirgin bir artış gözlemlendi. 2023'te 68 milyar lira olan yatırım tutarı, 2024'te 99 milyar liraya yükseldi. Geçtiğimiz yıl ise bu rakam yaklaşık üç katına çıkarak 277,5 milyar liraya ulaştı. Bu tutar, 2014'ten bu yana hem dolar hem de lira bazında en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti. Bu durum, yabancı yatırımcıların Türkiye pazarına olan ilgisinin arttığını ve daha büyük ölçekli yatırımlar yapmaya başladıklarını gösteriyor.
Bu rekor seviyedeki yabancı yatırımlar, Türk şirketlerinin küresel pazardaki konumunu güçlendirebilir ve teknoloji transferini hızlandırabilir. Ayrıca, istihdam olanaklarını artırma ve ekonomik büyümeyi destekleme potansiyeline sahip. Bu türden pozitif ekonomik gelişmeler, ekonominin geleceği adına umut verici işaretler sunuyor.