STM, 11 Farklı Tersanede 44 Savaş Gemisi İnşasında Kilit Rol Aldı
STM, 11 Farklı Tersanede 44 Savaş Gemisi İnşasında Kilit Rol Aldı
Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki önemli oyuncularından STM, Türk Donanması ve dost ülkelerin deniz kuvvetleri için yürüttüğü projelerle küresel ölçekte etkinliğini artırıyor. Yaklaşık 35 yıllık tecrübesiyle, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın öncülüğünde askeri gemi inşa sanayinde stratejik bir konuma ulaşan şirket, milli denizcilik kabiliyetlerinin gelişimine yön veriyor. STM'nin bu kapsamda 11 farklı tersanede 44 savaş gemisinin inşasında görev aldığı bildirildi.
Geniş Yelpazede Proje Yönetimi
STM, korvet, fırkateyn, lojistik destek gemileri, hücumbot ve denizaltı gibi çeşitli deniz platformlarının tasarımından modernizasyonuna kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyor. Ayrıca, otonom sualtı sistemleri gibi yenilikçi alanlarda da çalışmalar yürüten şirket, hem Türk Donanması'nın hem de müttefik donanmaların ihtiyaçlarını karşılıyor. Yaklaşık 300 nitelikli mühendis kadrosuyla Türkiye'nin askeri gemi inşa alanındaki en yetkin firmalarından biri olarak öne çıkan STM, projelerin her aşamasını başarıyla yönetiyor. Bu sayede birçok kritik sistemin millileştirilmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması sağlanıyor.
Yurt Dışında da Güçlü Varlık
Türkiye'nin ilk milli savaş gemisi programı MİLGEM ile denizcilik alanındaki uzmanlığını pekiştiren STM, küresel donanmaların güvenilir bir partneri haline geldi. Bugüne dek yurt içi ve yurt dışında toplamda 11 farklı tersanede 44 projeyi başarıyla tamamlayan şirket, Türk Donanması'nın yanı sıra Portekiz, Ukrayna, Malezya ve Pakistan gibi ülkeler için de suüstü ve denizaltı platformları geliştirdi. Gemi inşa ve modernizasyon projelerinde Türkiye'deki tersanelerle iş birliği yaparken, müşteri ülkelerin tersanelerinde de çalışma esnekliği göstererek yerel katkıyı en üst düzeye taşıyor.
Öncü Korvet ve Fırkateyn Projeleri
STM'nin suüstü platformlarındaki çalışmaları arasında ADA Sınıfı Korvetler, Malezya ve Ukrayna için özel olarak tasarlanan korvetler ile Test ve Eğitim Gemisi TCG UFUK yer alıyor. Ayrıca, 8 adet MİLGEM İstif Sınıfı Fırkateyn projesi de başarıyla yürütülüyor. Türkiye'nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL'un 2024'te Türk Donanması'na teslim edilmesiyle bu alandaki yetkinlik bir kez daha kanıtlandı. STM, Türkiye'nin ilk milli hücumbotunun tasarımını tamamlayarak inşa sürecini başlatmasıyla da dikkat çekiyor.
Denizaltı Modernizasyonu ve İhracatta Liderlik
Denizaltı tasarım, inşa ve modernizasyon alanlarında da öncü rol üstlenen STM, Gölcük Askeri Tersanesi'nde üretilen 6 adet Reis Sınıfı Denizaltı'nın mühendislik ve yerlileştirme süreçlerine destek veriyor. Şirket ayrıca, Türkiye'nin ilk milli denizaltısı STM500'ü geliştirerek geleceğin deniz harekatı konseptlerine yönelik çözümler üretiyor. Türk Donanması'ndaki çeşitli sınıf denizaltıların modernizasyonunda görev alarak ömürlerini uzatan STM, Pakistan Agosta90B sınıfı denizaltılar ile Türkiye'nin ilk denizaltı modernizasyonu ihracatını da gerçekleştirdi. Bu projelerle Avrupa Birliği ve NATO üyesi bir ülkeye yapılan ilk askeri gemi ihracatı da Portekiz'e yönelik Lojistik Destek Gemileri ile gerçekleştirildi.
Geleceğe Yönelik Vizyon
STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, şirketin denizcilik alanındaki başarılarının MİLGEM projesiyle başladığını ve Türkiye'de milli deniz platformları ekosisteminin gelişimine büyük katkı sağladığını belirtti. Türk Donanması'nın ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra, dost ve müttefik ülkelere yönelik ihracat projeleriyle küresel ölçekte güçlü bir konuma ulaştıklarını vurguladı. Güleryüz, gelecekte insansız deniz araçları alanındaki ürün ailelerini genişletmeyi ve sürü/tekil halde görev yapabilen otonom deniz araçları geliştirmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi. Bu çalışmalarla Türkiye'nin denizcilik alanındaki caydırıcılığını ve uluslararası itibarını artırmayı amaçladıklarını ifade etti. Şu anda 8 farklı tersanede 28 farklı gemi inşasının merkezinde yer aldıklarını belirten Güleryüz, toplamda ise 11 farklı tersanede 44 askeri gemi platformunu başarıyla yönettiklerini kaydetti. Bu başarıların sistem mühendisliği yetkinliği, proje yönetimi kabiliyeti ve güçlü ekosistemin bir göstergesi olduğunu söyledi.