Suça Sürüklenen Çocuklar İçin Yeni Bir Adım: Yargı Yerine Islah Modeli

12.02.2026 By Ahmet Yılmaz Gundem

Suça Sürüklenen Çocuklar İçin Yeni Bir Adım: Yargı Yerine Islah Modeli

Adalet Bakanlığı, suça karışan çocukların yargı süreçlerine dahil olmadan topluma yeniden kazandırılmasını amaçlayan "diversiyon" modelini hayata geçirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Bu yeni yaklaşım, çocukların adli sicillerine kayıt düşülmeden, ihtiyaçlarına yönelik özel programlarla rehabilite edilmesini hedefliyor. Modelin detayları, TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu'nda Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Daire Başkanı Meral Gökkaya tarafından anlatıldı.

Diversiyon Modeli Nedir ve Nasıl İşleyecek?

Diversiyon, kanunlarla ihtilaf yaşayan çocukların resmi adalet sistemi dışına çıkarılarak alternatif yöntemlerle takip edilmesi anlamına geliyor. Bu süreçte, çocukların resmi bir yargılamaya tabi tutulması yerine, belirli eğitim programlarına katılması, yazılı veya sözlü uyarılması gibi çeşitli yöntemler kullanılıyor. Temel amaç, çocuğun suça yönelmesine neden olan davranışlardan uzaklaştırılmasıdır.

Eğer çocuk belirlenen kurallara uyarsa, haklarındaki ceza soruşturması veya dava süreci sona erdiriliyor. Ancak, bu kurallara uyulmaması durumunda yeniden bir ceza dosyası açılabiliyor. Bu modelin en önemli yönlerinden biri, çocuğun adli sicil kaydı oluşmadan bu süreci tamamlamasıdır. Bu durum, gelecekteki yaşamlarını olumlu yönde etkileme potansiyeli taşıyor.

Amaç Islah Etmek, Cezalandırmak Değil

Meral Gökkaya, diversiyon modelinin temel amacının "affetme" veya "cezadan kaçırma" olmadığını vurguladı. Modelin asıl hedefi, çocuğun tekrar suç işlemesini önlemek, toplumsal uzlaşıyı güçlendirmek ve hem toplumun hem de mağdur ve yakınlarının yaşadığı zararları gidermektir. Bu yaklaşım, çocukların yeniden topluma kazandırılmasını ve olası zararlı davranışların önlenmesini amaçlar.

Gökkaya, bu modelin çocukların yetişkin olduklarında birer "suç makinesi" haline gelmelerini engellemeye yönelik olduğunu belirtti. Çocuklara özgü tedbirler bulunarak, bu tedbirlerin sıkı bir şekilde takip edilmesiyle, gelecekteki olumsuz yaşam döngülerinin kırılması hedefleniyor.

Cezaevi Sistemi Caydırıcı Olmaktan Uzak mı?

Gökkaya'nın açıklamaları, mevcut cezaevi sisteminin suça sürüklenen çocuklar üzerindeki caydırıcı etkisinin sorgulanmasına neden oldu. Çocuklar, yargılama süreçlerine dahil olduklarında, televizyon ve dizilerde gördükleri modellere özenme eğiliminde olabiliyorlar. Bu durum, adli süreçlerin kendilerine yabancı olmadığını hissetmelerine yol açabiliyor.

Cezaevine girip çıkan çocuklarda, "artık yargılandım ve ceza aldım" düşüncesiyle korkularının azaldığına dikkat çekildi. Bu durum, çocukların kendilerini bir "suçlu" rolüne sokmalarına ve bu rolün gereklerini yerine getirmelerine yol açabiliyor. Dolayısıyla, mahkemeye çıkarmak ve ceza infaz kurumlarına koymak yerine farklı bir yaklaşımın daha etkili olabileceği belirtiliyor.

Uluslararası Uygulamalar ve Psikolojik Etkenler

Diversiyon modeli, Almanya, İtalya ve Hollanda gibi birçok ülkede başarıyla uygulanıyor. Hollanda'da "HALT" adı verilen bir "durdurma sistemi" mevcut. Almanya'da ise ceza ehliyeti yaşı 14 olarak belirlenmiş olup, 14-21 yaş arasındaki ve 1 yıldan az hapis cezası gerektiren suçlarda diversiyon uygulanıyor. Bu uluslararası örnekler, modelin uygulanabilirliğini ve potansiyel faydalarını gösteriyor.

Psikologlar da, ailevi ve çevresel faktörlerin çocukları suça sürükleyebileceğini belirtiyor. "Değerli hissetme", "görülme" ve "gelecek umudu" gibi temel ihtiyaçları karşılanmayan çocuklar, manipülasyona daha açık hale gelebiliyor. İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Deniz, bu çocukların kimliklerini geliştirme ve değerli olma duygusunu illegal yollardan aramaya çalıştıklarını ifade etti. Bu durum, çocukların kendi adaletlerini sağlama eğiliminde olmalarına neden olabiliyor.

Bu yeni yaklaşımın, suça sürüklenen çocukların geleceğini olumlu yönde şekillendirmesi ve toplumsal uyumu artırması bekleniyor. Bu tür reformlar, çocukların potansiyellerini gerçekleştirmelerine ve topluma faydalı bireyler olarak yetişmelerine olanak tanıyabilir. Benzer şekilde, sanat dünyasındaki büyük anlaşmalar veya doğal afetlere karşı alınan önlemler gibi konularda da proaktif yaklaşımlar, riskleri minimize etmek ve geleceğe daha güvenli bakmak adına önem taşıyor.

Editör Notu: Bu haber, suça sürüklenen çocukların mevcut adli sistemdeki olumsuz etkilerini azaltmaya yönelik yenilikçi bir yaklaşımı detaylandırarak okuyucuya sunuyor. Yargılama yerine ıslah odaklı diversiyon modelinin uluslararası örneklerle desteklenmesi, konunun önemini ve potansiyel faydalarını vurguluyor.